Incidental teaching türkçesi Incidental teaching nedir

  • Çok az rastlanan ya da bir daha rastlanılacağı düşünülmeyen durum ve olaylar karşısında ders programı ya da planında gerekli değişiklikler yaparak öğrencilerin birtakım değerli yaşantılar elde etmesine olanak sağlayan öğretim etkinliği.
  • Eğitim alanında kullanılır.
  • Fırsat öğretimi.

Incidental teaching ingilizcede ne demek, Incidental teaching nerede nasıl kullanılır?

Incidental : Tesadüfi. Önemsiz olay. Bağlı. Tesadüfen meydana gelen. Arızi. Küçük ve önemsiz. Küçük. Rastlantısal. Özgü. İsteğe bağlı.

Teaching : Öğretme. Öğreti. Talim. Öğretim. Belli bir amaca göre gereken şeyleri öğretme işi. bir eğitim kurumunda bir küme öğrenciye belli dal ya da konularda bilgi verme. öğrenmeyi kolaylaştıracak etkinlikleri düzenleme, gereçleri sağlama ve kılavuzluk etme eylemi. Tedris. Telkin. İlke. Öğretmenlik.

Incidental expenses : Yönetim amacının gerçekleşmesi bakımından temel olmayan, çeşitli yarışım koşulları altında işlemlerde ve yapıntılılara ilişkin ederlerin buluş ve saptanılmaları nedeniyle ödenen giderler. Kaçınımlı giderler. Arada bir olan giderler. Arızi giderler. Küçük giderler. Arızi masraflar. Tali masraflar. Geçici giderler. Tesadüfi giderler.

Incidental frequency modulation : İstenmeyen sıklık kiplenimi. Arızı frekans modülasyonu.

 

Incidental income : Arızi kar. Arızi gelir. Tali gelir. Gözardı edilebilir seviyede kar.

Incidental learning : Kazara öğrenme. Rastlantısal öğrenme. Önceden planlanıp amaç edinilmeyen bir etkinlik ya da yaşantı sonucu oluşan öğrenme.

İngilizce Incidental teaching Türkçe anlamı, Incidental teaching eş anlamlısı

Sözcükler, direkt olarak Incidental teaching ile ilgili eş anlamlı kelimeler olmayabilir. Kelime anlamı benzer olan sözcükler olabilirler.

A priori knowledge : Gözlem ve deney dışında anlıksal çıkarsama yolu ile edinilen bilgi. doğuştan var olan bilgi. deney öncesi bilgi. Önsel bilgi. A priyori bilgi.

Active school : Eğitim ve öğretim etkinliklerinin planlanması, uygulanması ve değerlendirilmesi konularında öğrencilere geniş çapta katılma olanağı sağlayan okul. program, yöntem ve insan ilişkileri bakımından işe ve etkinliğe önem veren okul. Etkin okul.

Abulia : Abulya. İstem yitimi. Abuli. Kayıtsızlık. İstenç yitimi. İrade gücünün kaybolmasıyla tanımlanan sinir hastalığı. İrade kaybı. İrade yitimi. Karar verme, dikkat, devinme gibi zihin ve beden etkinliğiyle ilişkili işleri yapamamak biçiminde kendini gösteren ve sinir yorgunluğu sonucu ortaya çıkan durum.

Accustoming : Bir hayvana şu ya da bu amaçla birtakım alışkanlıklar ve beceriler kazandırma işi. Ünsiyet. Ülfet. Yetiştirim. Alıştırmak.

Academic year : Eğitim öğretim yılı. Akademik yıl. İlk, orta ve yüksek okullar ile üniversitelerde öğretimin başladığı ve sona erdiği gün arasında geçen süre. Ders yılı. Öğretim yılı.

Academy of economic and commercial sciences : İktisadi ve ticari ilimler akademisi. Ekonomi, tecim ve maliye alanlarında çalışmak isteyenleri yetiştiren, bu alanlarla ilgili sorunlar üzerinde incelemeler ve araştırmalar yapan yüksek öğretim kurumu.

 

Abstract reasoning : Soyut akıl yürütme. Soyut usavurma. Somut veriler yerine, simge ya da genellemelerden yararlanarak sonuçlara varma işlemi.

Achievement tests : Başarı testleri. Bir öğrencinin ya da bir öğrenci topluluğunun belli bir konuda, genellikle belirli bir öğretim sonunda elde ettiği bilgi, beceri ve anlayışı ölçen testler. Başarı testi.

Achromatopsia : Nesnelerin renksiz algılanması ya da kimi renklerin algılanmamasından ileri gelen bir görme bozukluğu. Renk körlüğü. Akromatopsi.

Academy : Bilim adamları topluluğu. Yüksek okul. Yüksekokul. Bilim dallarında, güzel ya da uygulamalı sanatlarda orta ve yüksek öğretim yapan kimi okullara verilen ad. üyeleri bilginlerden, yazarlardan, sanatçılardan oluşan bilim ve sanat kuruluşu. Okul. Akademi. Medrese. Plato'nun kurduğu felsefe okulu.

Incidental teaching synonyms : abstract intelligence, ability group, academic preparation, achievement age, abnormal child, academic intelligence.