Incidental learning türkçesi Incidental learning nedir

  • Kazara öğrenme.
  • Eğitim alanında kullanılır.
  • Rastlantısal öğrenme.
  • Önceden planlanıp amaç edinilmeyen bir etkinlik ya da yaşantı sonucu oluşan öğrenme.

Incidental learning ingilizcede ne demek, Incidental learning nerede nasıl kullanılır?

Incidental : Tesadüfen meydana gelen. Özgü. Küçük ve önemsiz. Arızi. Küçük. Tesadüfi. İsteğe bağlı. Olası. Önemsiz olay. Bağlı.

Learning : İrfan. Kavramsal düzenlemeler yapma süreci. 2-alıştırma ve uygulamaların oldukça sürekli olan etkilerine verilen ad. belli bilgi, beceri ve anlayışlar edinme. tepki ve davranışlarda her zaman ya da kimi durumlarda yaşantıların oluşturduğu değişme. Öğrenme. Eğitim, sosyoloji alanlarında kullanılır. Öğrenim. Bilgi. Maarif. Sürekli öğrenme. Tahsil. Belli durumlar ve sorunlar karşısında tepki ve davranış oluşturma, bunları değiştirerek yenilerini edinebilme yeteneği. 2-ekinin iletilme ve yayılma süreci.

Incidental expenses : Arada bir olan giderler. Tali masraflar. Arızi giderler. Yönetim amacının gerçekleşmesi bakımından temel olmayan, çeşitli yarışım koşulları altında işlemlerde ve yapıntılılara ilişkin ederlerin buluş ve saptanılmaları nedeniyle ödenen giderler. Geçici giderler. Tesadüfi giderler. Kaçınımlı giderler. Küçük giderler. Arızi masraflar.

 

Incidental frequency modulation : İstenmeyen sıklık kiplenimi. Arızı frekans modülasyonu.

Incidental income : Gözardı edilebilir seviyede kar. Arızi gelir. Tali gelir. Arızi kar.

Incidental music : Bir film veya oyunda kullanılan fon müziği. Oyun müziği. Fon müziği. Arkaplan müziği. Oynanan oyuna anlam açısından yardımcı olan müzik. bu, kimi kez bir imgeyi ya da örgeyi sürekli olarak vurgulamakta, kimi kez de atmosfer yaratmakta kullanılır.

İngilizce Incidental learning Türkçe anlamı, Incidental learning eş anlamlısı

Sözcükler, direkt olarak Incidental learning ile ilgili eş anlamlı kelimeler olmayabilir. Kelime anlamı benzer olan sözcükler olabilirler.

Abstract reasoning : Soyut usavurma. Somut veriler yerine, simge ya da genellemelerden yararlanarak sonuçlara varma işlemi. Soyut akıl yürütme.

Accustoming : Ülfet. Yetiştirim. Bir hayvana şu ya da bu amaçla birtakım alışkanlıklar ve beceriler kazandırma işi. Alıştırmak. Ünsiyet.

Abulia : İstem yitimi. Abulya. İrade gücünün kaybolmasıyla tanımlanan sinir hastalığı. İrade kaybı. İstenç yitimi. İrade yitimi. Abuli. Kayıtsızlık. Karar verme, dikkat, devinme gibi zihin ve beden etkinliğiyle ilişkili işleri yapamamak biçiminde kendini gösteren ve sinir yorgunluğu sonucu ortaya çıkan durum.

Academic intelligence : Soyut kavramları kolayca kavramaya yatkın zeka. Akademik zeka.

Abstract intelligence : Düşünme ve yeni durumlara uyma konularında soyut kavramlar ile simgelerden başarılı biçimde yararlanma yeteneği. Soyut zeka.

Abnormal child : Bedensel, zihinsel ya da toplumsal özellikler bakımından olağandışı ayrılıklar gösteren çocuk. Olağandışı çocuk.

 

Achievement age : Başarı yaşı. Bir başarı testinde gerçek ya da yaklaşık olarak ortalamayı gösteren ham puanı elde etmek için gereken yaş.

Academy : Bilim adamları topluluğu. Yüksekokul. Akademi. Bilim dallarında, güzel ya da uygulamalı sanatlarda orta ve yüksek öğretim yapan kimi okullara verilen ad. üyeleri bilginlerden, yazarlardan, sanatçılardan oluşan bilim ve sanat kuruluşu. Plato'nun kurduğu felsefe okulu. Okul. Medrese. Yüksek okul.

Academic preparation : Akademik hazırlık. Belli bir bilim ya da meslek dalında çalışmak için gerekli öğrenimi tamamlamış olma. yüksek öğretimin herhangi bir dalında öğrenim yapmak için gereken ön hazırlık.

Academic year : Ders yılı. Öğretim yılı. Akademik yıl. İlk, orta ve yüksek okullar ile üniversitelerde öğretimin başladığı ve sona erdiği gün arasında geçen süre. Eğitim öğretim yılı.

Incidental learning synonyms : achromatopsia, academy of economic and commercial sciences, a priori knowledge, achievement tests, ability group, active school.