İbret nedir, İbret ne demek

İbret; kökeni arapça dilinden gelmektedir.

"İbret" ile ilgili cümleler

  • "Gören göze ibret vardır her şeyde." - Âşık Veysel

İbret hakkında bilgiler

İbret, yönetmenliğini Şerif Gören'in üstlendiği başrolünde ise Yılmaz Güney'in oynadığı 1971 yapımı Türk filmidir.

İbret ile ilgili Cümleler

  • Kimisi için bu dediklerim masaldan ibaret; kimisi için ise ibret.
  • İbret olsun diye Tom'u cezalandırdılar.
  • İbret alınsaydı, tatih hiç tekerrür edermiydi?

İbret anlamı, kısaca tanımı:

İbret almak : Ders almak.

İbret olmak : Ders olmak.

İbretialem : Başkalarına örnek olan şey.

İbretamiz : İbret verici, ibret dolu.

İbretlik : Ders alınacak nitelikte olan.

Karıncadan ibret al yazdan kışı karşılar : "kişi çalışıp kazanabildiği zamanı boş geçirmemeli, çalışamayacağı günler için geçimini sağlayacak varlık edinmelidir" anlamında kullanılan bir söz.

Olay : Ortaya çıkan, oluşan durum, ilgi çeken veya çekebilecek nitelikte olan her türlü iş, hadise, vaka. Önemli tarihsel olgu, fenomen.

Alınma : Alınmak işi.

Gerek : Gerçekleşmesi zorunlu olarak beklenen, lazım. İcap.

Ders : Öğrencinin öğrenmek zorunda olduğu bilgi. Bu bilgi aktarımı için ayrılan süre. Bir olayın bellekte bıraktığı öğretici iz, öğüt, ibret. Öğretmenin öğrenciye belirli bir sürede verdiği bilgi.

 

Uyarıcı : Uyarma özelliği olan, uyaran, münebbih.

Sonuç : Bir gelişim veya girişimden elde edilen şey. Sürmekte olan veya biten bir yarışmanın veya spor karşılaşmasının sayı bakımından durumu, skor. Yazının veya sözün bitim bölümü. Bir olayın doğurduğu başka bir olay veya durum, netice. Öz, özet.

Çirkin : Göze veya kulağa hoş gelmeyen, güzel karşıtı. Karanlık, dalavereli, şüpheli. Hoş olmayan, yakışık almayan (davranış veya söz).

Yönetmen : Tiyatro ve sinema oyunlarında oyuncuların rollerini dağıtıp oyunu düzenleyen, metin, yorum, dekor, müzik vb. ögeler arasında birlik sağlamaya çalışan kimse, rejisör. Bir kuruluşu yönetme yetkisi olan kimse, müdür, direktör. Bir televizyon programını hazırlayan görevliler arasında eş güdümü sağlayan, onları belli konularda görevlendiren, yayın malzemelerini değerlendiren ve yayının görsel sorumluluğunu üstlenen kişi.

Kötü : Aşırı, çok. Kaba ve kırıcı. İstenilen, beğenilen nitelikte olmayan, hoşa gitmeyen, fena, iyi karşıtı. Korku, endişe veren. Zararlı, tehlikeli. Kişi veya toplum üzerinde olumsuz etkileri olan.

Acayip : Sağduyuya, göreneğe, olağana aykırı, garip, tuhaf, yadırganan, yabansı. Şaşma anlatan bir söz.

Diğer dillerde İbret anlamı nedir?

İngilizce'de İbret ne demek? : n. object lesson, lesson, example, warning, one in the eye

Fransızca'da İbret : exemple [le], leçon [la]

Almanca'da İbret : n. Beispiel, Exempel

Rusça'da İbret : n. назидание (N)