Şemsi nedir, Şemsi ne demek

Şemsi; İsim olarak kullanılan bir sözcüktür. Dil bilgisi yönünden Türkçe'de sıfat olarak kullanılır.

  • Güneşle ilgili

Yerel Türkçe'deki anlamı:

İçki dağıtan.

Şemsiye.

Şemsi isminin anlamı, Şemsi ne demek:

Güneşle ilgili, güneşe özgü. Şemsi ismi; Arapça kökenli olup bir Erkek ismidir.

Şemsi ile ilgili Cümleler

  • Şemsiyeni unuttun.
  • Şemsiyeni nerede kaybettin?
  • Şemsiyeni ön kapıda bırak.
  • O şemsiye bana ait.
  • Tom'un şemsiyeni ödünç alması gerekiyor.
  • Geçen gün şemsiyeni kaybettiğini söyledin. Şu ana kadar onu buldun mu?
  • "Neden şemsiyeni getirmedin?" "Bu sabah böyle iyi hava vardı!"
  • Şemsiyeni kaybettin.
  • O şemsiye benim.
  • Ali yağmur yağacağını düşünmüyor ama her ihtimale karşı bir şemsiye taşımayı planlıyor.
  • Ali her zaman şemsiyelerini kaybeder.
  • Şemsiyem Tom'da.
  • Şemsiyeni holde açma.

Şemsi tanımı, anlamı

Şems : Güneş

Bileşik yalancı şemsiye : Çiçeklerin hepsi aynı seviyede bulunan, yan eksenleri dallanmış bir korimboz. Bileşik korimboz.

Fiyat şemsiyesi : Azel piyasasındaki küçük firmaların fiyatlarını, önder firmanın belirlediği fiyat düzeyinde ya da altında belirlemesi.

Şemsifer : Güneşin aydınlığı, parlaklığı.

Şemsiler : Şemsiler, Diyarbakır'da bir yer adı. İzmir kenti, Kiraz belediyesi, merkez bucağına bağlı bir yer.

 

Şemsinisa : Kadınların güneşi.

Şemsiyeörtü : Dört yüzlü çatı. (Celiptaş Yalvaç Isparta).

Yalancı şemsiye : Alttaki çiçek saplarının fazla uzayarak üst yüzeyinin düz bir çiçek kümesi oluşturduğu rasemöz çiçek durumu. Korimboz.

Şemsiye : Bir sapın üzerinde esnek tellere gerilmiş, açılıp kapanabilen, yağmur ve güneşten korunmak için kullanılan, su geçirmez kumaştan yapılmış taşınabilir eşya, güncek. Genellikle plajlarda, bahçelerde kullanılan büyük güneşlik. Aynı noktadan çıkan eşit uzunluktaki sapçıkların ucunda bulunan çiçek topluluğu.

Şemsiyeci : Şemsiye yapan, satan veya onaran kimse.

Şemsiyecilik : Şemsiyecinin işi veya mesleği.

Şemsiyelik : Şemsiye koymaya yarayan, altında şemsiyelerden sızan suyun toplanması için özel kutusu olan, girişte bulunan mobilya. Şemsiye yapmaya elverişli olan.

İlgili : İlgilenmiş olan, ilgisi bulunan, alakalı, alakadar, müteallik.

Güneş : Güneş ışınlarının ve ısısının etkilediği ortam. Gezegenlere ve yer yuvarlağına ışık ve ısı veren büyük gök cismi.

Dağı : Tarlalarda biten yabani otları yok etme. Eş erke ve oylumlu dizgelerden hangisinin daha çok olasılığı bulunduğunu ölçen temel ısıldevim-bilimsel nicelik. [Bakınız: dakı].

Güne : Çok güneş alan yer.

Özgü : Birine, bir şeye ait olan, öze, has, mahsus. Belli bir kimsede, şeyde veya türde bulunan, öze, has, mahsus. Aynı cinsten başka hiçbir türde veya bireyde rastlanılmayan, öze, has, mahsus.

İçki : İçinde alkol bulunan içecek. Bu içeceği içme işi.

İlgi : İki şey arasında bulunan herhangi bir bağlılık, ilişki, alaka, taalluk, aidiyet. Belirli bir olay veya etkinliğe yakınlık duyma, ondan hoşlanma ve ona öncelik tanıma. Kimyasal şartlar eş veya birbirine çok yakın olduğunda ögelerin birbirleriyle birleşmede gösterdiği seçicilik. Dikkati öncelikle belirli bir şey üzerinde toplama eğilimi.

Diğer dillerde Şemozis anlamı nedir?

İngilizce'de Şemozis ne demek ? : chemosis