Intervenience türkçesi Intervenience nedir

Intervenience ingilizcede ne demek, Intervenience nerede nasıl kullanılır?

Intervenient : Araya giren kimse. Karışan kimse. Sözünü kesen kimse. Ayıran kimse. Karışan. Bölen kimse.

Intervening : Karışmak. Geçmek. Aracılık etmek. Araya girmek. Arada olmak. Müdahil. Nüfuzunu kullanmak. Araya giren. Müdahale eden. Müdahaleci.

Intervening variable : Aracı değişken. Ara değişken. İki değişken arasında bir ilişkinin kurulmasında ya da bağımsız değişkenin bağımlı değişken üzerindeki etkilerinin belirmesinde aracılık eden değişken, bk. geliştirme.

İngilizce Intervenience Türkçe anlamı, Intervenience eş anlamlısı

Sözcükler, direkt olarak Intervenience ile ilgili eş anlamlı kelimeler olmayabilir. Kelime anlamı benzer olan sözcükler olabilirler.

Concernment : Endişe. Önem. Özel ilgi. Kaygı. Anlam.

Agencies : Acenta. Acenteler. Organ. Vasıta. Ajans.

Implication : Dahil etme. İçerim. İçerme. Saklı olan anlam. Çıkarım. İçine sokma. Bulaştırma. Dolaştırma. (bir kimseyi olumsuz bir şeye) karıştırma veya bulaştırma. Gerektirme.

Assignment : Tahsis işlemi. Görev. Aktarma. İş. Feragat senedi. Kararlaştırma. Tayin. Devir. Tahsis etme. Ev ödevi.

 

Embroilment : Bozuşma. Karışıklık. Anlaşmazlık.

Discomforts : Rahatını bozmak. Ağrı. Bozmak. Rahatını kaçırmak. Keyfini kaçırmak. Üzmek. Sıkıntı vermek. Rahatsız etmek.

Curiously : Merakla. Garip biçimde. İlgiyle. İlginç biçimde. Meraklıca.

Agency : Acenta. Aktör. Acente. Tecimyerlerin çalıştıkları yerlerinin, ücret paylarının ya da genel olarak yapmış oldukları işlemlerinin tümü. Fail. Ajans. Acente temsilciliği. İktisat, ekonomi alanlarında kullanılır. Acentelik.

Balls ache : Sıkıntı. Kıç ağrısı. Taşak ağrısı. Rahatsızlık veren kimse veya şey (argo terim). Baş belası. Boyun ağrısı.

Annoyances : Sıkıntı kaynağı. Kızgınlık. Sıkıntı. Baş ağrıtma. Baş belası. Rahatsız etme. Üzüntü kaynağı. Kızdırma.

Intervenience synonyms : allocating, breakdown, interpositions, discomposure, amalgamation, annoyance, carry over, commingling, mediation, discomfort, engaged in, discomforting, interference, ailments, assortment, culling, discommodity, complaint, crosstalk, interposition, allocation, embroilments, mind your own business, interventions, intermedium, assigner, appropriation, agency business, complaints, besetment, disease, appropriations, combout.

Intervenience ingilizce tanımı, definition of Intervenience

Intervenience kelimesinin İngilizce - İngilizce çevirisi (English to English) : Intervention. Interposition.