Interveners türkçesi Interveners nedir

Interveners ingilizcede ne demek, Interveners nerede nasıl kullanılır?

Intervener : Araya giren kimse veya şey. Arabulucu. Müdahil. Karışan kimse.

Intervene : Arada olmak. Geçmek. Araya girmek. Davaya müdahale etmek. Aracılık etmek. Karışmak. Müdahale etmek. Arasına gelmek. Nüfuzunu kullanmak.

Intervened : Araya girmek. Müdahale etmek. Aracılık etmek. Davaya müdahale etmek. Karışmak. Arasına gelmek. Geçmek. Arada olmak. Nüfuzunu kullanmak.

Intervenes : Arada olmak. Aracılık etmek. Nüfuzunu kullanmak. Araya girmek. Karışmak. Geçmek.

Intervenience : Araya girme. Rahatsızlık. Parçalara bölme. Ayırma. Karışma. Müdahale. Aracılık. Burnunu sokma. Sözlünü kesme.

Intervention : Davaya katılma istemi. Bilgisayar, hukuk, ekonomi alanlarında kullanılır. Geçme. Anlaşmazlıkları çözümlemek için üçüncü kişinin araya girmesi. Karışma. Araya girme. Katılma. Müdahale. Girişim. Arada olma.

Intervenient : Bölen kimse. Araya giren kimse. Sözünü kesen kimse. Ayıran kimse. Karışan. Karışan kimse.

Intervention required check : Müdahale gerektiren denetim. Karışma gerektiren denetim. İşlem gerektiren hata.

Intervening : Geçmek. Müdahale eden. Karışan. Müdahaleci. Aradan geçen. Araya giren. Karışmak. Müdahil. Araya girmek. Nüfuzunu kullanmak.

 

Intervention policy : Müdahale politikası.

İngilizce Interveners Türkçe anlamı, Interveners eş anlamlısı

Sözcükler, direkt olarak Interveners ile ilgili eş anlamlı kelimeler olmayabilir. Kelime anlamı benzer olan sözcükler olabilirler.

Interventionists : Müdahale eden kimse. İktisadi hayatta devlet denetimini savunanlar. Müdahaleciler.

Interferers : Karşıt takım oyuncusunu engelleyen oyuncu (spor). Rahatsız eden kimse veya şey. Müdahale eden kimse. Burnunu sokan kimse.

Intercessor : Başkası adına rica eden kimse. Şefaatçi. Meyancı. Aracı.

Meddler : Her şeye burununu sokan kimse. Herkesin işine burnunu sokan kimse. İşgüzar. Her şeye burnunu sokan kimse. Burnunu sokan kimse. Herkesin işine karışan kimse.

Interventionist : Karışanlar. Müdahale eden kimse. Müdahale edenler. Müdahaleci.

Intervening : Karışmak. Müdahaleci. Müdahale eden. Nüfuzunu kullanmak. Aradan geçen. Aracılık etmek. Arada olmak. Geçmek. Araya giren. Karışan.

Interfere : Yoluna çıkmak. Engellemek. Dokunmak. Karışmak. Girişmek. Çatışmak. Parazit yapmak. Araya girmek. Müdahale etmek. Burnunu sokmak.

Obstructers : Mani olan kimse. Bozan kimse. Zorlaştırıcı kimse veya şey. Engelleyici kimse veya şey.

Interfering : Her şeye burnunu sokan. Karışan. Aykırı düşen. Müdahale eden. Karışma. Herşeye karışan. İşgüzar. Çatışan. Müdahaleci.

Interrupters : Kesme mekanizması. Enterüptör. Sözünü kesen kimse. Şalter. Kesen şey. Anahtar. Bir devreyi açıp kapamak için kullanılan mekanizma. Elektrik anahtarı. Akım kesici.

Interveners synonyms : arbitrageurs, intervenient, conciliators, meddlers, step in, arbiters, intercessors, conciliator, intermediaries, interlope, arbiter, interrupter, arbitrageur, meddling, interceder, tamper, interferer, interact, obstructer, assuager, interpose, arbitrager, kibitzers, go between, kibitzer, intervener, arbitragers, daysman, arbitrator, meddle, lie.