Inducing türkçesi Inducing nedir

Inducing ingilizcede ne demek, Inducing nerede nasıl kullanılır?

Tumor inducing plasmid : Gen aktarımında kullanılan bitki hücresinin kromozomuyla birleşen ve hormonal olarak kontrol edilen hücre bölünmesini değiştirerek iki çenekli bitkilerin kök ve gövdesi arasında tümör oluşumuna sebep olan, bir toprak bakterisi agrobacterium tumefaciens bakterisinin plazmidi. Ti plazmidi.

Inducible : Bir sonuca ulaştırılabilir. Sonuç alınabilir. Uyarılabilir. İkna edilebilir.

Inducable enzmy : Besi yerlerindeki özel maddelerin varlığına bağlı olarak üretimi uyarılan ve sürekli sentezlenmeyen enzim. İndüklenebilen enzim.

Induce : Teşvik etmek. -e ikna etmek. Neden olmak. Kandırıp yaptırmak. Tüme varmak. Kışkırtmak. Kandırıp bir şey yaptırmak. Kandırmak. İndüklemek. Uyarmak.

Induced : Endüklenen. Tesir edilmiş. Eyletik. İndüklenmiş. Teşvik edilmiş. Eyletik tepkime. Uyarılmış. Endüklenmiş. Başlatılmış.

Induced draft : Yapay hava akımı. Basınçlı hava akımı. Cebri çekiş.

Induced consumption : Uyarılmış tüketim. Gelir artışlarının tüketimde yol açtığı artışlar. İktisat, ekonomi alanlarında kullanılır. Harcanabilir gelire bağlı olarak değişen tüketim. Yeni yatırımların tüketim halinde ortaya çıkardığı artış.

 

Induced abortion : İstemli abortus. İndüklenmiş düşük.

Induced current : İndüksiyon akımı. Endüklenen akım. İndüklenen akım.

Induced lactation : Laktasyonun uyarılması. Östrojen, progesteron ve kortizol gibi hormonlar kullanılarak laktasyonda olmayan hayvanlarda süt salgısının başlatılması.

İngilizce Inducing Türkçe anlamı, Inducing eş anlamlısı

Sözcükler, direkt olarak Inducing ile ilgili eş anlamlı kelimeler olmayabilir. Kelime anlamı benzer olan sözcükler olabilirler.

Exhortation : Şiddetli tavsiye. Teşvik. Uyarı. Tembih. Vaız. Tavsiye. Teşvik edici söz. Nasihat.

Referrals : Başvuru. İntikal ettirme. Sevk. Gönderme.

Processing : Proses. İşlenme. İşlem. Yapım. Yapma. İmal. İşleme. Bilgisayar, sinema, televizyon alanlarında kullanılır. İşleme tabi tutma.

Enacting : Rol ile canlandırma. Performans gösterme. Hükmetme. Kanun koyan. Rol olarak canlandırma. Kanun koyma. Oynama. Kanunla düzenleme. Kamulaştırma.

Incitations : İnsitasyon. Ayartma. Tahrik. Kışkırtma.

Goading : Teşvik etmek. Dürtme.

Stimulation : Dürtü. Uyartı. Uyandırma, uyarma, tembih, uyarım. Uyarım. Tahrik. Bir uyarının sinir hücresinde oluşturduğu kimyasal veya elektriksel değişmeler, stimülasyon. . Uyarma. Teşvik. Dürtme. Bir duyu örgenini ya da tüm bir sinir düzenini, kendi dışındaki bir nesne ya da durumun bir tepkide bulunmaya yöneltmesi.

Childbirths : Doğum. Çocuk doğurma.

Causing : Sebebiyet. Neden olan. Ettirme. Sebep olan. Gerçekleşme. Meydana gelme.

Stimulations : Tahrik. Uyarma. Uyarım. Teşvik. Dürtü. Uyartı. Uyarılma.

 

Inducing synonyms : mobilizations, give birth, inducements, sending, doing, actuating, constitution, exhortations, guidance, delivery, calving, incitation, exhorting, redirecting, mobilisation, inductions, causation, referral, breeding, incentives, channelling, constitutions, fostering, invigorations, labour, eventuations, parturitions, setting to motion, parturition, spur on, triggering, births, bearing.