Strife türkçesi Strife nedir

Strife ile ilgili cümleler

English: Marriage, in peace, is this world's paradise; in strife, this life's purgatory.
Turkish: Huzurlu evlilik bu dünyanın cennetidir, çekişmeli evlilik bu dünyanın arafıdır.

English: "How's the trouble and strife?" is an example of a sentence using Cockney rhyming slang.
Turkish: "Torun torba nasıl?" bir ikileme cümlesi örneğidir.

Strife ingilizcede ne demek, Strife nerede nasıl kullanılır?

Bloody strife : Kan gütme. Kan davası.

Causing strife : Çatışmaya sebep olma. Kışkırtıcı çekişme.

Civil strife : İç kargaşalık. İç çekişme. İç kargaşa.

Strifes : İhtilaf. Çekişme. Anlaşmazlık. Münazara. Kavga. Mücadele. Savaş. Arbede. Çatışma. Bozuşma.

Loosestrife : Altın kamış. Adi litrum.

Stria : Şerit. Optik cam damarı. Çizik. İnce çizgi. Yiv. Kas lifi. Striya. Çizgi.

Striated rock : Çizgili taş. Çizikli taş. Üzerinden geçen sert ve ağır buzullarla çizilmiş yerlikaya ve buzultaşlar. bk. parlatılmış kayaç.

Striae : Çizgi. Çizgiler. İnce çizgi. Yiv. Şerit. Damarlanma.

Striated border : Çizgili kenar. Bağırsak epitelinde silindirik hücrelerin üst yüzeyinde emme yüzeyini genişletmek maksadıyla oluşan, içinde aktin filamentlerinden oluşmuş göbek proteinleri bulunan, ışık mikroskobunda hücrelerin üzerinde ikinci bir çizgi görüntüsü oluşturan, düzgün sıralı mikrovillüs denilen parmak şeklindeki katlanmaların oluşturduğu yapı.

 

Striated : Çizik. Damarlı. Striyate. Strialı. Yivli. Çizgili.

İngilizce Strife Türkçe anlamı, Strife eş anlamlısı

Sözcükler, direkt olarak Strife ile ilgili eş anlamlı kelimeler olmayabilir. Kelime anlamı benzer olan sözcükler olabilirler.

Donnybrooks : Kuzey dakota eyaletinde şehir. Bar kavgası. Şiddetli tartışma. Şiddetli kavga. Birçok kişinin karıştığı kavga. Mahalle kavgası.

Broil : Çok sıcak olmak. Balık kızartmak. Gürültü. Tartışma. Kargaşa. Izgara. Izgarada kızartmak. Kızartmak. Pişmek.

Disagreement : Tutum, görüş, kanıları ölçülen çeşitli kişilerin ya da aynı bireyin yanıtları arasındaki benzemezlik ya da terslik. Uygun bulmama. Uyuşmazlık. Tartışma. Uyuşmama. Münakaşa. Uzlaşmazlık. Mübayenet. Ayrılık. Bir ölçer ya da ölçekle, tutumları ölçülen kişilerin herhangi bir sınar ya da anlatımda dile getirilen tutumu benimsemeyerek yadsımaları durumu, bk. uyuşmama.

Cliffhangers : Çekişmeli yarışma. Dizi film. Heyecanlı dizi. Heyecan dolu yarışma. Heyecanlı yarış. Heyecanlı resimli roman. Büyük çekişme. Arkası yarın. Heyecanlı dizi film.

Blowups : Büyültme. Fotoğraf büyütme. Öfke patlaması. Tepesi atma. Şişirilebilen. Agrandisman. İnfilak. Patlama.

Bust up : Çıngar. Tartışma. Bozmak. Yıkmak. Mahvetmek. Ağız kavgası. Dalaşmak. Sona erme. Sona ermek. Parçalanmak.

Combats : Muharebe etmek. Savaşmak. Dövüşmek. Mücadele etmek. Cenk. Muharebe. Çarpışmak. Harp etmek. Çarpışma.

 

Drawbacks : Mahzur. Engel. Çekince. Zorluk. Sakınca. Güçlük. Ayakbağı. İhraç primi. Vergi iadesi.

Brawled : Dalaş. Kavga etmek. Ağız dalaşı yapmak. Dalaşmak. Sesli tartışmak. Gürül gürül akmak. Tartışmak. Dövüşmek.

Bickerings : Münakaşa. Ağız kavgası. Didişme. Atışma. Önemsiz bir şey için yapılan tartışma. Tartışma.

Strife synonyms : merging, battle, disputations, coincidences, disaccord, fight, disagreements, embroilments, embroglio, disputation, argument, agon, chaffers, affraying, conflict, mooted, drawback, quarrel, ambiguity, combat, controversies, melee, coincidence, countercurrent, fighting, grievances, chaffering, chaffered, collisions, aiming, dispeace, chaffer, cat and mouse.

Strife zıt anlamlı kelimeler, Strife kelime anlamı

Order : Buyruk. Yol. Durum. Çeşit. İntizam. Düze. Emretmek. Soru ya da sınarlardan oluşan bir gözlem aracında belli kural ya da nicelemelere göre elde edilen dizim. Ada yazılı. Öğelerin, belirlenmiş kurallara göre yerleşim durumu. sıra kavramının tersine, her düzen doğrusal olmak zorunda değildir.

Strife ingilizce tanımı, definition of Strife

Strife kelimesinin İngilizce - İngilizce çevirisi (English to English) : Earnest endeavor. The act of striving.