Chaos türkçesi Chaos nedir

Chaos ile ilgili cümleler

English: There is violence and chaos in the streets.
Turkish: Sokaklarda şiddet ve kaos var.

English: The coming of chaos is inevitable.
Turkish: Kaosun gelmesi kaçınılmaz.

English: Urban sprawl and chaos create many planning problems.
Turkish: Çarpık kentleşme ve kaos pek çok planlama sorunları yaratır.

English: There must be a balance between chaos and law.
Turkish: Kaos ve yasa arasında bir denge olmalı.

English: Climate change, civil war, financial hardship, and infrastructural chaos have all caused turmoil in this country.
Turkish: İklim değişimi, iç savaş,finansal zorluk ve altyapısal kaosun hepsi bu ülkede karışıklığa neden olmuştu.

Chaos ingilizcede ne demek, Chaos nerede nasıl kullanılır?

Chaoses : Kıyamet. Kaos. Karmaşa. Düzensizlik. Kargaşa. Karışıklık. Velvele. Keşmekeş. Kaya karmaşığı.

Chaomancy : Hava değişmelerine dayanılarak geleceği okuma işi. bk. bakı. krş. hava bakısı. Hava değişim bakısı.

Chaotic : Altüst. Alt üst. Darmaduman. Düzensiz. Karman çorman. Kaotik. Karmakarışık.

Chaotically : Düzensizce. Karman çorman olarak. Karmakarışık biçimde.

Chaoticness : Tam kargaşa. Kafa karışıklığı.

 

Chacma baboon : Şebek. Maymunlar (primates) takımının, eski dünya maymunugiller (cercopithecidae) familyasından, kılları uzun, yüzü ve elleri kara, güney afrika'da yaşayan bir tür. çakma. Güney afrika babunu.

Chack : Kafasını geriye atıp durmak. (ikide bir) başını silkmek veya sallamak veya silkelemek veya geriye atmak.

Chace : Takip etmek.

Chablis : Bir beyaz şarap türü.

Chaoul tube : Genel olarak düşük gerilimle (100 kvdan az), çalışan ve radyoterapide kullanılan iletim hedefli ve oyuk anotlu x ışını tüpü. Chaoul tüpü.

İngilizce Chaos Türkçe anlamı, Chaos eş anlamlısı

Sözcükler, direkt olarak Chaos ile ilgili eş anlamlı kelimeler olmayabilir. Kelime anlamı benzer olan sözcükler olabilirler.

Pie : Börek. Rüşvet. Çörek. Gerçekleşmesi olanaksız düş. Karmakarışık hurufat yığını. Saksağan. Turta. Benekli hayvan.

Morass : Engel. Batak. Güçlük. Karmaşık durum. Sazlık. Bataklık.

Complication : Güçlük. Durumu güçleştiren şey. Pürüz. Karmaşık hale getirme. Hastalığın başka bir hastalıkla karışması. Yeni sorun. Komplikasyon. Engel.

Brouhahas : Yaygara.

Befuddlements : Şaşırma. Şaşkınlık. Kafa karışıklığı.

Ruction : Gürültü. Ayaklanma. Patırtı. Şamata. Hengame.

Blight : Bir kentin ya da kasabanın, özeksel, toplumsal ve ekonomik etkenlerle gelişmesi engellenen, taşınmazları sürekli olarak değer yitiren, yoksulluk yuvası niteliği kazanmaya yüz tutmuş bölümü. Soldurmak. Yıkım. Boşa çıkarmak. Kavurmak. Kötü etkilemek. Felaket. Küf. Çöküntü bölgesi. Suya düşürmek.

Doomsday : Hesap günü. Karar günü. Hüküm günü. Kıyamet günü. Mahşer günü. Ahir zaman. Ana baba günü.

 

Resurrection : Canlanma. Diriltme. Diriliş. Dirilme. Yeniden diriltme. Yeniden dirilme. Yeniden canlanma. Yeniden ortaya çıkma. Yenileme.

Chaos synonyms : physical phenomenon, balagan, topsy turvyness, topsy turvydom, ruckuses, brouhaha, broil, choppiness, cataclysms, ballyhoo, disorders, balls up, addlement, big fuss, anarchism, cobwebs, broils, derangement, blights, clamoured, clamour, bustle, confusion, bungles, bumpiness, anarchies, bedevilment, cataclysm, complexity, fuss, complicities, callaloo, ballyhoos.

Chaos ingilizce tanımı, definition of Chaos

Chaos kelimesinin İngilizce - İngilizce çevirisi (English to English) : A yawning chasm. An empty, immeasurable space.