Staj nedir, Staj ne demek
Staj; kökeni fransızca dilinden gelmektedir.
- Herhangi bir meslek edinecek olan kimsenin geçirdiği uygulamalı öğrenme dönemi

- Bir kimsenin, meslek bilgisini artırmak için bir kurumun bir veya birçok bölümünde çalışarak geçirdiği dönem.
"Staj" ile ilgili cümle
- "Kız stajını bitirince kasabada bir diş muayenehanesi açacaktı." - R. N. Güntekin
Staj hakkında bilgiler
Staj (Fransızca: stage), herhangi bir meslek edinecek olan kimsenin geçirdiği uygulamalı öğrenme dönemi ve bu kimsenin, meslek bilgisini artırmak için bir kurumun bir veya birçok bölümünde çalışarak geçirdiği dönemdir.
Staj, öğrencilerin eğitim-öğretim dönemlerinde edindikleri teorik bilgilerin veya laboratuvar ölçekli pratik uygulamaların, büyük ölçekli endüstriyel üretimlerde nasıl yer aldığını gördükleri, çalışmalara aktif olarak katılarak bilgi ve becerilerini geliştirdikleri, mesleğe ilk adım attıkları önemli bir süreçtir.
Okulda edinilen bilgiler genellikle teoriden öteye geçmez. Öğrenciler belli bir konu üzerinde yazılmış kaynakları okur, çalışırlar ama edindikleri bu bilgiyi nasıl uygulayacaklarını bilemezler. Her ne kadar bazı bölümler laboratuvar çalışmaları sunsa ve öğrencilerine pratik yapma imkanı verse de, sınıf geçmek için edinilen bilgiler uygulanmadıklarından dolayı bir süre sonra unutulmaya mahkûmdurlar. Üniversitede okurken yapılmış olan staj ise öğrencilere bilgiler hala tazeyken pratik yapma ve bu bilgileri uygulamaya geçirme imkanını sunar.
Staj ile ilgili Cümleler
- Biz stajyeriz.
- Ali bir stajyer olarak çalışıyor.
- Hâlâ stajdayım.
- O, yeni gelen stajyer.
- Stajyer tembel.
- Stajyerler bodrumda çalışırlar ve hiç pencere yoktur.
- O, yeni stajyer.
- Onlar stajyer doktorlar.
- Stajyer, görevin yüküne dayanamadı.
- Staj yapmak için Türkiye'ye geldi.
- Bir büroda stajyer olarak çalışır.
Staj anlamı, tanımı:
Meslek : Dizge. Belli bir eğitim ile kazanılan sistemli bilgi ve becerilere dayalı, insanlara yararlı mal üretmek, hizmet vermek ve karşılığında para kazanmak için yapılan, kuralları belirlenmiş iş. Öğreti. Çığır, okul, ekol. Uğraş.
Kimse : Herhangi bir kişi, kim olduğu bilinmeyen kişi.
Uygulamalı : Yalnız düşünce alanında kalmayıp işe dönüşen, kılgılı, kılgısal, kılgın, tatbikî, pratik, amelî, kuramsal karşıtı.
Öğrenme : Öğrenmek işi.
Dönem : Yasama meclisinin iki seçilişi arasındaki süre, devre. Belli özellikleri olan zaman parçası, periyot. Bir çağ içinde belli özellikleri olan sınırlı süre. Yarıyıl.
Bilgi : İnsan zekâsının çalışması sonucu ortaya çıkan düşünce ürünü, malumat, vukuf. Kurallardan yararlanarak kişinin veriye yönelttiği anlam. Öğrenme, araştırma veya gözlem yolu ile elde edilen gerçek, malumat, vukuf. Genel olarak ve ilk sezi durumunda zihnin kavradığı temel düşünceler. İnsan aklının erebileceği olgu, gerçek ve ilkelerin bütünü, bili, malumat. Bilim.
Artırmak : Tutumlu davranıp biriktirmek, tasarruf etmek. Herhangi bir davranışta ileri gitmek. Artmasını sağlamak, çoğaltmak. Bir malı başka alıcıların verdiği fiyattan daha yüksek bir fiyatla almak istemek.
Kurum : Kendini büyük ve önemli gösterme davranışı, büyüklenme, gösteriş, azamet, tekebbür. Ocak bacalarında biriken veya çevrede savrulan kalın is. Evlilik, aile, ortaklık, mülkiyet gibi köklü bir yapıyı içeren, genellikle devletle ilişkisi olan yapı veya birlik, müessese.
Bölüm : Canlıların bölümlenmesinde filumların bir araya gelmesiyle oluşan birlik. Bir okul veya üniversitenin herhangi bir bilim ve uzmanlık dalında eğitim sağlayan birimlerinden her biri, departman. Çağ, devir. Bölme işlemi sonunda elde edilen sayı. Bir kuruluşun yönetim birimlerinden her biri, departman, seksiyon. Bir bütünü oluşturan parçaların her biri, kısım.
Çalış : Çalma işi.
Stajyer : Staj yapan kimse.
Stajyerlik : Stajyer olma durumu.
Öğrenci : Öğrenim görmek amacıyla ders alan kimse, okul çocuğu, talebe, şakirt. Bir bilim veya sanat yetkilisinin gözetimi ve yol göstericiliği altında belli bir konuda çalışan kimse. Özel ders alan kimse.
Eğitim : Eğitim bilimi. Çocukların ve gençlerin toplum yaşayışında yerlerini almaları için gerekli bilgi, beceri ve anlayışları elde etmelerine, kişiliklerini geliştirmelerine okul içinde veya dışında, doğrudan veya dolaylı yardım etme, terbiye.
Öğretim : Belli bir amaca göre gereken bilgileri verme işi, tedris, tedrisat, talim. Öğrenmeyi kolaylaştıracak etkinlikleri düzenleme, gereçleri sağlama ve kılavuzluk etme işi.
Teorik : Kuramsal.
Laboratuvar : Ayrıştırma, birleştirme yoluyla bir sonuca ulaşmak veya teşhis koymak için çeşitli araçlar kullanılarak tıp, eczacılık, fizik, kimya gibi bilim dallarıyla ilgili araştırmaların, deneylerin yapıldığı özel donanımlı yer. Dil laboratuvarı.
Ölçekli : Ölçek farkıyla aynen bütünü veren geometrik şekil veya eleman.
Pratik : Kişide bir işi kolaylıkla yapabilme, bir şeyi uygulayabilme deneyimi, becerisi veya eğilimi bulunma. Uygulama. Bir şeyi yapma yöntemi veya biçimi, teamül. Uygulamalı. Sorunlara kolay ve hızlı çözüm bulan. Kolaylıkla uygulanabilir, kullanışlı.
Diğer dillerde Staj anlamı nedir?
İngilizce'de Staj ne demek? : n. probation
Fransızca'da Staj : stage [le]
Almanca'da Staj : n. Praktikum, Vorbereitungsdienst
Rusça'da Staj : n. стаж (M), стажировка (F), практика (F)

Bu kısımda Staj nedir? Staj ne demek? gibi ya da benzeri soruları üye olmadan pratik bir biçimde hemen sorabilir, daha sonra kısaca Staj tanımı, açılımı, kelime anlamı hakkında ansiklopedik bilgi verebilir veya dilerseniz Staj hakkında sözler yazılar ile ingilizce veya almanca sözlük anlamı paylaşabilir, diğer web sitelerinden de birçok kaynaklar sunabilirsiniz. Spam veya çok kısa yazılan mesajlar yayınlanmayacaktır.