Interrogable türkçesi Interrogable nedir
- Sorgulanabilir.
- Bilgi veya kanıt için sorgulanabilir.
- Araştırılabilir.
Interrogable ingilizcede ne demek, Interrogable nerede nasıl kullanılır?
Interrogate : Tahkik etmek. Soru sormak. Sorguya çekmek. Sorgudan geçirmek. Sorgulamak. İfadesini almak. İstinkak etmek.
Interrogated : İfadesi alınmış. Sorgulanmış. Araştırılmış.
Interrogates : Sorgulamak. İfadesini almak. Sorguya çekmek. Tahkik etmek. Sorgudan geçirmek. Soru sormak. İstinkak etmek.
Interrogating : Sorgulama. İfadesini almak. Soru sormak. Sorgulamak. Sorguya çekmek.
Interrogating judge : Sorgu hakimi.
Interrogative : Soru soran. Soru edatı. Soru zamiri. Soru sözcüğü. Soru belirten. Soru. Soru ifade eden. Sorgu. Soru biçiminde. Sorulu.
Interrogative accents : Tiyatro konuşmasında soru tümcelerini renklendirmede önemli olan vurgu biçimlerinin tümü. Soru vurguları.
Interrogative adjective : Adın yerini, sayısını, durumunu ve zamanını soru yoluyla belirten sıfat: kaç defa, hangi çocuk, kaçıncı kat, ne zaman gibi. || aile yadigarları ne güne duruyor? rehine veririz, bir şey yaparız (a. h. tanpınar, yaz yağmuru, s. 50). bu işi kaç günde bitirebilirsiniz? hangi şarkıcılar, hangi, şarkılar?... (y. k. karaosmanoğlu, göst.e.: s. 109). adada kayınbabasının köşkünde kaldıkları zamanlar kaç sabah şafağın taze saatlerinde barbunya avlamıştı? (a. ş. hisar, çamlıcadaki eniştemiz, s. 85). ne zaman ondan bahsedecek olsam elime sarıldınız, bana başka şeyler anlattınız (a. h. tanpınar, yg, s.316) vb. Soru sıfatı.
Interrogative adverb : Soru zarfı. Soru belirteci. Fiillerin yer, yön, zaman, neden, nitelik ve derecelerini soru yoluyla açıklayan ve soru zamirlerinden yararlanılarak kurulan zarf: nereye? nerede? hani? nereden? nasıl? (<ne asıl?) niçin? (<ne için) ne kadar? ne zaman? ne türlü? ne derece? vb. şimdi size acımaya yeltenen küstahları, hayatınızın onlarınkinden bin misli renkli olduğuna nasıl inandırmalı! (t. buğra, yalnızlar, s.37). || sokağa çıktığım zaman ona: || annem için böyle şeyleri nasıl söyledin? || hem neden annenden utanıyorsun? diye ona çıkıştım (a. h. tanpınar, sahnenin dışındakiler, s.39). orası, niçin buradan daha kasvetli, daha elim ve daha korkunç olsun (y. k. karaosmanoğlu, erenlerin bağından: erenlerin bağından s. 212). || nereden geliyorlarmış? || koçanadan iştipten, köprülüden... her taraftan... (ö. seyfettin, bomba: primo türk çocuğu ıı, s. 53). || dilimize arapçadan geçmiş olan acep ve acaba kelimeleri de soru zarfı ve soru ekini pekiştirme edatı olarak kullanılır: acep karacaoğlan bu yerlerden geçti mi ola? acaba söylemek istediklerimi tam olarak anlatabildim mi? vb.
Interrogation : İstinkak. Sorgulama. Soru sorma. Sorguya çekme. Soruşturma. Sorgu. Soru.
İngilizce Interrogable Türkçe anlamı, Interrogable eş anlamlısı
Sözcükler, direkt olarak Interrogable ile ilgili eş anlamlı kelimeler olmayabilir. Kelime anlamı benzer olan sözcükler olabilirler.
Beam : Sinyal vermek. Yayılmak. Yatay ağaç. Koşut doğrultuda yayılan ışın kümesi. Kiriş. Işın. Parlamak. Belli bir doğrultuda giden, ışından daha kalın tanecikler topluluğu. Saçmak (ışık). Belirli bir yönde yol alan ışınım; özellikle ışın demeti ya da elektron demeti.
Send : Yayın yapmak. Sevk etmek. Fırlatmak. Atmak. Coşturmak. Neşretmek. Sevketmek. Dağıtmak. Etmek.
Transmit : Yayınlamak. Aktarmak. Bulaştırmak. Resim ve ses imlerini televizyon almaçlarının izleyebileceği biçimde, elektromıknatıs ışımayla yaymak. bir izlenceyi televizyonla yaymak. -e aktarmak. Yaymak (radyo dalgaları veya telgraf sinyalleri vb'ni). Göndermek. Geçirmek. Ulaştırmak. Bilgisayar, sinema, televizyon alanlarında kullanılır.
Ascertainable : Soruşturulabilir. Tahkik edilebilir. Tesmiye edilebilir. Bulunabilir. Anlaması mümkün.
Question : Sorgulamak. Konu. Soru. Sorular sormak. Sorgu. - den şüphe etmek. Bütün öğeleri tam olarak verilmeyen bir düşüncenin, bir görüşün tamamlanmasına, yorumlanmasına ve eksiksiz bir anlatım biçiminde belirlenmesine yardımcı olan söz. topluca ortaya atılan birkaç düşünce ya da görüşten en doğru olanını seçmek için insanı düşünmeye yönelten araç. Şüphe. Kuşkulanmak. Tahkikat.
Doubtable : Kuşku duyulabilir. Tartışmaya açık. Şüphe edilebilir. Şüpheli.
Broadcast : Yayınlamak. (tohum) saçmak. Radyo veya televizyonla ilgili. Ünalgı yayını yapmak. Ünalgı yayını. Bildirmek. Saçmak (tohum). Yayın. Saçmak. Yaymak.
Examinable : Kontrol edilebilir. İncelenebilir. Gözden geçirilebilir.
Searchable : Soruşturulabilir. İncelenebilir. Denetlenebilir. Gözden geçirilebilir. Aranabilir.
Surveyable : İncelenebilir.
Interrogable synonyms : investigatable, air, ask.

Bu kısımda Interrogable kelimesinin türkçesi nedir? ingilizcede Interrogable ne demek? gibi ya da benzeri soruları üye olmadan pratik olarak hemen sorabilir, daha sonra kısaca ingilizce Interrogable anlamı, açılımı ya da türkçe kelime anlamı hakkında bilgiler verebilir veya dilerseniz Interrogable ile ilgili cümleler sözler yazılar ile ingilizce türkçe çeviri sözlük anlamları paylaşabilir, diğer web sitelerinden de birçok kaynaklar sunabilirsiniz. Spam veya çok kısa yazılan mesajlar yayınlanmayacaktır.