Internship türkçesi Internship nedir

  • Doktorluk stajı.
  • Stajerlik.
  • Doktorluk stajı (amerikan ingilizcesi).
  • Hekimlik stajı.
  • Staj.
  • Stajyerlik.

Internship ile ilgili cümleler

English: I applied for a summer internship.
Turkish: Bir yaz stajına başvurdum.

English: I'm going to do an internship at a local company.
Turkish: Ben yerel bir şirkette staj yapacağım.

Internship ingilizcede ne demek, Internship nerede nasıl kullanılır?

Served his internship : Uzmanlaşma dönemini geçirmiş. İntörn olarak hizmet etmiş.

Internships : Doktorluk stajı. Stajerlik. Hekimlik stajı. Stajyerlik. Doktorluk stajı (amerikan ingilizcesi). Staj.

Interns : Gözaltına almak. Stajyer doktor. Staj yapmak. Gözaltı. Gözaltina almak. Kapatmak. Enterne etmek. Alıkoymak. Kalebent etmek. Asistan.

Facies intern : Fasyes interna. İç yüz.

Field intern : Operasyonun ana üssünden uzakta eğitim gören kimse. Saha stajyeri.

Internal antenna : Almacın bulunduğu yapının içinde ya da doğrudan doğruya almacın yakınında yer alan dalgalık çeşidi. İçeri dalgalığı. Sinema, televizyon alanlarında kullanılır.

Internai energy : Bir nesneyi oluşturan özdecikterin, yerlerine ve nesne içindeki devinimlerine bağlı olan erkil ve devimsel erkeleri toplamı. İç erke.

Internal : Dahili. İçsel. Stajyer. İnternal. Yaradılış. İçten. İçsel (akıl sağlığı vb). Doğa. Bir kelimenin ön ve son sesleri dışında kalan ve o kelimenin içinde bulunan ses veya sesler: kol (k-o-l), yorul mak (y-orulma-k) çalışma (ç-alışm-a), kalem (k-ale-m), güzelleşmek (g-üzelleşme-k) örneklerinde görüldüğü gibi. İçte ya da orta eksene yakın.

 

Internal affairs : Dahiliye. İç politika. İç ilişkiler. İçişleri. İç işleri. İç işler.

Internal application error : İç uygulama hatası.

İngilizce Internship Türkçe anlamı, Internship eş anlamlısı

Sözcükler, direkt olarak Internship ile ilgili eş anlamlı kelimeler olmayabilir. Kelime anlamı benzer olan sözcükler olabilirler.

Spot : Tanımak. Seçmek. Görmek. Yerine koymak. Bilgisayar, uzay, sinema, televizyon, ekonomi alanlarında kullanılır. Nokta yapmak. Yerleştirmek. Nokta. Lekelemek. Peşin işlem.

Place : Yazdırmak. Sıra. Anımsamak. Makam. Mahal. Ev. Vermek (para). Kim olduğunu çıkarmak. Koymak.

Training : Vücudu yarışmanın gereklerine hazırlama. Eğitim. Egzersiz. Talim. İdman. Alıştırma. Terbiye. Bir hayvana şu ya da bu amaçla birtakım alışkanlıklar ve beceriler kazandırma işi. Öğretme.

Job training : İş eğitimi.

Situation : Oyunda seyirciyi etkileyen görünüş. vaziyet. Mevki. Şartlar. Ekmek kapısı. Konum. İş. Hal. Görev. Durum. Yer.

Probations : Kanıtlama. Deneme. Tecrübe. Meşruten tahliye. Şartlı tahliye. Gözaltı. Göz hapsinde tutma. Deneme süresi. Gözaltında tutma koşuluyla salıverme.

Probation : Deneme süresi. Deneme. Gözaltında tutma koşuluyla salıverme. Tecrübe. Meşruten tahliye. Kanıtlama. Göz hapsinde tutma. Şartlı tahliye. Gözaltı.

Interning : Kapatmak. Gözaltına almak. Staj yapmak. Hapsetmek.

Office : Devlet dairesi. Atölye. Büro. Şirket veya kuruluş adına birtakım etkinlikler yapmakla görevlendirilen kurum veya kuruluş. Ticarethane. Ofis. Bölüm (orun). Hizmet. Ajans. İş.

Internship synonyms : internships, post, apprenticeship, apprenticeships, berth, billet, position.