Interrogatives türkçesi Interrogatives nedir

  • Soru edatı.
  • Sorgu.
  • Soru sözcüğü.
  • Soru belirten.
  • Soru.
  • Soru biçiminde.
  • Soru zamiri.
  • Soru ifade eden.
  • Sorulu.
  • Soru soran.

Interrogatives ingilizcede ne demek, Interrogatives nerede nasıl kullanılır?

Interrogative accents : Soru vurguları. Tiyatro konuşmasında soru tümcelerini renklendirmede önemli olan vurgu biçimlerinin tümü.

Interrogative adjective : Adın yerini, sayısını, durumunu ve zamanını soru yoluyla belirten sıfat: kaç defa, hangi çocuk, kaçıncı kat, ne zaman gibi. || aile yadigarları ne güne duruyor? rehine veririz, bir şey yaparız (a. h. tanpınar, yaz yağmuru, s. 50). bu işi kaç günde bitirebilirsiniz? hangi şarkıcılar, hangi, şarkılar?... (y. k. karaosmanoğlu, göst.e.: s. 109). ada’da kayınbabasının köşkünde kaldıkları zamanlar kaç sabah şafağın taze saatlerinde barbunya avlamıştı? (a. ş. hisar, çamlıcadaki eniştemiz, s. 85). ne zaman ondan bahsedecek olsam elime sarıldınız, bana başka şeyler anlattınız (a. h. tanpınar, yg, s.316) vb. Soru sıfatı.

Interrogative adverb : Fiillerin yer, yön, zaman, neden, nitelik ve derecelerini soru yoluyla açıklayan ve soru zamirlerinden yararlanılarak kurulan zarf: nereye? nerede? hani? nereden? nasıl? (<ne asıl?) niçin? (<ne için) ne kadar? ne zaman? ne türlü? ne derece? vb. şimdi size acımaya yeltenen küstahları, hayatınızın onlarınkinden bin misli renkli olduğuna nasıl inandırmalı! (t. buğra, yalnızlar, s.37). || sokağa çıktığım zaman ona: || — annem için böyle şeyleri nasıl söyledin? || hem neden annenden utanıyorsun? diye ona çıkıştım (a. h. tanpınar, sahnenin dışındakiler, s.39). orası, niçin buradan daha kasvetli, daha elim ve daha korkunç olsun (y. k. karaosmanoğlu, erenlerin bağından: erenlerin bağından s. 212). || — nereden geliyorlarmış? || — koçana’dan iştip’ten, köprülü’den... her taraftan... (ö. seyfettin, bomba: primo türk çocuğu ıı, s. 53). || dilimize arapçadan geçmiş olan acep ve acaba kelimeleri de soru zarfı ve soru ekini pekiştirme edatı olarak kullanılır: acep karacaoğlan bu yerlerden geçti mi ola? acaba söylemek istediklerimi tam olarak anlatabildim mi? vb. Soru belirteci. Soru zarfı.

 

Interrogative particle : Soru eki. Soru kavramı veren mı/mu eki. ilgili olduğu kelimeden ayrı yazılır; ancak, o kelimenin son ünlüsüne göre ünlü uyumlarına girer; soru biçimindeki yüklemlerde şahıs ekleri alabilir: bizde mi geleceğiz?, güler misin, ağlar mısın?, iyi misiniz? yarın buradan ayrılıyorlar mı?, ben de gelebilir miyim? okudu mu? vb. || — oo.. beni nasıl bir yolculuğa sürüklediğinizi biliyor musunuz? (t.buğra, yalnızlar, s. 78). beni sadece sempatik bulduğun için mi seviyorsun? (t.buğra. göst.e., s.17). yahu! hala tanıyamadın mı? bu ne unutkanlık... ben süleyman değil miyim? (a.h. tanpınar, yaz yağmuru: teslim, s.94). || — rahmetli mi dediniz? || dik dik baktım: || — bu, şaşılacak bir şey mi? (t.buğra, yarın diye bir şey yoktur, s. 20). || — bu mu? || — evet (r. h. karay, memleket hikayeleri: komşu namusu, s.99). nice adamların gözleri önünde geçen vak’alar şahitleri kalmayınca, bir zaman mevzu olur, “deli miydi, değil miydi?” derler ve “öldürüldü mü, intihar mı etti” diye sorarlar (a. ş. hisar, fahim bey ve biz, s. 182). sahi mi ali’m? sahiden köylüye karışacak mısın? diye durmadan soruyordu. ali başıyla evet deyince de kuduruyordu (y. kemal, ortadirek, s. 394) vb.

 

Interrogative pronoun : Soru zamiri. Yerini tututuğu varlığı soru yoluyla temsil eden zamir, kim? ne? zamirleri: karaoğlan, yarım ağızla, başını çevirmeden karşılık verdi. yani de ona uyarak, yarım ağızla: — ne içeceksin? diye sordu (t. buğra, yarın diye bir şey yoktur, s. 45). o zamandan beri neler oldu, sen benden iyi biliyorsun! yalnız sana sormak isterim ki, bundan sonra ne olacak? (y.k. karaosmanoğlu, erenlerin bağından: okun ucundan, s.64). aziz dost, bülbül şeyda ise gül perişandır. kim kime rahmedecek? (y. k. karaosmanoğlu, göst.e., s. 49). iyelik ekleri ile genişletilmiş soru sıfatları da soru zamiri olarak kullanılır: hangisini beğendiniz? kaçıncısını deniyorsunuz? ne kadarından vazgeçiyorsunuz? vb. bk. ve krş. soru sıfatı. Soru adılı.

Interrogational : Sorgulamayla ilgili. Soruşturma ile ilgili. Soru ifade eden. Sorgu ile ilgili. Araştırma ile ilgili.

Interrogatively : Soru şeklinde. Soru ifade eden bir şekilde. Soru belirten bir biçimde.

Interrogative sentence : Soru cümlesi. Soru tümcesi. Soru kavramı kazandıran hangi? ne? kim? kaç? nasıl? gibi soru kelimelirinden biriyle ya da “evet” veya “hayır” karşılığını isteyen soru eki mi? ile kurulan cümle türü: kimler eğlendi, kimler avundu? vecd ve cuşiş kimde idi? hani mutrip nerede? canan ne oldu? heyhat, bir hırsız gibi yavaş yavaş yaklaşan bu ölü benizli sabah nedir? (y.k. karaosmanoğlu, erenlerin bağından, s.47). niçin geldiniz? niçin bu akşam buraya geldiniz? ve benim rahatımı ne diye kaçırdınız? dedi (a.h. tanpınar, abdullah efendinin rüyaları: geçmiş zaman elbiseleri, s. 99). ne oldu? sen de mektepten mi geliyorsun? başı mı yarıldı çocuğun? düştü mü? gözü mü çıktı? (p. safa, biz insanlar, s.25). || — rahmetli mi dediniz? || dik dik baktım: || — bu, şaşılacak bir şey mi? || adam kekeledi: || — hayır, estağfurullah! gençsiniz de... (t. buğra, yarın diye bir şey yoktur, s. 20). bu mucizenin sebebi ne idi? hemen yarı ölmüş bir halde kendisine bırakılan çocuğun, kucağında yeniden dirildiğini gördüğü için mi? onu yalnız bularak acıdığı için mi? (r. n. güntekin, kızılcık dalları, s. 126). acaba, sevdiği erkeğe bu kız nasıl güler? (s.f.abasıyanık, bütün eserleri ııı: yolculukta, s. 123) vb. Soru soran cümle (gramer).

Interrogating judge : Sorgu hakimi.

Detained for further interrogation : Daha fazla sorgulama için gözaltında. Daha ileri sorgulama için gözaltında tutulan.

İngilizce Interrogatives Türkçe anlamı, Interrogatives eş anlamlısı

Sözcükler, direkt olarak Interrogatives ile ilgili eş anlamlı kelimeler olmayabilir. Kelime anlamı benzer olan sözcükler olabilirler.

Queried : Sorguya çekmek. Soru işareti koymak. -den kuşku duymak. Kuşkulanmak. Doğruluğunu sormak. Şüphesi olmak. Sorgulamak. Sormak.

Q : İngiliz alfabesinin on yedinci harfi. Şüphe. Sorun.

Question wording : Soru dile getirme. Bir soruya yanlılığa yol açmadan ve yanıtsız kalmadan öngördüğü bilgiyi sağlayabilecek dilsel bir biçim kazandırma.

Interrogation : İstinkak. Sorguya çekme. Soru sorma. Sorgulama. Soruşturma.

Interrogative sentence : Soru kavramı kazandıran hangi? ne? kim? kaç? nasıl? gibi soru kelimelirinden biriyle ya da “evet” veya “hayır” karşılığını isteyen soru eki mi? ile kurulan cümle türü: kimler eğlendi, kimler avundu? vecd ve cuşiş kimde idi? hani mutrip nerede? canan ne oldu? heyhat, bir hırsız gibi yavaş yavaş yaklaşan bu ölü benizli sabah nedir? (y.k. karaosmanoğlu, erenlerin bağından, s.47). niçin geldiniz? niçin bu akşam buraya geldiniz? ve benim rahatımı ne diye kaçırdınız? dedi (a.h. tanpınar, abdullah efendinin rüyaları: geçmiş zaman elbiseleri, s. 99). ne oldu? sen de mektepten mi geliyorsun? başı mı yarıldı çocuğun? düştü mü? gözü mü çıktı? (p. safa, biz insanlar, s.25). || — rahmetli mi dediniz? || dik dik baktım: || — bu, şaşılacak bir şey mi? || adam kekeledi: || — hayır, estağfurullah! gençsiniz de... (t. buğra, yarın diye bir şey yoktur, s. 20). bu mucizenin sebebi ne idi? hemen yarı ölmüş bir halde kendisine bırakılan çocuğun, kucağında yeniden dirildiğini gördüğü için mi? onu yalnız bularak acıdığı için mi? (r. n. güntekin, kızılcık dalları, s. 126). acaba, sevdiği erkeğe bu kız nasıl güler? (s.f.abasıyanık, bütün eserleri ııı: yolculukta, s. 123) vb. Soru tümcesi. Soru soran cümle (gramer). Soru cümlesi.

Hearing : Duyma. Savunma. İşitme. İşitme alanı. Soruşturma. Yargıtay duruşması. Görüşme. Söz hakkı. Açıklama.

Leading question : Cevaba ipucu veren soru. Cevabı yönlendiren soru. Belirli bir cevaba yönelten soru.

Questioner : Sorgulayan kimse. Çok soru soran kimse. Soru soran kimse.

Question : Tahkikat. İfadesini almak. Soru sormak. Şüphe. Sorular sormak. Problem. Toplumbilimde başlıca bilgi sağlama aracı olan ve olgu, davranış, kanı, tutum, görüş gibi konularda bireylerden yanıt almak üzere başvurulan ölçünlü sınar. Mesele. Bilinmez. Sorguya çekmek.

Rogatory : Soru türünden. İstinabe ile ilgili. Soran. Sorguya ait. Sorgulayan. İstinabe ait. İstinabe.

Interrogatives synonyms : yes no question, interrogatories, cross examination, inquisition, enquiry, oyer, questions, interrogations, oyers, querent, hearings, inquiry, examining, interrogatory, interrogative pronoun, enquiries, inquiries, interrogational, query, questioners, inquisitions, sentence, interrogative, cross question, grilling.

Interrogatives zıt anlamlı kelimeler, Interrogatives kelime anlamı

Declarative : Beyan eden. Bildirim deyimi. İfade eden. Tanıtan. Bildirimsel. Haber veren. Bildiren.

Declaratory : Açıklayıcı. Beyan edici. Beyan eden. İzhari. İfade eden. İzah edici. Açıklayan. Tespit edici.