Indicator türkçesi Indicator nedir

  • Belirli bir kimyasal özdeğin var olup olmadığını, örneğin belli bir renk vererek gösteren özel ayıraç.
  • Gösterici.
  • Bir çevre biriminde ya da işletmen masasında herhangi bir ışıklı uyarıcı ya da başka bir gösterici öğe.
  • İndeks sayı.
  • Bilgisayar, bilişim, ekonomi, fizik, kimya, madencilik, sinema, televizyon, veterinerlik alanlarında kullanılır.
  • Bir durum, süreç ya da karmaşık oluşumu dolaylı yoldan ve simgeleyerek dile getiren ölçüt.
  • Müşir.
  • Bildirici.
  • İndikatör.
  • Belirgeç.
  • Kimi ölçü araçlarında, ölçülen özelliğin niceliğini gösteren aygıt.
  • Bazı durumlara karşı duyarlılık göstererek veya cevap oluşturarak o durumlar hakkında ipucu veren, belirleyici, indikatör.
  • Ortamın hidrojen iyon konsantrasyonuna göre renk değiştiren zayıf organik asit veya bazlar, indikatör. yemlerde doğal olarak bulunan, sindirim kanalından çok az emilen, gerçekte gübrede değişmemiş olarak tamamen bulunabilen, lignin, kromojen, silisyumdioksit, slika gibi dış indikatörler veya krom oksit, demir oksit ve baryum sülfat gibi iç indikatörlerle teorik sindirilebilirlik ve kuru madde tüketimini hesaplamada kullanılan maddeler. bulunduğu yerin niteliği hakkında bilgi veren işaretleyici, markır. üç şekilde kullanılabilir. kromozomda yeri ve işlevi bilinen bir genin, başka bir genin haritalanmasında. antijenik belirteç olarak hücre tiplendirmesinde. dna, rna veya protein belirteçler, bilinen uzunlukta veya nitelikte parçacıklar olup çözümlemelerde kullanılabilir.
  • Gösterge.
  • İbre.
  • Sinyal.
  • İşaret.
  • Belirteç.
  • Bir niceliği ölçen bir aygıtın, bu niceliğin belli bir birime göre değerini gösteren parçası.
  • Göstergeç.
  • Bir tepkimenin sonlanışını keskin renk değişimiyle gösteren özdek.
 

Indicator ile ilgili cümleler

English: Phenolphthalein is an indicator used in acid-base titrations.
Turkish: Fenolftalein asit baz titrasyonlarında kullanılan bir göstergedir.

English: Self-harm is often regarded as an indicator of insanity.
Turkish: Kendine zarar verme genellikle cinnetin bir göstergesi olarak kabul edilir.

Indicator ingilizcede ne demek, Indicator nerede nasıl kullanılır?

Indicator chart : Gösterge çizelgesi.

Indicator electrode : Belirteç elektrot.

Indicator element : İzleyici element. İndikatör element.

Indicator function : Gösterge fonksiyonu.

Indicator method : Dışkı toplamanın mümkün olmadığı veya yem tüketimin tam olarak ölçülemediği durumlarda, indikatör maddelerden yararlanılarak yem maddelerinin sindirim derecesinin belirlendiği bir yöntem. İndikatör yöntemi.

Indicator tube : Gösterici tüp. İndikatör tüpü.

Indicator price : Gösterge fiyat. Tarımsal ürünlerde, müdahalelere temel olacak temsili fiyat. avrupa birliği ortak tarım politikası çerçevesinde üçüncü ülkelere karşı uygulanan fark giderici verginin belirlenmesi için temel alınan fiyat. bir hisse senedinin işlem görebileceği tavan ve taban fiyat limitlerinin belirlenmesinde esas teşkil etmeyen, fiyat tescili yapılıncaya kadar üyelerce gösterge değer olarak kullanılması amaçlanan fiyat.

 

Composite indicator price : Gösterge fiyata konu olan seçilmiş mal gruplarının dünya ticareti içindeki paylarına göre ağırlıklandırılmış ortalama günlük fiyatlarının aritmetik ortalaması. Bileşik gösterge fiyat.

Indicator organism : Belirteç organizma. Bazı durumlara karşı duyarlılık göstererek veya cevap oluşturarak o durumlar hakkında ipucu veren organizmalar, indikatör organizma, biyoindikatör. Bitki ya da hayvansal organizmaların, çevrelerindeki yararlı ya da zararlı madde karışımlarından birine karşı en duyarlı olanı. biyoindikatör. İndikatör organizma.

Enable indicator on taskbar : Görev çubuğunda göster.

İngilizce Indicator Türkçe anlamı, Indicator eş anlamlısı

Sözcükler, direkt olarak Indicator ile ilgili eş anlamlı kelimeler olmayabilir. Kelime anlamı benzer olan sözcükler olabilirler.

Clew : İpucu. Yumak yapmak. Anahtar. Kuka. İplik yumağı. İz. Hamak ipi (gemi). Topak. Sarmak.

Indicant : Ortaya döken. Belirten. Gösteren (şey). Gösteren. İşaret eden.

Indices : Yasak kitaplar listesi. İndeksler. Endeksler. Fihrist. İndeks.

Badges : Rozet. Nişan.

Flashlights : Elektrik feneri. İşaret feneri. Flaş. El feneri. Cep feneri. Cep ışıklığı.

Marker : İmleyici. Markır. Keçeli kalem. İşaretleyen şey. İşaretleyici. Fosforlu kalem. İmleç.

Index number : Endeks sayısı. Gösterge sayısı. İndeks işareti. Endeks numarası. İndeks sayısı.

Entertainer : Eğlendiren kimse. Ağırlayan kimse.

Indicators : Endikatörler. Göstergeler. Gösterge lambaları.

Cursors : Kürsör. Sürme. Körsır. İmleç. Işıklı gösterge. Kursör. Sürgü.

Indicator synonyms : bmi, body mass index, indicator lamp, stock index, stock market index, short account, blips, displayer, cinematograph, fuel gauge, indicatives, price index, arrow, bleeped, exhibiters, characters, beacon, bleeps, reagent, auspicate, clews, clue, pilot light, display unit, badge, price level, pointer, bleeping, adverb, leading indicator, index, dialling tone, indicants.

Indicator ingilizce tanımı, definition of Indicator

Indicator kelimesinin İngilizce - İngilizce çevirisi (English to English) : As, a fare indicator in a street car. One who, or that which, shows or points out.