Iska nedir, Iska ne demek

Iska; Dil bilgisi yönünden Türkçe'de argo olarak kullanılır.

"Iska" ile ilgili cümleler

  • "Güzel bir orta ile gole mal olan bir ıskayı ayırt edemez." - H. Taner

Yerel Türkçe anlamı:

Verem.

[Bakınız: ıskıtça]

Tohumluk küçük soğan, arpacık soğanı.

Zayıf, sıska.

Iska anlamı, kısaca tanımı:

Iska geçilmek : Gözden kaçırılmak, atlanmak, değeri ve önemi anlaşılmamak.

Iska geçmek : Üzerinde durmamak, önem vermemek, atlamak. hedefe rast getirememek.

Iskaça : Yelkenli gemilerde direklerin alt uçlarının içine oturtulduğu yuva.

Iskalama : Iskalamak işi.

Iskalamak : Hedefe denk getirememek.

Iskarça : Bir şeyi tıka basa doldurma. Bir limanın gemilerle dolu olması durumu. Kalabalık liman.

Iskarmoz : Kürek takmak için kayık ve sandalın yan kenarına dikine yerleştirilmiş ağaç çubuk. Vücudu yuvarlak, uzunca, pullu, burnu sivri, küçük palamut boyunda bir balık (Sphyraena sphyraena). Gemilerin kaburgalarını oluşturan eğri ağaçların adı.

Iskarta : Herhangi bir nedenle değerini yitirmiş mal. Bazı iskambil oyunlarında kullanılması gerekmediğinden bir yana bırakılan kâğıtlar.

Iskartaya çıkarmak : Değersiz bularak bir yana atmak, işe yaramadığı için ayırıp bir yana koymak.

 

Iskat : Ölenlerin kılınmamış namazları ve tutulmamış oruçları için verilen sadaka. Düşürme, aşağı atma. Düşürülme.

Iskatçı : Iskat verilen kimse.

Adi ıskarmoz : Teknenin küpeştesine takılan ve üzerine dolanan bir halat ile içinden sadece bir kürek geçebilen, birbirine yakın, iki ahşap çubuk.

Durma : Durmak işi.

Verme : Vermek işi.

Çıkarma : Çıkarmak işi, emisyon. Dört işlemden biri, çıkarmak işlemi, tarh. Düşman kıyılarına gemi, bot vb.nden asker indirme, asker çıkarma.

Hedef : Yapılması tasarlanan iş, amaç. Varılacak yer, ulaşılacak son nokta. Nişan alınacak yer, nişangâh.

Üzerinde : ... ile ilgili, üzerine. Üstünde.

Önem : Bir şeyin nitelik veya nicelik bakımından değeri olma durumu, ehemmiyet.

Rast : Klasik Türk müziğinde bir makam. Tesadüf. Atılan şey hedefi vurma. Doğru, düzgün.

İska : Tohumluk küçük soğan, arpacık soğanı.

İskabel : Ayakkabı. (Kayalık *Susuz -Kars)

İskambil bakısı : İskambil açma yöntemiyle geleceği okuma işi. bk. bakı. krş. ok bakısı.

İskambil kağıdı gibi devrilmek : birer birer ve birbiri ardı sıra devrilmek.

İskamboz : Kürek takmak için kayığın iki yanına vurulan tahta çivi

İskan : [iskaten, istikan]: Bardak. (Küllük *Iğdır -Kars) [iskaten] : (*Susuz -Kars) [istikan] : (Eşmeyazı -Kars) Yurtlandırma. Yurtlanma. İlgili cümle: "İskân izni"

İskan etmek : ev, yurt kazandırmak; boş bir yere insan yerleştirmek.

İskana açmak : kadastrosunu, planlarını ve altyapısını bitirip bir bölgeyi inşaat yapmaya hazır duruma getirmek.

İskandal : Büyük çuval.

İskandil etmek : deniz derinliğini ölçmek; soruşturmak, araştırmak. İlgili cümle: "“Evde kimsenin olmadığını telefonla iskandil ediyorlarmış diyor Bedri.”" O. Rifat. mec. bir işin içyüzünü araştırmak, bilgi toplamak; argo gözetlemek, çevreyi kollamak. İlgili cümle: "“Cevizlerin altını iskandil ederek böğürtlen yığınının gölgesine sığındı.”" O. C. Kaygılı.

 

Iska ile ilgili Cümleler

  • Vurucu topa vurabilir mi yoksa ıskalar mı?
  • Birini ıska geçtin.
  • Ali hedefi ıskaladı.
  • Iskaladın.
  • Ok, hedefini ıskaladı.
  • O ıskartaya çıktı artık.
  • Hedefi ıskaladın.
  • Onu ıskaladığına şaşırdım.

Diğer dillerde Iska anlamı nedir?

İngilizce'de Iska ne demek? : [International Sport Karate Association] n. Miss

Rusça'da Iska : n. промах (M)