Inactiveness türkçesi Inactiveness nedir

Inactiveness ingilizcede ne demek, Inactiveness nerede nasıl kullanılır?

Inactive account : Kullanılmayan hesap. Hareketsiz hesap. Hareket görmeyen hesap.

Inactive capital : Atıl kapital.

Inactive character : Etken olmayan karakter.

Inactive corporation : Çalışmayan şirket. Pasif şirket. İş yapmayan şirket. Aktif olmayan şirket.

Inactive file : Etken olmayan dosya. Etken olmayan kütük.

Inactive page : Etkin olmayan sayfa.

Inactive line : Etkin olmayan hat.

Inactive link : Etkin olmayan bağlantı.

Inactive record : Etkin olmayan kayıt.

Inactive terminal : Etkin olmayan uçbirim.

İngilizce Inactiveness Türkçe anlamı, Inactiveness eş anlamlısı

Sözcükler, direkt olarak Inactiveness ile ilgili eş anlamlı kelimeler olmayabilir. Kelime anlamı benzer olan sözcükler olabilirler.

Desuetude : Kullanmama. Yürürlükten kalkma. Yürürlükten kaldırma.

Stabilities : İstikrar. Muvazene. Kararlılık. Denge. Güvenilirlik. Dengelilik. Tutarlılık. Sarsılmazlık. Karar.

Calcification : Taşlaşma. Kalsifikasyon. Kireçlendirme. Kireçleştirme. Kemiksi yapılar ve dişler dışındaki dokuda kalsiyum veya kalsiyum tuzlarının toplanması, kireçlenme, kireçlendirme. Kireçleşme. Kireçlenme. Taşlaştırma. Organik dokularda kalsiyum tuzlarının birikmesi sonucu biçimlenen sertleşme, kalsifikasyon.

 

Anergia : Anerji. Enerji eksikliği. Anerzi. Bağışıklık sistemi yetersizliği.

Inactions : Etkisizlik. Avarelik. Devinimsizlik. Atalet. Eylemsizlik.

Deadlocking : Tıkanmak. Çözümsüzlük. Sürgü kilit. Çıkmaza girmek. Hareketin tamamen durması. Çözümlenemeyen anlaşmazlık. Sürmeli kilit. Yerinde saymak. Çıkmaza sokmak.

Doldrums : Hüzün. Keyifsiz. Bezginlik. Okyanusun ekvatora yakın durgun kısımları. Eşleksel durgunluk alanı. Kasvet. Keder. Sıkıntı. Eşlek dolaylarında yer alan, hava devinimleri bakımından durgun alanlara verilen ad. Morali bozuk.

Suspension : Tekerlekleri gövdeye bağlayan, yaylanmaya olanak veren düzenek. Katı asıltı. Geçici olarak durdurulma. Boykot. Askı tertibatı. El çektirme. Asıltı. Sarkıtılma. Ödek. Ara verme.

Deep freeze : Derin dondurucu. Buzluk. Dondurup saklamak. Dondurmak. Dipfriz.

Dodoism : Kalınlık. Aptallık. Yoğunluk.

Inactiveness synonyms : holding pattern, restfulness, easygoingness, stop, immobilities, dullness, depression, stagnancy, dead lock, dormancy, immobility, inactivity, dilatoriness, abeyance, passivity, inertias, indolence, flatness, quiescency, immovability, dalliances, inadequateness, sedentariness, deadness, frozenness, trait, fixity, stagnation, fixedness, check, hitch, stableness, deadlocks.

Inactiveness zıt anlamlı kelimeler, Inactiveness kelime anlamı

Action : Davranış. Çalışma. Oyuncunun sahne üzerindeki hareketler dizisi. oyunun temasını hareketlendiren gelişim. bir hareketin aksiyon olabilmesi için itici bir nedenden çıkması gerekir. olay dizisi. oyunun öyküsü. dış aksiyon : göze yönelen hareketler bütünü. iç aksiyon : düşünce ve duyguya yönelen davranışlar ve ilişkiler bütünü. eylem. Etkileme. Çalışma şekli. Savaş. Yönetmenin oyunculara bir çevirimin başında verdiği komut; oyuna başlama komutu. Etki. Dava. Olayların gelişimi.

 

Activity : Hareket. Etkiniik. Hareket halinde olma. Kimyasal gerilimi logaritmik olarak veren nicelik. Bilgisayar, bilişim, eğitim, fizik, kimya, sosyoloji, veterinerlik alanlarında kullanılır. Hareketlilik. Etkinlik. İşlem. İşleklik. Çocukların, kendi amaç ve gereksinmelerine uygun geldiği için isteyerek katıldıkları herhangi bir öğrenme durumu.

Inactiveness antonyms : activeness.