Instable türkçesi Instable nedir

Instable ingilizcede ne demek, Instable nerede nasıl kullanılır?

Instable substance : Kendi kendine ayrışan ya da değişen özdek. Fizik, kimya alanlarında kullanılır. Kalımsız özdek.

Instabilities : Değişkenlik. Dengesizlik. Dengesizlikler. Kararsızlık. Dayanıksızlık.

Instability : Ekonomi, uzay alanlarında kullanılır. Kararsızlık. Karasız denge halinde olma. Dayanıksızlık. Dengesizlik. İstikrarsızlık. Sebatsızlık. Değişkenlik. Öngörülemeyen değişkenlik ve risk özelliği.

Atlant axial instability : Atlantoaksiyal uyumsuzluk. Atlantoaksiyal eklemde doğuştan bulunan uyum bozukluğu ve kısmen omuriliğin basınç altında kalması.

Conditional instability : Şartlı kararsızlık. Şartı bağlı kararsızlık. Koşullu kararsızlık.

Install directory : Yükleme dizini.

Install : Monte etmek. Kurmak (yazılım). Başa geçirmek. Takmak (bir aygıtı). Törenle makamına getirmek (yeni seçilmiş veya atanmış birini). Kurmak. Tesisatı döşemek (kalorifer veya elektrik vb). Atamak. Döşemek.

Install folder : Yükleme klasörü.

Economic instability : Ekonomik istikrarsızlık.

Social instability : Sosyal dengesizlik. Bir toplumu oluşturan türlü toplumsal kümeler arasında gerginlikler, çatışmalar ve anlaşmazlıklarla beliren dengesizlik durumu. Toplumsal oturmamışlık.

 

İngilizce Instable Türkçe anlamı, Instable eş anlamlısı

Sözcükler, direkt olarak Instable ile ilgili eş anlamlı kelimeler olmayabilir. Kelime anlamı benzer olan sözcükler olabilirler.

Lay : Sevişme. Mevki. Yatma. Tasarlamak. Hal. Örmek (tuğla). Şarkı. Türkü. Kurmak (sofra). Konum.

Nonstable : Kararlı olmayan. Dengeli olmayan. Sarsılabilir. Sağlam olmayan.

Dillydallied : Geciktirmek. Tereddüt etmiş. (argo) oyalanmak. Zaman geçirmek. Sallanmak. Ertelemek. Vakit öldürmek. Ayak sürümek. Ağır davranmak.

Deranged : Karıştırılmış. Karışmış. Deli. Bozuk. Meczup.

Frailest : Narin. Nanemolla. Kolay kırılır. Zayıf (şans vb). Kırılgan. Hafif. İnce ve güçsüz. Çelimsiz. Yavan. Hafif ve kırılgan.

Fluctuating : Dalgalı. Bocalayan. Düşen ve yükselen. İnip çıkan. Oynayan. Yükselip alçalan. Dalgalanma. Kayan.

Unsteady : Düzensiz. Sallanan. Titrek. Sarsak. Güvenilmez. Sallanan (sağlam olmadığı için).

Scraggliest : Düzgün olmayan. Taranmamış. Hırpani. Karmakarışık. Engebeli. İnişli çıkışlı. Düzensiz. Çarpık çurpuk. Bozuk. Düz olmayan.

Wildcats : Riskli girişim. Hırçın kimse. Verimsiz yerde petrol veren kuyu. Resmi olmayan grev. Çılgınca. Huysuz kadın. Yabankedisi. Huysuz. Vaşak.

Time : Akıp giden olayların tekrar eden gök olaylarına göre sıralanmasından doğan bir kavram. güneş ve yıldızların öğlene göre açısal uzaklığına (saat açısına) karşılık bir ölçü. Süre tutmak. Kere. Defa. Bir çağkuşağındaki katmanlı kayaçların oluş süresi. Müddet. Belirli bir zamana göre ayarlamak. Ayarlamak. Kez. Bilgisayar, hukuk, uzay, jeoloji alanlarında kullanılır.

 

Instable synonyms : occurrent, feeble, unorderly, modificatory, excursive, humiliation, bit, unsteadiest, at sixes and sevens, inconstant, baffling, retrofit, fluctuant, blow hot and cold, modificative, ambivalent, alterants, unanchored, discriminating, fluctuational, indurable, disbalance, crinkled, alterant, factor, crinklier, piece, chanqeable, labile, chinless, brain sick, crinkly, changing.

Instable zıt anlamlı kelimeler, Instable kelime anlamı

Unworthy : Değimsiz. Alçakça. Yakışmaz. Hak etmeyen. Aşağılık. Uygunsuz. Layık olmayan. Değmez. Değersiz.

Steady : Kalıcı arkadaş. Doğru yola getirmek. Sebatkar. Mazbut. Titrememek. Sallanmaz hale getirmek. Dost. Sabit. Yatıştırmak. Dönmez.

Permanent : Yerleşik. Kalımlı. Daimi. Asil. Sabit. Kalıcı. Temelli. Devamlı. Sürekli.

Instable antonyms : constant, stable.

Instable ingilizce tanımı, definition of Instable

Instable kelimesinin İngilizce - İngilizce çevirisi (English to English) : Not standing fast or firm. Mutable. Not stable. Prone to change or recede from a purpose. Unstable. Inconstant.