Islanders türkçesi Islanders nedir

Islanders ingilizcede ne demek, Islanders nerede nasıl kullanılır?

Islander : Adalı.

Island arc : Adadizisi. Çok kez ana kara yakınlarında yer alan, genellikle bir yay biçiminde sıralanmış takımadalar. Adalar yayı. Ada yayı.

Enderby island cattle : Enderby adası sığırı. Yeni zelanda’nın güneyindeki enderby adasından köken alan, oldukça dayanıklı ve kötü çevre koşullarına uyum gösteren, adanın soğuk, yağmur ve rüzgar gibi kötü koşullarında deniz yosunlarını yiyerek hayatını sürdürmüş, 1980’li yıllarda neredeyse yok olma tehlikesiyle karşı karşıya kaldığı için yeni zelanda hükumeti tarafından koruma altına alınmış, sığır varlığının çoğunluğunu siyah beyaz renkli dişilerin oluşturduğu, dünyanın en seyrek bulunan sığır ırkı.

Heard island and the mcdonald islands : Heard adası ve mcdonald adaları. Madagaskar'dan antarktika'ya kadar olan yolun üçte ikisi kadar uzaklıkta güney okyanus'unda bulunan ıssız ve çorak adalar (1947'den beri avustralya'nın bir parçasıdır).

Hog island sheep : Amerika’da virjinya’nın doğu sahil kıyısında hog adasında bulunan, yaklaşık 200 yıllık geçmişi olan, genellikle beyaz renkli olmasına rağmen % 10 oranında siyah renge rastlanabilen, kuzuları yetişkinlerde gözlenmeyen beneklerle doğabilirken, boynuzlu, baş ve bacalar kahverengi olan ırk. Hogadası koyunu.

 

All over the island : Adanın her yeri.

Small island developing states : Gelişmekte olan küçük ada devleti. Gelişmekte olan küçük ada ülkeleri. Sınırlı kaynakları, uzaklıkları, doğal felaketlere açık olmaları, dış şoklar karşısındaki kırılganlıkları ve dış ticarete aşırı bağımlılıklarıyla bilinen az nüfuslu ada ülkeleri.

Rhode island red hen : Rhode ıslandkırmızı tavuğu. Amerika’dan köken alan, malay gama, leghorn ve asya ırkları arasında yapılan melezlemelerle elde edilmiş, balta ibikli ve gül ibikli olmak üzere iki varyetesi bulunan, vücut tüyleri koyu kırmızı, siyah kuyruklu, sırtta siyah tüyler olan, deri rengi sarı yumurta kabuk rengi ise kahverengi, yumurtacı-etçi olmak üzere kombine verim yönlü tavuk ırkı.

Baffin island : Arktik okyanusu'nda kanada anakarası ile grönland arasında bulunan bir kanada adası. Baffin adası.

Baker island : Baker adası. Orta pasifik'te ekvator'un kuzeyinde (honolulu'nun bin 600 mil {2 bin km} kadar güneybatısında ve havai ile avustralya'nın tam ortasında) bulunan ve birleşik devletler'in minor outlying adaları'nın bir kısmını oluşturan çölleşmiş bir mercanada.

İngilizce Islanders Türkçe anlamı, Islanders eş anlamlısı

Sözcükler, direkt olarak Islanders ile ilgili eş anlamlı kelimeler olmayabilir. Kelime anlamı benzer olan sözcükler olabilirler.

Besmirch : Leke sürmek. Lekelemek. Alnına leke sürmek. İftira etmek. Karalamak. Alnına leke çalmak. Pisletmek. Kirletmek. İftira atmak.

Defame : Dil uzatmak. İftira atmak. İtibarsızlaştırmak. Kara çalmak. Namusuna leke sürmek. Kötülemek. Lekelemek. Ününe leke sürmek. Hakaret etmek. Altın adını bakır etmek.

 

Accuse : Suçlamada bulunmak. Suçlamak. Dava etmek. İtham etmek. Suçlama yöneltmek.

Badmouth : Sövüp saymak. Yerden yere vurmak (argo terim). Yerden yere vurmak. Biri için kötü konuşmak. Şiddetle eleştirmek.

Zoonosis : İnsandan hayvana, hayvandan insana geçen hastalık. etkenlerine hayvanların rezervuar olduğu ve bu nedenle vektörlerin patojenleri hayvanlardan insanlara, insanlardan hayvanlara taşıdığı şagas hastalığı, uyku hastalığı, kene borreliozisi gibi hastalıklar. Zoonosiz. Yabani ve evcil hayvanlarda oluşan ve insanlara da geçebilen bir hastalık. Biyoloji, veterinerlik alanlarında kullanılır. Zoonoz.

Libel : Ağır suç atma. Davacı dilekçesi. Karalama. Karalamak. Onurunu lekelemek. Yazılarıyla iftira etmek. Yayın yoluyla hakaret etmek. İstida. İftira. Aleyhinde asılsız şeyler yazmak.

Insulars : Ada ile ilgili. Adaya özgü. Ada. Dar görüşlü. Adaya ait. Tecrit edilmiş. Ayrılmış. Ayrı.

Charge : Taarruz. Şarj etmek. Suçlamak. Ücret. Tembihlemek. Reaktör kalbine konulan yeni yakıt unsurlarının tamamı. Ödetmek. Bir özdeğin ya da bir ortamın eksicik önelcik dengesinin bozulması ile oluşan elektriklik hali. 2— bir elektrik çevriminin ya da bir işlergenin güç çıktısı. Doldurmak. Kanunla belirlenen bazı kamu hizmetlerinden yararlanma karşılığında alınan vergi.

Smirch : Alnına leke çalmak. Alnına leke sürmek. Karalamak. Lekelemek. Leke. Kirletmek. Karadamga. Ayıp. İftira atmak. Bulaştırmak.

Assassinate : Suikast düzenlemek. Öldürmek. Suikastta bulunmak. Katletmek. Suikast yapmak.

Islanders synonyms : drag through the mud, zoonotic disease, sully, calumniate, asperse, malign, islander, denigrate, insular, smear, traduce.