A bar of türkçesi A bar of nedir

A bar of ile ilgili cümleler

English: We had a bar of gold stolen.
Turkish: Bir tane külçe altın çalmıştık.

English: Ali bought a bar of chocolate.
Turkish: Ali bir kalıp çikolata satın aldı.

A bar of ingilizcede ne demek, A bar of nerede nasıl kullanılır?

A : Amperin simgesi. İngiliz alfabesinin birinci harfi. En yüksek not. La (müzik terimi). Miktar belirtir. Bir. Belirli bir tür veya nitelikteki. Atom ağırlığı. Herhangi bir. Argonun simgesi.

Bar : Panoları ya da gergileri taşımakta kullanılan demir çubuk. Kalıp. Kapatmak. Saymamak. Yasaklamak. Bale tutamağı. Demir ya da tahta parmaklık. Katmamak. Hoşlanmamak. Hariç.

Of : -in. Nin. Yüzünden. İle ilgili. Karşı. -den. Li. -den övünerek bahsetmek. -nın. -li.

A bare chance : Zayıf bir ihtimal.

A bare living : Kıt kanaat geçinme.

Clinch a bargain : İyi pazarlık etmek. İyi bir anlaşma yakalamak.

Bind a bargain : Pazarlığı bağlamak.

Drive a bargain : Pazarlığa girişmek. Pazarlık yapmak.

Do a bargain : Pazarlık etmek.

At a bargain price : İndirimde. Düşük fiyata. İndirimli özel fiyat.

İngilizce A bar of Türkçe anlamı, A bar of eş anlamlısı

Sözcükler, direkt olarak A bar of ile ilgili eş anlamlı kelimeler olmayabilir. Kelime anlamı benzer olan sözcükler olabilirler.

 

A little bit : Azıcık. Birazcık. Bir nebze.

Dosages : Doz. Azıcık şey. Dozaj. Doz ayarlama.

A trifle : Oldukça. Biraz. Epey. Azıcık. Bir dereceye kadar.

Dosage : Dozlama. Karıştırma oranı. Bir kerede verilen ilaç. Bir organizmaya uygulanan madde miktarının zamanla birlikte ifade edildiği doz. Doz. Azıcık şey. Doz ayarlama. Tür, yaş ve sağlık durumuna göre ilaçların tedavi dozunun ve uygulama biçiminin belirlenmesi.

Dose : Belli ölçüde ilaç vermek. Kamışı kırma. Miktar. Bir defada verilen ilaç miktarı. Cinsel hastalık kapma. Dozunu ayarlamak. İstenilen etkiyi oluşturan ilaç miktarı. Belli bir dozda ilaç vermek. Doz.

Dollop : Yığın. Parça. Topak. İlaç. Bir parça veya top (dondurma). Azıcık.

Dosed : Miktar. Doz. Dozunu ayarlamak. Belirli bir dozda ilaç. Belli ölçüde ilaç vermek. Şaraba alkol katmak. Düze. Dozlamak. Cinsel hastalık kapma.

Driblet : Az miktar. Damla. Küçük bir miktar. Parça. Nebze. Çok az miktar.

Doses : Doz. Kamışı kırma. Cinsel hastalık kapma.

A little : Az. Biraz. Azıcık. Bir dirhem. Çat pat. Bir miktar. Az buçuk.

A bar of synonyms : a bit, dollops, a modicum of, a piece of, a bit of a.