Ironers türkçesi Ironers nedir

  • Ütü ile kumaşlardan buruşuklukları gideren kimse.
  • Ütüleyen kimse.
  • Ütücü.
  • Repasöz.

Ironers ingilizcede ne demek, Ironers nerede nasıl kullanılır?

Ironer : Repasöz. Ütücü. Ütüleyen kimse. Ütü ile kumaşlardan buruşuklukları gideren kimse.

Ironed : Ütülenen. Buruşuklukları ütü ile düzeltilmiş olan. Ütülenmiş. Ütülü.

Irones : İron. Süsen özü.

I need this to be ironed : Bunları ütületmem gerekiyor.

Environed : İçine alınmış. Kuşatılmış. İhata edilmiş. Kuşatmak. Etrafını sarmak. Çevrelemek. Etrafı çevrilmiş.

Iron analysis : Demir tayini. Yem ve dışkı örneğindeki organik kısmın kuru yakma yöntemiyle kül fırınında veya yaş yakma yönteminde asit yardımıyla tamamen yakılarak geriye kalan inorganik kısımda oto analizatör veya atomik absorpsiyon fotometri cihazı yardımıyla demir mineralinin aranması için yapılan analiz.

Iron cement : Demir macunu.

Iron age : Demir devri. Demir çağı.

Iron carbon eutectic : Demir-karbon ötektiği.

Iron carbon system : Demir-karbon sistemi. Demir-karbon dizgesi.

İngilizce Ironers Türkçe anlamı, Ironers eş anlamlısı

Sözcükler, direkt olarak Ironers ile ilgili eş anlamlı kelimeler olmayabilir. Kelime anlamı benzer olan sözcükler olabilirler.

Hamper : Güçleştirmek. Köstek olmak. Travay. Yokuş yapmak. Zorluk çıkarmak. Kösteklemek. Engel oluşturmak. At veya sığırın yer değiştirmesini yere düşmesini engellemek için hayvanın içine sokulduğu etrafı kalın demir çubuklarla çevrili yer. Engellemek.

 

Pressers : Baskı silindiri. Pres. Pres makinesi. Matbaacı. Presci.

Pressman : Muhabir. Gazeteci. Basımcı. Matbaacı. Basın mensubu. Baskı makinası operatörü.

Trammel : Engel. Elipsograf. Bukağı. Avlamak. Tuzağa düşürmek. Engellemek. Kollu pergel. Güçleştirmek. Gereç. Bir tür balık ağı.

Pressmen : Basın mensubu. Muhabir. Gazeteci. Basımcı. Matbaacı. Baskı makinası operatörü.

Chains : Sınırlama. Boyunduruk. Silsile. Zincir. Ölçme zinciri. Dizi.

Bond : Bağlamak. Birbirine yapışma. Birleşmek. Birleştirmek. Bağ. Tahvil. Kamu ve özel kesim tarafından değişken veya sabit faizli, kupon ödemeli ya da iskontolu olarak çıkarılan bir yıldan uzun vadeli borç senedi. krş. bono. Yapışmak. Ancak belirli doğrultu ve uzaklıklarda güçlü olan, özel kimyasal kuvvetlerden kurulu öğeciklerarası bağlam. Yapışma.

Shackle : Mania. Köstek olmak. Engel olmak. Zincir. Zincire vurmak. Köstek. Prangaya vurmak. Boyunduruk. Elini kolunu bağlamak. Engel.

Presser : Matbaacı. Pres ustası. Basımcı.

Ironers synonyms : william penn adair rogers, will rogers, ironer.

Ironers zıt anlamlı kelimeler, Ironers kelime anlamı

Rough : Nal kayarı takmak. Pütür pütür yapmak. Rahatsız bir şekilde. Kaba saba. Taslak. Kaba dokunmuş. Aşağı yukarı. Engebeli. Pürtüklü. Açık saçık.

Unironed : Ütüsüz. Bir demirle kırışıklıkları giderilmemiş olan.