Embroilment türkçesi Embroilment nedir

Embroilment ingilizcede ne demek, Embroilment nerede nasıl kullanılır?

Embroilments : Bozuşma. Anlaşmazlık. Karışıklık. Karışma.

Embroil : Karışmak. Araya girmek.

Embroiled : Bozuk. Karmakarışık. Karışıklık içine girmiş. Darmaduman. Keşmekeş içine girmiş.

Embroiling : Karmakarışık etme. Bozuşturma. Karışıklık içine girme. Aralarını açma. Bozmak. Bozma. Karışıklık yaratma. Karıştırma. Ara bozmak. Karıştırmak.

Embroils : Sokmak (birini zor bir işe). Ara bozmak. Sokmak. Araya girmek. Karışmak. Karıştırmak. Bulaştırmak. Bozmak.

Disembroil : Karışıklıktan kurtarmak. Dolaşıklıktan kurtarmak. Karmaşıklıktan kurtarmak.

İngilizce Embroilment Türkçe anlamı, Embroilment eş anlamlısı

Sözcükler, direkt olarak Embroilment ile ilgili eş anlamlı kelimeler olmayabilir. Kelime anlamı benzer olan sözcükler olabilirler.

Chaos : Kaos. Kaya karmaşığı. Kıyamet. Kargaşa. Velvele. Karmaşa. Keşmekeş. Düzensizlik.

Crosstalk : Konuşma karışması. Sohbet. Çapraz karışma. Ses karışımı. (telekomünikasyon) değişik kanallarda olan iki frekansın karışımının neden olduğu karışma (telefonda veya radyoda olduğu gibi). Yanses. Diyafoni. Resmi olmayan konuşma. Parazit yapma.

 

Amalgamations : Karışım. Füzyon. Karıştırma. Şirketlerin birleşmesi. Bütünleştirme. Cıva ile bir başka madeni karıştırma. Şirket birleşmesi amacı ile uygulanan tasfiye işlemleri. Alaşım. Birleştirme.

Split : Ayrılık. Ayırmak. Split. Hisse. Sökülmek. İhtilaf. Bölmek. Genellikle hisse senetlerinin değer kazanması durumunda, şirketin sermayesi aynı kalırken hisselerinin bölünerek sayıca daha çok ve daha düşük nominal değerli hisse senetlerine dönüştürülmesi. Defolup gitmek. Çatlak.

Ambiguities : Anlam bulanıklığı. Şüpheli oluş. Anlam belirsizliği. Anlam karmaşası. Müphemiyet. Belirsizlik. İkircim. İki manalılık. Muğlaklık.

Brouhaha : Karmaşa. Keşmekeş. Yaygara. Kargaşa.

Strife : Mücadele. Çekişme. Kavga. İhtilaf. Sorun. Savaş. Münazara. Çatışma.

Interposition : Aracılık. Araya koyma. Müdahale. Araya girme. Üst üste binme. Tavassut.

Clutter : Koşuşmak. Saçıştırılmış şeyler. Yığmak. Darmadağın etmek. Tıka basa doldurmak. Darmadağınlık. Zürzavar. Karman çormanlık. Karmakarışık etmek. Karıştırmak.

Difference : Dava. Ayrım. Farklılık. Olay, nesne ya da özellikleri birbirinden ayıran ve algılanabilen başkalık, bk. benzerlik. Benzememe. Fark. Ayrılık. Kavga.

Embroilment synonyms : embroglio, disconformity, altercations, disagreements, decomposition, befuddlements, altercation, bungles, argument, embroilments, cataclysms, amalgamate, embroglios, cataclysm, chaoses, concernment, amalgamates, disagreement, difference of opinions, controversies, breakup, interposal, dissensions, dissension, interferences, callaloo, bedlams, discord, bedevilment, addlement, conflict, decompositions, brouhahas.

Embroilment ingilizce tanımı, definition of Embroilment

Embroilment kelimesinin İngilizce - İngilizce çevirisi (English to English) : The act of embroiling, or the condition of being embroiled. Entanglement in a broil.