In the process of time türkçesi In the process of time nedir

In the process of time ingilizcede ne demek, In the process of time nerede nasıl kullanılır?

In : İçinde. Mevsimi gelmiş. İçeriye. Dahili. Da. Çok moda olan. İktidardaki. Olarak. De. İçeri.

The : Belirli veya spesifik bir kimse veya şeyi ifade etmek veya tanımlamak için kullanılan betimleyici (gramer). Belgili tanımlık. Belirli durumlarda isimden önce kullanılır. Belli bir objeyi veya kişiyi veya yeri nitelemek için kullanılır.

Process : İşlemek. Özdeklerin işlenmesi ya da üretilmesinde uygulanan yöntem. zaman içinde art arda gelen ve birbirine ilişkin olaylar dizisi. Süreç. Yönlendirmek. Aşama. Süregelen bir oluşum ya da yürümekte olan işlem. Proses. Usul. İşlemden geçirmek. Dava açmak.

Of : Li. Karşı. In. Hakkında. Den. -nın. -li. Yüzünden. -dan. İle ilgili.

Time : Kurmak. Süre. Zamanlama yapmak. Bilgisayar, hukuk, uzay, jeoloji alanlarında kullanılır. Kez. Yerbilim zamanı. Saat tutmak. Bir çağkuşağındaki katmanlı kayaçların oluş süresi. Ayarlamak. Akıp giden olayların tekrar eden gök olaylarına göre sıralanmasından doğan bir kavram. güneş ve yıldızların öğlene göre açısal uzaklığına (saat açısına) karşılık bir ölçü.

In the afternoon : İkindiyin. Öğleden sonra.

 

In the affirmative : Olumlu olarak. Onaylayarak.

Adverb of time : Zaman belirteci. Zaman zarfı.

In the abstract : Genel olarak. Kavram olarak. Teoride. Nazari olarak. Kuramsal olarak.

Ahead of time : Vaktinden önce. Şimdiden. Önceden. Zamanı gelmeden. Erken.

İngilizce In the process of time Türkçe anlamı, In the process of time eş anlamlısı

Sözcükler, direkt olarak In the process of time ile ilgili eş anlamlı kelimeler olmayabilir. Kelime anlamı benzer olan sözcükler olabilirler.

In the long run : Sonunda. En sonunda. Nihayet. Uzun vadede. Eninde sonunda.

Over time : Fazla çalışma. Fazla mesai.

Eventually : Sonunda. Neticede. Nihayet. Er geç. En sonunda. Sonuçta. Sonuç olarak. Eninde sonunda. Er ya da geç.

In course of time : Zamanın akışı içinde.

In due course : Vakti gelince. Vaktinde veya zamanında. Bilmünasebe. Zamanında. Sırası geldiğinde. Zamanı gelince. Vaktinde. Sırası gelince.

In the course of time : Vaktin geçmesiyle. Geçen zaman içinde. Zaman içerisinde. Zamanında. Vaktinde veya zamanında. Yıllar geçtikçe.

By and by : Yakında. Yavaş yavaş. Daha sonra. Birazdan. İlerde. Az sonra. İleride. Çok geçmeden. İlerde yavaş yavaş.

With the passing of time : Zaman ilerledikçe.

In the process of time synonyms : with time, in process of time, as time goes on, in time, with the lapse of time.