Input coefficient türkçesi Input coefficient nedir

  • İktisat alanında kullanılır.
  • Girdi katsayısı.
  • Girdi-çıktı çözümlemesine göre herhangi bir kesimin bir birim çıktı üretmek için herhangi bir diğer kesimden alması gereken girdi miktarını gösteren katsayı.

Input coefficient ingilizcede ne demek, Input coefficient nerede nasıl kullanılır?

Input : Bir sürece verilen, sağlanan özdek, erke ya da verilerin tümü. Bir mal ya da hizmetin üretiminde kullanılan üretim faktörleri ile aramalarının tümü. Bir veri işlem dizgesinice ya da onun herhangi bir birimince alınan ya da alınmak üzere hazırlanan veri. Girdi. Giriş. Girdiler. İşlenmesi için bir işlergeye ya da çevrime verilen güç ya da bilgi. Bilgi. Birinden gelen düşünceler veya sözler. Bir veri işlem dizgesince ya da onun herhangi bir birimince verinin alınması süreci.

Coefficient : Ortak etmen. Emsal. Koefisyan. Faktör. İşbirliği yapan. Katsayı. Bilgisayar, ekonomi alanlarında kullanılır. Sabite.

Input coefficients matrix : Girdi katsayılarının yer aldığı matris. Girdi katsayıları matrisi.

Input output : Giriş-çıkış. Bir bilgisayara sağlanan veya bilgisayardan alınan bilgi. Girdi-çıktı.

Input admittance : Giriş geçirisi. Giriş admitansı.

Input bias current : Giriş ön akımı.

İngilizce Input coefficient Türkçe anlamı, Input coefficient eş anlamlısı

 

Sözcükler, direkt olarak Input coefficient ile ilgili eş anlamlı kelimeler olmayabilir. Kelime anlamı benzer olan sözcükler olabilirler.

A pass through certificate : Taşınmaz rehniyle sağlanmış bir kişisel alacak karşılığında alacak sahibi finansal kurum tarafından çıkarılan değerli kağıt. Tutsat senedi.

A type mutual funds : A tipi yatırım fonu. Ağırlıklı olarak hisse senetlerinden oluşan ve iç tüzüklerinde (esas sözleşmelerinde) asgari sınırları belirtilmek koşuluyla, portföy değerinin en az % 25’ini özelleştirme kapsamına alınan kamu iktisadi teşebbüsleri dahil türkiye’de kurulmuş ortaklıkların hisse senetlerine bağlanmış olan uzun vadeli yatırım fonu. A tipi yatırım fonu ortaklığı.

Input output coefficient : Girdi-çıktı katsayısı.

Ability to pay approach : Bireylerin, devlet harcamalarının finansmanına, elde ettikleri gelir düzeyiyle orantılı olarak vergilendirilmeleri yoluyla katılmalarını ifade eden ve adam smith tarafından geliştirilen vergileme yaklaşımı. krş. yararlanma yaklaşımı. Güç yaklaşımı.

Abnormal budget : Olağanüstü bütçe. Olağan bütçeden ayrı bir belge olarak hazırlanan ve kabul edilen, her yıl tekrarlanmayan ve olağanüstü nitelik taşıyan harcama ve gelirleri gösteren özel bir bütçe.

A group shares : Şirkete sonradan ortak olanlardan farklı olarak, şirketin ilk kurucularına genellikle kara iştirak ve oy kullanmayla ilgili haklar veren ayrıcalıklı hisse senedi türü. A grubu hisse senedi.

A change in demand : İstem kayması. Tüketicilerin bir mala olan istemini etkileyen fiyat dışındaki diğer değişkenlerde ortaya çıkan bir değişme sonucu istemin artması veya azalması diğer bir deyişle istem eğrisinin sağa (yukarıya, kuzeydoğuya) veya sola (aşağıya, güneybatıya) kayması.

 

Abnormal budget receipts : Olağanüstü bütçe harcamalarını karşılamak için, söz konusu dönemde ek harç, vergi ve borçlanma gibi yollarla elde edilen gelir. Olağanüstü bütçe geliri.

A shift in supply : Üreticilerin mal sunumunu etkileyen fiyat dışındaki değişkenlerde ortaya çıkan değişme sonucu sunumun artması veya azalması diğer bir deyişle sunum eğrisinin sağa (aşağıya, güneydoğuya) veya sola (yukarıya, kuzeybatıya) kayması. krş. sunumun sağa kayması, sunumun sola kayması. Sunum kayması.

A change in supply : Üreticilerin mal sunumunu etkileyen fiyat dışındaki değişkenlerde ortaya çıkan değişme sonucu sunumun artması veya azalması diğer bir deyişle sunum eğrisinin sağa (aşağıya, güneydoğuya) veya sola (yukarıya, kuzeybatıya) kayması. krş. sunumun sağa kayması, sunumun sola kayması. Sunum kayması.

Input coefficient synonyms : ability to pay principle, abnormal budget expenditures, a shift in demand, abolition of forced labour convention, ability rent, a change in individual demand, a shift in individual demand.