In the crunch türkçesi In the crunch nedir

  • Paçası sıkışınca.

In the crunch ingilizcede ne demek, In the crunch nerede nasıl kullanılır?

In : Halinde. Mevsimi gelmiş. İçinde. Olarak. Çok moda olan. İçeri. İç. İçeriye. İktidardaki. Gelmiş olan.

The : Belgili tanımlık. Belli bir objeyi veya kişiyi veya yeri nitelemek için kullanılır. Belirli durumlarda isimden önce kullanılır. Belirli veya spesifik bir kimse veya şeyi ifade etmek veya tanımlamak için kullanılan betimleyici (gramer).

Crunch : Dönüm çekidi. Çatırdatmak. Çatırdamak. Karar anı. Çatırtı. Çatır çutur yemek. Çuturtu. Zor an.

In the abstract : Genel olarak. Kuramsal olarak. Nazari olarak. Teoride. Kavram olarak.

In the act : Suçüstü. Eylem halinde. Eylemde. İşbaşında. Cinsel ilişki sırasında. Çalışır halde.

In the ascendant : Yıldızı parlayan. Egemen olan. Etkinliği artan. Egemenliği artan. Hüküm süren. Etkin olan. Gücü artan.

In the act of : Halinde. Halde.

In the arms of morpheus : Uykuda.

In the affirmative : Onaylayarak. Olumlu olarak.

In the air : Ortalıkta dolaşan. Boşlukta kalmış. Karara bağlanmamış. Kararlaştırılmamış. Kritik noktada. Havada. Askıda. Herkesin aklında. Olası. Havada kalmış.