Incest türkçesi Incest nedir

  • Sosyoloji alanında kullanılır.
  • Ensest.
  • Akraba ile cinsel ilişki.
  • Bir toplumun yerleşmiş törelerine göre evlenmeleri yasak olan hısımların aralarında cinsel ilişki kurmaları.
  • Yakınlararası cinsel ilişki.
  • Yakın akraba ile cinsel ilişki kurma.
  • Yakın akraba ile cinsel ilişki.
  • Dar anlamda aile üyeleri, geniş anlamda yakın kandaş ya da hısım akrabalar arasındaki doğru bulunmayan cinsel ilişki ya da evlilik.
  • Yasak hısımla sevişme.
  • Sililiksizlik.
  • Hısımla cinsel ilişki.
  • Geleneksel ya da yasal yollarla evlenmelerine olasılık bulunmayan yakın akraba bir erkekle bir kadının, aralarında oluşturdukları evlilik dışı ilişkiler, bk. sililiksizlik yasağı, soy sililiksizliği, akraba.

Incest ile ilgili cümleler

English: Incest is a taboo found in almost all cultures.
Turkish: Ensest, neredeyse tüm kültürlerde bir tabudur.

Incest ingilizcede ne demek, Incest nerede nasıl kullanılır?

Incest barrier : Ensest engeli.

Incest prohibition : Her toplumun kendi anlayışına göre, dirimbilimsel akraba olarak nitelediği erkekle dişi arasındaki evlilik ve evlilik dışı ilişkileri yasaklaması, bk. sililiksizlik, dirimbilimsel akraba, krş. sakınma. Sililiksizlik yasağı.

Incest taboo : Her toplumun kendi anlayışına göre, dirimbilimsel akraba olarak nitelediği erkekle dişi arasındaki evlilik ve evlilik dışı ilişkileri yasaklaması, bk. sililiksizlik, dirimbilimsel akraba, krş. sakınma. Sililiksizlik yasağı. Ensest tabusu.

 

Dynastic incest : Kimi ilkel toplumlarda, kral ve prenslerin, soylarının bozulmasını önlemek amacıyla, yönettikleri insanların kesinlikle sililiksizlik yasağına uymalarına karşın, kendilerinin yakın akraba ve kızkardeşleriyle eşeysel ilişki kurarak onlarla evlenebilmeleri, bk. sililiksizlik yasağı. Soy sililiksizliği.

Prohibition of incest : Her toplumun kendi anlayışına göre, dirimbilimsel akraba olarak nitelediği erkekle dişi arasındaki evlilik ve evlilik dışı ilişkileri yasaklaması, bk. sililiksizlik, dirimbilimsel akraba, krş. sakınma. Dar anlamda bacı kardeş, geniş anlamda kandaş ya da hısım akraba arasındaki cinsel ilişki ve evlenme yasağı. Sililiksizlik yasağı. Yakınlararası cinsel ilişki yasağı.

Incests : Yakın akraba ile cinsel ilişki kurma. Yakın akraba ile cinsel ilişki. Akraba ile cinsel ilişki. Ensest.

Bank of provinces : İller bankası. İl özel idareleriyle belediye ve köy idarelerinin ve bu idarelerin kuracakları birliklerle adı geçen idarelere bağlı, tüzel kişiliği sahip olan veya olmayan ve katma bütçeli idare ve kurumların imar ve altyapı planlarının hazırlanmasına katkıda bulunmak amacıyla 1933 yılında belediyeler bankası adıyla kurulan ve 1945 yılında bugünkü adını alan banka.

Convinces : Kandırmak. İnandırmak. Razı etmek. İkna etmek. Kafalamak.

Talk incessantly : Çenesi düşmek. Çenesi durmamak.

Incestuousness : Ensest sonucu olma durumu. Ensestlik durumu. Ensestlik.

İngilizce Incest Türkçe anlamı, Incest eş anlamlısı

 

Sözcükler, direkt olarak Incest ile ilgili eş anlamlı kelimeler olmayabilir. Kelime anlamı benzer olan sözcükler olabilirler.

Adjustment in marriage : Eşlerden her birinin öbürü ile birlikte uyumlu bir aile yaşamı oluşturup sürdürme yeterliği. Evlilikte uyum.

Aesthetical ideal : Belli bir kümenin, bir halkın kendine özgü sanatsal tasarımlarında yansıyan ve bireyin fiziksel, tinsel yeteneklerinin belli somut tarihsel koşullar altında gerçekleşebilecek özgür, tam ve her yönde uyumlu gelişmesine ilişkin olan ülkü. Güzelduyusal ülkü.

Affection : Muhabbet. Yakınlık. Alaka. Duygulanım. Etkileme. Eğilim. Anlık süreçlerinin dışında kalan ve insanın toplumsal kümesi içindeki davranışı üzerinde istençli denetimini ortadan kaldıran kısa süreli duygusal tepkiler (kızgınlık, korku vb.) gösterme durumu. Meyil. Sevgi. Şefkat.

Incestuous : Ensest yapan. Ensest sonucu doğan. Enseste ait.

Acclimatation : İklimuyum. Toplumsal kümelerin, dirimbilimsel bakımdan yeni bir ortamın iklim koşullarına uyum sağlaması süreci.

Adaptive behavior : Uyumcu davranış. Bireyin çevreyle uyum ilişkileri geliştirmesine yarayan ya da toplumsal düzgülere uygun düşen davranış. Uyumlayıcı davranış. Uyarlamacı davranış. Bireyin doğal ve toplumsal çevresinin gereklerine uyacak biçimde davranması. Adaptif davranış.

Achievement motive : Başarma güdüsü. Başarı güdüsü. Amaç doğrultusunda engelleri ve güçlükleri aşma azim ve kararlılığı. Herhangi bir amacı gerçekleştirme güdüsü.

Age grade : Üyeleri, çoğunlukla da erkek üyeleri belli ve aşama-sırah yaş kümelerine ayrılan toplumlarda belli bir yaşa ulaşmış olan bireylerin oluşturduğu dirimbilimsel toplumsal katman. Yaş katmanı.

Alienation : Soğutma. Yabancılaşma. Devretme. Devir. Aliyenasyon. Dengesizlik. Uzaklaşma. Ötekileştirme. Yabancı emek.

Incest synonyms : criminal congress, unlawful carnal knowledge, incests, age group, abilities, all round development of individual, acculturation, agnation, agression, age distribution, aesthetic.

Incest ingilizce tanımı, definition of Incest

Incest kelimesinin İngilizce - İngilizce çevirisi (English to English) : The crime of cohabitation or sexual commerce between persons related within the degrees wherein marriage is prohibited by law.