Introducing türkçesi Introducing nedir

  • Tanıtım.
  • Bir araştırıcının bağlı olduğu kurumu ve araştırmanın amacını belirterek kendisini sunması.
  • Tanıtma.
  • Sunucu.

Introducing ile ilgili cümleler

English: The group is introducing some songs from their new album.
Turkish: Grup, yeni albümlerinden birkaç şarkı tanıtıyor.

English: Germany is introducing temporary border controls with Austria.
Turkish: Almanya, Avusturya sınırında geçici sınır kontrollerine başlıyor.

English: Germany is introducing temporary border controls with Austria to reduce the number of migrants coming into the country.
Turkish: Almanya ülkeye gelen göçmenlerin sayısını azaltmak için Avusturya ile geçici sınır kontrollerine başlıyor.

English: I'll begin by introducing myself.
Turkish: Kendimi tanıtarak başlayacağım.

English: Are you in favor of introducing a minimum wage?
Turkish: Asgari ücreti tanıtmaktan yana mısınız?

Introducing ingilizcede ne demek, Introducing nerede nasıl kullanılır?

Reintroducing : Yeniden tanıtmak.

Introducible : Sunulabilir. Yerleştirilebilir. Takdim edilebilir. Tanıtılabilir.

Introduce : İlk kısmını oluşturmak. Uygulamaya koymak. Takdim etmek. Ortaya çıkarmak. Uygulamak. İçeri sokmak. Lanse etmek. Tanıtmak. Getirmek. Başlamak.

Introduced : Takdim etmek. Ortaya koymak. İçeri sokmak. Başlattı. Tanıtılmış. Sunmak. Başlamak. Tanıştırmak. Öğretmek. Tanıtılan.

 

Introducer : Takdim eden kimse. Herhangi bir boşluk içine tüp sokmak için kullanılan araç. Tesis eden kimse. Tanıtıcı. Spiker. Takdim eden. Tanıştıran. Sunucu. Başlatan kimse. İnsanlara bilgi veren kimse.

Be introduced : Tanıtılmak.

Introductory situation : Başlangıç durumu. Oyunu, havası, rengi ve anlamı açısından seyirciye tanıtan olay dizisinin ilk durumu.

Introducers : Tesis eden kimse. Tanıştıran kimse. Takdim eden. Takdim eden kimse. Tanıtıcı. Sunucu. Başlatan kimse. Herhangi bir boşluk içine tüp sokmak için kullanılan araç. İnsanlara bilgi veren kimse. Tanıştıran.

Introductorily : Hazırlayıcı bir şekilde. Başlangıçta. İlk olarak. Tanıtıcı bir şekilde.

Introductory text : Açıklama yazısı. Bir filmin, bir televizyon izlencesinin başında yer alan ve bunlarla ilgili herhangi bir bilgi sunan yazı. Sinema, televizyon alanlarında kullanılır. Tanıtıcı metin.

İngilizce Introducing Türkçe anlamı, Introducing eş anlamlısı

Sözcükler, direkt olarak Introducing ile ilgili eş anlamlı kelimeler olmayabilir. Kelime anlamı benzer olan sözcükler olabilirler.

Familiarizations : Tanıma. Alıştırma. Alışkanlık.

Presentations : Sahneye koyma. Sunular. Hediye. Tavsiye etme. Sahneleme. Kavrama gücü. Gösterme. Arz.

Demo : Örgüt toplantısı. İspat. Gösteri. Demonstrasyon. Demo yapmak. Gösterme.

Compere : Sunuculuk yapmak. Sunmak.

Emceed : Protokol yetkilisi olarak çalışmak. Sunmak. Protokol yetkilisi. Sergilemek. Bir kutlamanın ev sahipliğini yapmak. Bir etkinliği sunmak. Teşrifatçı. Bir programın sunuculuğunu yapmak. Emcee (sunmak).

 

Anchorman : Bir takımda görevini gerçekleştiren son üye (spor). Televizyon yayıncısı. Yayımcı (televizyonda). Haber sunucusu.

Lead in : Anten giriş teli. Besleme. Sinema, televizyon alanlarında kullanılır. Konuya giriş yapmak. Giriş. İniş kablosu. Programı açış sözleri. Verici dalgalığı ya da almacı, yüksek yinelenimli imle besleyen; verici dalgalığı vericiye ya da alıcı dalgalığı almaca bağlayan kablo. Bir şeye girmek veya girişmek veya başlamak.

Habituations : Bir kimseyi bir şeye alıştırma eylemi. Ünsiyet. Alışkanlık. Ülfet. Alışma. Alıştırma. İtiyat. Habituasyon.

Flacks : Reklam. Basın danışmanı. Tanıtım elemanı. Reklam ajansı. Basın sözcüsü. Eleştiri. Uçaksavar ateşi. Küfür. Basın sözcülüğü yapmak.

Overviews : Kısaca gözden geçirme. Genel taslak. Genel değerlendirme. Genel açıklama. Kuşbakışı. Genel bakış. Gözden geçirmek.

Introducing synonyms : presentation, displaying, credential, introduction, promotion, intro, advertizement, identification procedure, advertising, habituation, enunciator, cryer, declarator, enunciators, comperes, compered, introductions, promo, announcers, familiarisation, host, intros, emcee, announcer, anchorperson, emcees, familiarization, communication server, flack, overview, advertisement.