Cursor türkçesi Cursor nedir

  • İbre.
  • Körsır.
  • Işıklı gösterge.
  • Gösterici ekranında, klavyeden girilecek ilk damganın yerleşeceği konumu göstermek üzere kullanılan gösterge.
  • Bilgisayar, bilişim alanlarında kullanılır.
  • Sürme.
  • Sürgü.
  • Gösterge.
  • Kursör.
  • İmleç.
  • Kürsör.

Cursor ingilizcede ne demek, Cursor nerede nasıl kullanılır?

Cursor blink rate : İmleç yanıp sönme hızı.

Cursor control key : İmleç denetim tuşu.

Cursor control keys : İmleç kontrol tuşları. İmleç denetim tuşları.

Cursor dependent scrolling : İmlece bağımlı kaydırma.

Cursor down key : İmleç aşağı tuşu.

Cursor movement key : İmleç yönlendirme tuşu. İmleç hareket tuşu. İmleç yön tuşu. İmleç hareket tuşları. İmleci ekran boyunca hareket ettiren tuşlar.

Cursor keypad mode : İmleç tuş takımı kipi.

Cursor independent scrolling : İmleçten bağımsız kaydırma.

Cursor up key : İmleç yukarı tuşu.

Alphanumeric cursor : Alfasayısal imleç.

İngilizce Cursor Türkçe anlamı, Cursor eş anlamlısı

Sözcükler, direkt olarak Cursor ile ilgili eş anlamlı kelimeler olmayabilir. Kelime anlamı benzer olan sözcükler olabilirler.

Needle : Sinirlendirmek. Ağ iğnesi. Doruk sivrisi. Laboratuvarda mikrobiyolojik ekim, preparat hazırlama ve izolasyon işlemlerinde kullanılan, uç tarafı iğne biçiminde platin telden oluşan metal çubuk. İğne. Dokundurmak. Sataşmak. Dikmek. Gözelemeye yarayan, üzerine iplik sarılan boynuz, kemik, ağaç, metal ve plastikten yapılan uzunluğunca olan büyüklüğü sarılacak ipliğin kalınlığına ve gözelenecek ağ miktarına bağlı olarak değişen bir araç, ağ iğnesi.

 

Bedpan : Yatak lazımlığı. Sürgü (yatakta kullanılan). Lazımlık. Oturak.

Indicant : Ortaya döken. İşaret eden. Belirten. Gösteren. Gösteren (şey). Gösterici.

Damper : Kapak. Ayar klapesi. Aracın salınımını sönümleyen aygıt. Hava kapağı. Mürdümeriği. Sönümleç. Perde. Önleyici. Gizleyici.

Deportations : Sürgün. Yabancı uyruklu birinin bir ülke veya devletten kanun gücüyle çıkarılması. Tehcir. Sınırdışı etme. Sınırdışı. Sınır dışı etme. Müebbet sürgün. Sürgüne gönderme.

Continuation : Zeyil. Devam. Süreklilik. Bilgisayar, ekonomi alanlarında kullanılır. İdame. Devam etme. Uzatma. Arka. Sürdürme.

Harrow : Tırmıklamak. Sürgü geçirmek. Hırpalamak. Yüreğini parçalamak. Tırmık çekmek. Üzmek. Acı vermek. Tapan. Taraklamak.

Deportation : Sınır dışına çıkarma. Tehcir. Sürgüne gönderme. Müebbet sürgün. Sınırdışı etme. Sınır dışı etme. Yabancı uyruklu birinin bir ülke veya devletten kanun gücüyle çıkarılması. Sınır dışı. Sınırdışı. Sürgün.

Indexes : Yasak kitaplar listesi. Fihrist. İndeks. İşaret. Dizinler.

Cursor synonyms : cursors, indicatory, crossbars, germinates, cleat, deadbolt, pointer, bolt, indication, marker, arrowing, dabbing, denotement, pine needle, germinate, chamber pot, indicative, eye liner, index, pusher, painter, control ball, bunts, driving, push bolt, continuations, indicators, bunted, application, latch, pointers, cutoff, bunt.

Cursor ingilizce tanımı, definition of Cursor

Cursor kelimesinin İngilizce - İngilizce çevirisi (English to English) : Any part of a mathematical instrument that moves or slides backward and forward upon another part.