Indice türkçesi Indice nedir

  • Dizin.
  • İndeks.
  • İktisat alanında kullanılır.
  • Belirtici.
  • Belirten.
  • Belli bir olaya ilişkin sayısal değerlerin zaman ve uzam açısından gösterdiği göreli değişmelerin ölçüsü. bir olgunun nicelik, boyut ve değer bakımından belli bir zamanda eriştiği düzeyin, o değişkenin temel alınan dönemdeki değerine göre ifade edilmesi.

Indice ingilizcede ne demek, Indice nerede nasıl kullanılır?

Refraction indice : Kırılma indisi. Refraktometre prizmasına sürülmüş yağdan geçirilen ışığın giriş ve çıkış açılarının sinüs değeri.

Indices : Yasak kitaplar listesi. Endeksler. Gösterge. İndeksler. Fihrist. İşaret. İbre. İndeks.

Government debt securities indices : Devlet iç borçlanma senetleri dizini. Devlet iç borçlanma senetleri endeksleri. Devlet iç borçlanma senetlerinin fiyat ve getirilerindeki değişimleri gösteren dizin.

Poverty indices : Yoksulluk dizinleri. Yoksulluğun ölçülmesinde kullanılan kafa sayısı dizini, yoksulluk açığı dizini, sen dizini, foster-greer-thorbecke dizini.

Qualification indices : Niteleme endeksleri.

Indicant : Belirten. İşaret eden. Gösterge. Gösterici. Gösteren. Gösteren (şey). Ortaya döken.

Indicate expandable branches : Alt düzeyi olanları göster.

Indicants : Belirteç. Gösterge. Gösteren. Gösteren (şey). Gösterici şey. İşaret. Gösteren şey. Belirti.

 

Indicated horsepower : Gösterge gücü. Endike güç. Nominal beygirgücü.

Indicate : Gerektirmek. İndike etmek. Sinyal vermek. İşaret etmek. Bildirmek. Delalet etmek. Belirtisi olmak. Göstermek. Çıtlatmak.

İngilizce Indice Türkçe anlamı, Indice eş anlamlısı

Sözcükler, direkt olarak Indice ile ilgili eş anlamlı kelimeler olmayabilir. Kelime anlamı benzer olan sözcükler olabilirler.

Diacritical : Ayırıcı işaret olarak işlev gören. Ayırıcı. Vurgulayıcı. Diyakritikal. Ayırt edici. Ayırıcı (vurgu vb).

Descriptive : İzahlı. Betimleyici. Tanımlayıcı. Tasviri. Betimlemeli. Resmedici. Betimsel.

Enunciative : İfade edici.

Directories : Rehber kitap. Adres defteri. Yönetim kurulu. Rehber. Fransız ihtilali hükümeti beşler heyeti. Rehberler. Telefon rehberi. Müdüriyet. Dinsel kurallar kitabı.

Denotative : Temsil eden. Düzanlamsal. İşaret eden. Gösteren. İfade eden.

A change in supply : Üreticilerin mal sunumunu etkileyen fiyat dışındaki değişkenlerde ortaya çıkan değişme sonucu sunumun artması veya azalması diğer bir deyişle sunum eğrisinin sağa (aşağıya, güneydoğuya) veya sola (yukarıya, kuzeybatıya) kayması. krş. sunumun sağa kayması, sunumun sola kayması. Sunum kayması.

Denotive : Gösterici. İşaret eden. Gösteren.

Signalise : Belirginleştirmek. Önemini belirtmek. Sinyal vermek. Trafik işaretleri sağlamak. İşaret etmek. Göstermek (ayrıca signalize). Meşhur etmek. Önemli yapmak. Göze çarpan şekle getirmek. Belirtmek.

A change in demand : İstem kayması. Tüketicilerin bir mala olan istemini etkileyen fiyat dışındaki diğer değişkenlerde ortaya çıkan bir değişme sonucu istemin artması veya azalması diğer bir deyişle istem eğrisinin sağa (yukarıya, kuzeydoğuya) veya sola (aşağıya, güneybatıya) kayması.

 

Prefigure : Delalet etmek. Önceden fikir vermek. Düşünüp hayal etmek. Önceden canlandırmak. Önceden kavramak.

Indice synonyms : a change in individual demand, dir, finger, a pass through certificate, betoken, ability to pay principle, presage, tell, mark, omen, a shift in supply, a shift in individual demand, indicative, folder, signalize, designator, point out, embodiers, concordance, bespeak, inform, determinative, augur, ability rent, concordances, reflect, ability to pay approach, abnormal budget, diacritic, index, indexes, prognosticate, indicatory.

Indice zıt anlamlı kelimeler, Indice kelime anlamı

Contraindicate : Kontrendike. Tedavinin uygun olmadığını göstermek.

Nasty : Çirkin. İğrenç. Nasti. Pis. Tehlikeli. Fırtınalı. Ağır. Nahoş. Kirli.

Unpleasant : Sevimsiz. Aynasız. Çirkin. Nahoş. Antipatik. Hoş olmayan. Sıkıcı. Kaba. Tatsız. Fena.

Indice antonyms : nastiness.

Indice ingilizce tanımı, definition of Indice

Indice kelimesinin İngilizce - İngilizce çevirisi (English to English) : Index. Indication.