Indulgent türkçesi Indulgent nedir

  • Hoşgören.
  • Göz yuman.

Indulgent ile ilgili cümleler

English: Ali is being a bit self-indulgent, isn't he?
Turkish: Ali biraz rahatına düşkün davranıyor, değil mi?

Indulgent ingilizcede ne demek, Indulgent nerede nasıl kullanılır?

Self indulgent : Rahatına düşkün. Kendine düşkün. Kendi rahatına fazla düşkün. Zevkine düşkün.

Indulgently : Hoş görüyle. Anlayışla. Hoşgörüyle.

Overindulgent : Fazla hoşgörülü. Aşırı müsamahakar.

Indulgence : Yüz verme. Haz. Bağımlılık. Anlayış gösterme. Düşkünlük. Endüljans. Göz yumma. Boyun eğme. Günahların kilisece affedilmesi.

Indulgences : Boyun eğme. Günahların kilisece affedilmesi. Zevk. Şımartma. Müsamaha. Hoşgörü. Tutku. Anlayış gösterme. Yüz verme. Haz.

Indulger : Şımartan kimse. Merhametli kimse. İstekler uyan. Yüz veren kimse. Hoşgörülü kimse. Pohpohlayan kimse. Yumuşak kimse. Yapan. Taleplere olumlu karşılık veren. Ne denirse yapan.

Overindulgence : Aşırı müsamaha. Aşırı hoşgörü. Fazla hoşgörü. Fazla müsamaha.

Sale of indulgences : Günah çıkarma.

Self indulgence : Kendi zevk ve rahatına düşkünlük. Kendine düşkünlük. Vurdumduymazlık. Rahatına düşkünlük. Kendi kendini şımartma. Zevk-ü safa.

Indulged : İçmek. Haz almak. İzin vermek. Şımartmak. Sigara içmek. Boyun eğmek. Hoşgörmek. Tutulmak. Zevk almak. Yüz vermek.

 

İngilizce Indulgent Türkçe anlamı, Indulgent eş anlamlısı

Sözcükler, direkt olarak Indulgent ile ilgili eş anlamlı kelimeler olmayabilir. Kelime anlamı benzer olan sözcükler olabilirler.

Permissive : Liberal. Hoşgörülü. Fazla müsamahakar. Serbest. Aşırı müsaadekar. İsteğe bağlı. Aşırı hoşgörülü. Her şeye açık. Seçmeli. İzin verici.

Effete : Bitkin. Eskimiş. Halsiz. Güçsüz. Efemine. Kısır. Yorgun. Köhne. Verimsiz.

Hard : Ağır. Dayanıklı. Sıkı. Zor. Katı. Ekşimiş. Kalpsiz. Sert. Güç. Anlaşılmaz.

Luxurious : Şatafatlı. Konforlu. Rahatlık. Lüks. Şaşaalı. Rahat. Gösterişli. Çok rahat. İhtiyaç fazlası seçenekleri ve pahalı olan.

Decadent : Gerileyen. Batmış. Yozlaşmış. Çökmekte olan. Çürümüş. İtibarını yitiren. Gözden düşen. Dekadan. Çökmekte olan sanatçı. Yıkılmış.

Tolerative : Hoşgörülü. İzin veren. Müsamahakar. Liberal.

Heavy : Ağır şekilde. Beceriksiz. Kötü adam rolü. Sıkıcı. Ağır. Ağır siklet. Ağırlıklı. Fedai. Ağır çekmek. Başrol oyuncusu.

Sybaritic : Eğlence ve lüks merakı ile ilgili. Zevk ve sefa ile ilgili.

Dissipated : Ayyaş. Maceracı. Sefih. Harcanmış. Sefahat düşkünü. Dağılmış. Dağıtılmış. İsraf edilmiş. Hovarda. Çarçur edilmiş.

Hedonic : Zevke ait. Hedonizme ait. Hazsal.

Indulgent synonyms : pampering, self indulgent, lenient, luxuriant, betting, sporting, voluptuous, gay, overindulgent, epicurean, card playing, hedonistic, soft, intemperate, voluptuary, gluttonous.

Indulgent zıt anlamlı kelimeler, Indulgent kelime anlamı

Unpermissive : Disiplinli. Müsamahasız. Sert (baba vb). Hoşgörülü olmayan. Sert. Katı. İsteğe bağlı olmayan. Seçmeli olmayan. Sıkı. Otoriter (ebeveyn vb).

 

Abstemious : Aşırı yiyip içmekten sakınan. Çok yemek ve içmekten sakınan. Yeme içmede azla yetinen. Tensel zevklerle az ilgilenen. Perhiz yapan. Kendini tutan (özellikle yeme içme konusunda). Az ile yetinen (yeme içmede). Aşırıya kaçmayan. Özellikle yeme içme konusunda kendini tutan. Kanaatkar.

Indulgent antonyms : nonindulgent.

Indulgent ingilizce tanımı, definition of Indulgent

Indulgent kelimesinin İngilizce - İngilizce çevirisi (English to English) : Mild. Tolerant. Prone to indulge. Not severe. Yielding to the wishes, humor, or appetites of those under one`s care. Compliant. As, an indulgent parent. Not opposing or restraining. Favorable.