İbre nedir, İbre ne demek

İbre; kökeni arapça dilinden gelmektedir.

"İbre" ile ilgili cümle

  • "Birtakım ışıklar yanıp sönüyor, kadranların ibreleri titreyerek yükselip alçalıyor." - Ç. Altan

İbre anlamı, kısaca tanımı:

İbre birinden yana dönmek : Herhangi bir konuda birisi avantajlı duruma geçmek.

İbret : Çirkin, kötü, acayip. Kötü bir olaydan alınması gereken ders, uyarıcı sonuç.

İbret almak : Ders almak.

İbret olmak : Ders olmak.

İbretamiz : İbret verici, ibret dolu.

İbretialem : Başkalarına örnek olan şey.

İbretlik : Ders alınacak nitelikte olan.

Karıncadan ibret al yazdan kışı karşılar : "kişi çalışıp kazanabildiği zamanı boş geçirmemeli, çalışamayacağı günler için geçimini sağlayacak varlık edinmelidir" anlamında kullanılan bir söz.

Ölçü : Bir ezginin eşit bölümlere ayrılışı. Aşırı olmama, ılımlı, uygun olma durumu. Ölçüt. Bu değerlendirmede kullanılan birim, ölçme birimi. Bir niceliği, o nicelik için kabul edilmiş birimlerden birine göre oranlayarak değerlendirme, mizan. Bir şiirdeki dizelerin hece ve durak bakımından denk oluşu, vezin. Belirlenmiş boyut. Ölçme sonucu bulunan rakam. Değer, itibar.

 

Alet : Bir el işini veya mekanik bir işi gerçekleştirmek için özel olarak yapılmış nesne. Bir makineyi oluşturan ve işlemesine yardım eden parçalardan her biri. Bir sanatı yapmaya, uygulamaya yarayan özel araç. Maşa.

Gösterge : Bir aracın işlemesiyle ilgili bazı ölçümlerin sonucunu kendiliğinden gösteren araç, müşir, indikatör. Bir şeyi belirtmeye yarayan şey, belirti, im, işaret. Bir gelişimi gösteren nicelikler veya değerler arasındaki ilişki, endeks, indeks. Bir durumla ilgili çeşitli aşamaları gösteren liste, icmal. Anlamla biçimin, gösterenle gösterilenin kaynaşmasından oluşan dil birimi, belirtke.

İşaret : Anlam yükletilen şey, anlamlı iz, im. El, yüz hareketleriyle gösterme. Belirti, gösterge, alamet.

Gösterme : Teşhir, sergileme. Göstermek işi.

Hareketli : Hareketi olan, yer değiştirebilen, devingen, müteharrik, mobilize. Canlı, kıpırdak.

İğne : Kas veya damar yoluyla vücuda sıvı bir ilacı basınçla vermek amacıyla enjektör ucuna takılan, boru biçiminde, ucu keskin metal araç. Toplu iğnenin süs olarak kullanılan, iri başlı, renkli bir türü. Bazı araçların ucu sivri parçaları. Oltanın ucundaki küçük çengel. Dokunaklı söz. Bazı böceklerin kendilerini savunmak için kullandıkları organ. İki şeyi birbirine tutturmaya yarar ince, uzun, ucu sivri, metal araç. Dikiş dikmeye yarayan, ince, ucu sivri, bir ucunda iplik geçecek deliği bulunan çelik araç. Bitkilerde yumurtacıkla tepecik arasındaki sapçık. Genellikle kadınların süs olarak elbiselerinin göğüs, yaka vb. yerlerine taktıkları süs eşyası.

İbre ile ilgili Cümleler

 
  • Kimisi için bu dediklerim masaldan ibaret; kimisi için ise ibret.
  • Yaşam bir pusula ve ibresiyse hep ölümü gösteriyor.
  • İbret alınsaydı, tatih hiç tekerrür edermiydi?
  • İbret olsun diye Tom'u cezalandırdılar.
  • Pusula ibreleri kuzeyi gösterir.

Diğer dillerde İbre anlamı nedir?

İngilizce'de İbre ne demek? : n. needle, pointer, cursor, finger, hand, index

Fransızca'da İbre : aiguille [la]

Almanca'da İbre : n. Griffel, Nadel, Zeiger

Rusça'da İbre : n. стрелка (F), игла (F), жало (N), клевета (F)