Inrush türkçesi Inrush nedir
- Baskın.
- Akın.
- İçeriye hücum.
- Ani boşalma.
- Üşüşme.
- Ani degaj.
- Madencilik alanında kullanılır.
- Birden boşalma.
Inrush ingilizcede ne demek, Inrush nerede nasıl kullanılır?
Inrush of water : Su patlaması.
Inrushes : İçeriye hücum. Akın. Üşüşme. Baskın. Ani degaj. Ani boşalma. Birden boşalma.
Inrushing : Ani degaj. Baskın. Ani boşalma. İçeriye hücum. Üşüşme. İçe akan. İçe doğru akan. Birden boşalma. Akın.
Inroad : Gedik. Baskın. Tecavüz. Salgın. Akın.
Inroads : Baskın. Gedik. Tecavüz. Engelleme. Akın.
Van der waals inreractions : Van der waals bağı. Polar olmayan gruplar veya moleküller arasında meydana gelen ve koparılması için 1-3 kcal/mol enerji gereken zayıf kimyasal bağ, hidrofobik bağ.
Make inroads in : İlerleme kaydetmek.
Jinrikishas : Çekçek. Japon faytonu.
Make inroad into : Yiyip bitirmek. Gedik açmak. Yol açmak.
Felix heinrich wankel : Felix wankel (1902-1988). Wankel motoru adında dönel motoru icat eden alma mühendis.
İngilizce Inrush Türkçe anlamı, Inrush eş anlamlısı
Sözcükler, direkt olarak Inrush ile ilgili eş anlamlı kelimeler olmayabilir. Kelime anlamı benzer olan sözcükler olabilirler.
Onrushing : Atak. Saldırı. Tırmanan akım. Hücum eden. Aniden saldıran. Hücum. Akan. Saldırış. Saldırma.
Additional flotation : Yeniden yüzdürme.
Adit : Giriş lağımı. Giriş. Galeri. Giriş galerisi. Maden ocağı ağzı. Tünel. Maden galerisi. Yatay giriş galerisi. Yaklaşım iç yolu.
Exodus : Toplu yola çıkma. Beni israilin mısırdan hicreti. Eksodos. Göç. Umumi çıkış. Mısır'dan çıkış. Toplu göç. Çıkış.
Hegemonical : Hegemonik. Üstün. Liderlik ve otorite uygulayan.
Influxes : Nehir ağzı. Girdi. Kitlesel akın. İstila. Akış. Giriş. İçeriye akış. Akın etmek.
Foray : Yağma etmek. Çapulculuk. Akın etmek. Yağma. Basmak. Girme. Atılım (riskli). Yağmalamak.
Deluged : Suya boğmak. Yağmur. Yağmuruna tutmak. Büyük sel. Sel. Su baskını. Su basmak. Sel basmak. Şiddetli yağmur.
Onrush : Saldırı. Atak. Tırmanan akım. Hücum. Saldırma. Hamle. Saldırış.
Inrush synonyms : inpour, inrushes, afflux, accident frequency, inrushing, affluxes, influx, acetylene lamp, dominant, onrushes, inbreak, deluging, hegemonic, forays, ambushment, advancing longwall, descent, inflow, actinolite, attack, foraying, deluges, acidization, advance per shift, floods, incursions, abandon, deluge, descents, abandoned mine, inpouring, incursion, activated carbon.
Inrush zıt anlamlı kelimeler, Inrush kelime anlamı
Efflux : Akma. Atık su. Akış. Dışarı akma. Akıntı. Dışarı akış. Dışarı sızma. Sızma. Sızıntı.
Outflow : Akan miktar. Sızıntı. Lav taşması. Ülke dışına akan. Dışarıya akan miktar. Taşma. Taşan miktar. Dışarı akma. Boşalma.
Inrush ingilizce tanımı, definition of Inrush
Inrush kelimesinin İngilizce - İngilizce çevirisi (English to English) : To rush in. A rush inwards. As, the inrush of the tide.

Bu kısımda Inrush kelimesinin türkçesi nedir? ingilizcede Inrush ne demek? gibi ya da benzeri soruları üye olmadan pratik olarak hemen sorabilir, daha sonra kısaca ingilizce Inrush anlamı, açılımı ya da türkçe kelime anlamı hakkında bilgiler verebilir veya dilerseniz Inrush ile ilgili cümleler sözler yazılar ile ingilizce türkçe çeviri sözlük anlamları paylaşabilir, diğer web sitelerinden de birçok kaynaklar sunabilirsiniz. Spam veya çok kısa yazılan mesajlar yayınlanmayacaktır.