Apprenticeship türkçesi Apprenticeship nedir

Apprenticeship ile ilgili cümleler

English: Some electricians learn their trade within an apprenticeship system instead of going to college.
Turkish: Bazı elektrikçiler üniversiteye gitme yerine çıraklık sistemi içinde mesleklerini öğrenirler.

Apprenticeship ingilizcede ne demek, Apprenticeship nerede nasıl kullanılır?

Apprenticeship education : Çalışmak isteyen gençleri belli sanat dallarına hazırlamak için düzenlenen, genellikle sanat okullarının, resmi ve özel sanat kurslarının, işyerlerinin ortak çabalarıyle gerçekleşen eğitim. Çıraklık eğitimi.

Apprenticeship law : Reşit olmayanları çalıştırmayı düzenleyen kanun. Çıraklık kanunu.

Articles of apprenticeship : Çıraklık sözleşmesi.

Apprenticeships : Çıraklık dönemi. Çıraklık eğitimi. Çıraklık. Staj. Stajyerlik.

Apprentices : Acemi. Çıraklar. Çırak.

Apprentice carpenter : Marangoz çırağı.

Apprentice : Stajyer. Yamak. Mesleğin gerektirdiği bilgi, beceri ve alışkanlıkları iş süreci içerisinde öğrenmek üzere bir usta yanında çalışan işçi. Çırak olarak vermek. Bir işte yeni olan kimse. At yarışlarında 50 den az yarış kazanmış, deneyimi jokeylere göre daha az genç binici. Deneyimsiz acemi kişi. Çırak yapmak. İktisat, ekonomi, veterinerlik alanlarında kullanılır. Apranti.

 

Be apprenticed to : Çırak olarak verilmek. Çırak olarak girmek.

Apprentice schools : Çırak okulları. Birtakım sanayi kurumlarının, çıraklık düzeyinde yeterli işçi gereksinmesini karşılamak amacıyla kendi kuruluşları içinde açtıkları meslek okullarına verilen ad.

Apprenticed : Çırak olarak çalışan. Çırak olarak verilmiş. Çırak olarak vermek.

İngilizce Apprenticeship Türkçe anlamı, Apprenticeship eş anlamlısı

Sözcükler, direkt olarak Apprenticeship ile ilgili eş anlamlı kelimeler olmayabilir. Kelime anlamı benzer olan sözcükler olabilirler.

Probations : Gözaltında tutma koşuluyla salıverme. Deneme. Meşruten tahliye. Tecrübe. Gözaltı. Kanıtlama. Göz hapsinde tutma. Şartlı tahliye. Deneme süresi.

Billet : Çelik çubuk. Kışla. Ödev. Baraka. Konak yeri. Konaklama yeri. Not. Konaklatmak (askeri terim). Konaklatmak. Vazife.

Internship : Hekimlik stajı. Doktorluk stajı (amerikan ingilizcesi). Stajerlik. Doktorluk stajı.

Situation : Görev. Halet. Oyunda seyirciyi etkileyen görünüş. vaziyet. Memuriyet. Mevki. Yağday. Yer. Durum. Şartlar. Kişiler arasındaki ilişkide önemli bir durumu getiren ve seyirciyi etkileyen görünüm. tema, uygun bir durum üzerine oturtularak işlenir.

Post : Vazifelendirmek. Posta ile göndermek. Postalamak. Posta. Sonrası. Makam. Sonra. Sonraki. Bildirmek. Bilgi vermek.

Probation : Deneme. Kanıtlama. Gözaltında tutma koşuluyla salıverme. Deneme süresi. Meşruten tahliye. Göz hapsinde tutma. Tecrübe. Gözaltı. Şartlı tahliye.

Apprenticeship education : Çalışmak isteyen gençleri belli sanat dallarına hazırlamak için düzenlenen, genellikle sanat okullarının, resmi ve özel sanat kurslarının, işyerlerinin ortak çabalarıyle gerçekleşen eğitim.

 

Berth : Palamarla bağlamak. Rıhtıma yanaşmak. Yatacak yer bulmak. Gemici ranzası. Açıklık. Yatak yer vermek. Limana girmek. Yatak. Demir yeri. Görev.

Spot : Işıldak. Bir parlak yüzeyde (ay tekeri, güneş tekeri) görülen kara benek. Televizyonda çok kısa süreli sözlü ve görüntülü tanıtı. Kısa tanıtı. Yerini saptamak. Benek benek olmak. Benek yapmak. Beneklemek. Görmek. Ayırt etmek.

Job training : İş eğitimi.

Apprenticeship synonyms : novitiate, interning, novitiates, apprenticeships, position, internships, office, training, place.

Apprenticeship ingilizce tanımı, definition of Apprenticeship

Apprenticeship kelimesinin İngilizce - İngilizce çevirisi (English to English) : The service or condition of an apprentice. The state in which a person is gaining instruction in a trade or art, under legal agreement.