Aşiyan nedir, Aşiyan ne demek

Aşiyan; kökeni farsça dilinden gelmektedir.

"Aşiyan" ile ilgili cümle

  • "Eşin var, aşiyanın var, baharın var ki beklerdin / Kıyametler koparmak neydi ey bülbül, nedir derdin?" - M. A. Ersoy

Aşiyan hakkında bilgiler

Aşiyan, İstanbul'un Avrupa yakasında, Beşiktaş ilçesine bağlı, İstanbul Boğazı'na bakan bir semt. Ayrıca "Aşiyan" Farsça bir kelime olup "ev, yuva" anlamına gelmektedir.

Bu bölgede boğaz manzaralı Aşiyan Mezarlığı ve Tevfik Fikret'in evi olan Aşiyan müzesi vardır.

Aşiyan anlamı, kısaca tanımı:

Yuva : Bir şeyin öğretildiği yer. Bir şeyin içinde yerleşmiş olduğu veya yerleştirildiği oyuk. Bazı kötü nitelikli kimselerin çok bulunduğu, toplandığı yer. Kimsesizlere veya yoksullara yardım etmek ve onları barındırmak amacıyla açılan yer. Bir şeyin çok bulunduğu yer. Kuşların ve başka hayvanların barınmak, yumurtlamak, kuluçkaya yatmak, yavrularını büyütmek veya yavrulamak için türlü şeylerden yaptıkları ve türlü biçimlerde hazırladıkları barınak. İki buçukla dört yaş arası çocukların bakıldığı, okul öncesi eğitim kurumu. Genellikle ailenin oturduğu ev.

Mesken : Konut.

İstanbul : Türkiye'nin Marmara Bölgesi'nde yer alan illerinden biri.

 

Avrupa : Dünya üzerinde yer alan kıtalardan biri.

Beşik : Bebekleri yatırmaya ve sallayarak uyutmaya yarayan, tahta veya demirden yapılmış sallanır bir tür küçük karyola. Yüzüstü yatışta, geriye bükülü ayak bileklerini ellerle kavrayarak karın üzerinde baş ve ayak yönünde sallanma. Ambalajlanacak malın biçimine uygun olarak alta konulan parça veya parçaların tümü. Bir şeyin doğup geliştiği yer.

İlçe : Yönetim bakımından yurt bölümlemesinde ilden sonra gelen bölüm, kaymakamlık, kaza.

Boğaz : Şişe, güğüm vb. kaplarda ağza yakın dar bölüm. Yedirip içirme yükümü, iaşe. Yiyeceği içeceği sağlanan kimse. İki dağ arasında dar geçit. Boynun ön bölümü ve bu bölümü oluşturan organlar, imik, kursak. Yeme içme. İki kara arasındaki dar deniz.

Semt : Şehirde yerleşim bölgesi, yaka. Yan, taraf, cihet, yön.

Kuş yuvası : Kuşun içinde barındığı yer.

Kuş : Acemi er. Yumurtlayan omurgalılardan, akciğerli, sıcakkanlı, vücudu tüylerle örtülü, gagalı, iki ayaklı, iki kanatlı uçucu hayvanların ortak adı.

Ev : Yalnız bir ailenin oturabileceği biçimde yapılmış yapı. Bir kimsenin veya ailenin içinde yaşadığı yer, konut, hane. Soy, nesil. Aile.

Yer : Ekime elverişli toprak parçası, arazi. Üzerine yapı kurulmaya elverişli arazi, arsa. Önem. Gezinilen, ayakla basılan taban. Durum, konum. Otel, motel vb.nde kalınacak oda. Ülke. Bulunulan, yaşanılan, oturulan bölge. Bir şeyin, bir kimsenin kapladığı veya kaplayabileceği boşluk, mahal, mekân. Durum, konum, vaziyet. Bir olayın geçtiği veya geçeceği bölüm, alan, mahal. Görev, makam. İz. Yerküre.