Abature türkçesi Abature nedir

  • İri bir erkek geyik tarafından yapılmış hayvan izi.

Abature ingilizcede ne demek, Abature nerede nasıl kullanılır?

Abat jour : Abajur. Tepe penceresi. Pancur.

Abatable : Sayısı düşürülebilir. İndirgenebilir. Azaltılabilir. İndirilebilir.

Abate : Dindirmek. Azaltmak. Ceza indirimi yapmak. (bir haberin veya yayının) çıkmasını yasaklamak (hukuk terimi). Yürürlükten kaldırmak. Hafiflemek. Çekilmek. Yatıştırmak. Dinmek. Azalmak.

Abated : Dindirmek. Yatıştırmak. Kısılmış. Azalmak. Azaltılmış. (bir haberin veya yayının) çıkmasını yasaklamak (hukuk terimi). Azaltmak. Hafiflemek.

Abatement : İndirilme. Hafifleme. Fütur. Zayiat. Azaltılma. Yürürlükten kaldırma. Boyut ufalması. Azalış. İptal (hukuk terimi). İndirme.

Abaters : Azaltan kimse. Küçülten kimse. İndirgen veya redüktör.

Abatements : İptal (hukuk terimi). Yürürlükten kaldırma. Zayiat. Hafifletme. Azaltılma. İptal. Fütur. Boyut ufalması. Azaltma. Hafifleme.

Abatises : Ağaç engeli. Dikenli tel engeli. Barikat ağaç. Barikat. Ağaç barikat. Barikat (ağaç).

Abatised : Dikenli tel engeli. Ağaç barikat. Barikat. Barikat ağaç. Ağaç engeli.

Abates : Dinmek. Yatıştırmak. Dindirmek. Azalmak. Hafifletmek. Eksilmek. (bir haberin veya yayının) çıkmasını yasaklamak (hukuk terimi). Ceza indirimi yapmak. İndirmek. Yürürlükten kaldırmak.

 

İngilizce Abature Türkçe anlamı, Abature eş anlamlısı

Sözcükler, direkt olarak Abature ile ilgili eş anlamlı kelimeler olmayabilir. Kelime anlamı benzer olan sözcükler olabilirler.

Attractor : Cazibe merkezi. Çekici.

Distinctive feature : Nitelik bakımından bir dilbilimi birimini ötekinden, dilin bir ögesini öteki ögesinden ayırt eden belirgin özellik: a ünlüsü ile o ünlüsü arasındaki ayırt edici özellik, her ikisinin de kalın ve geniş ünlü olmasına rağmen, a’nın düz, o’nun yuvarlak ünlü; d ile t ünsüzleri arasındaki ayırt edici özellik, her ikisinin de diş sesi olmasına rağmen, d’nin tonlu diş sesi; t’nin tonsuz diş sesi; b ile v arasındaki ayırt edici özellik ise, b’nin patlayıcı çiftdudak, v’nin sızıcı dişdudak sesleri oluşundadır. Ayırıcı özellik. Ayırt edici özellik.

Aspect : Görünüm. Yıldız ve gezegenlerin birbirlerine göre konumları. Her yörede, özellikle dağlık yörelerde bir yamacın güneş ışınlarına, güneye ya da kuzeye karşı konumunu belirleyen ve bu nedenle doğal koşullarını saptayan durumu. Görünüş. Yön. Tek yanı. Görüş. Açı oluşturmak. Cephe. Yönü.

Dimension : Birbiriyle açık ya da örtük ilişkisi olan çeşitli tutum ve davranış görünüşlerine bir içbütünlük kazandıran temel öğe ya da bir ölçme aracının ölçtüğü konu. Çap. Bir dizgiyi oluşturan öğe sayısı. Boyutlarını ayarlamak. Ölçülerini koymak. Hacim. Ölçü. Uzanım. Bilgisayar, bilişim alanlarında kullanılır. Ebat.

Property : Durağan değer. Mal. İyelik. Sahne donatımı. Hususiyet. Oyuncunun, dekor gereğiyle kullandığı eşyalar; dekora yardımcı olacak küçük parça eşyalar, sahne takımları, (bk. donatım). Servet. Emlak. Özelge. Bir şeyi başka şeylerden ayrımlı ya da onlara benzer kılan ve onlarla ilişkilerinde ortaya çıkan yanlarının her biri.

 

Centerpiece : Göbek süsü. Rozet. Sofra ortasındaki süs. Merkezi konumdaki obje. Göbek. Ortada yer alan süsleme (bir masanın, vb.). En önemli öğe. Masaya konulan orta süsü. En önemli parça.

Magnet : Elektrikli mıknatıs. Komşu cisimde bir mıknatıslı alan oluşturan cisim. Mıknatıs. Nebraska eyaletinde yerleşim yeri. Demirkapan. Bir elektrik akımı üzerinde kuvvet etkisi ile kendini belli eden ve demir mıknatıssal tozları çekebilen demir ya da çelik nesne. Fizik, sinema, televizyon alanlarında kullanılır.

Attraction : Albeni. Atom, yükün ve molekülleri birbirine yaklaştıran etkileşim. (genellikle, çift ucaylı iki parçacığı yöneltme, bir çift ucaylı parçacığı, ucaysız parçacıkta eyletme ve ucaysız parçacıklar arasındaki dağılım etkileriyle oluşur.). Atraksiyon. Çekici şey. Sempati. Hukuk, fizik, kimya alanlarında kullanılır. Getirtme. Bir turistin ziyaret edip görmek istediği yer. Alımlılık. Tanecikleri birbirine yaklaştıran kuvvet.

Badge : Nişan. Yaka kartı. Rozet. Marka. Plaka. Alamet. Kimlik kartı. İşaret. Hapishane memuru.

Invariant : Hiçbir zaman değişmeyen. Bağıl devinim içinde bulunan yerlem çatkılarının birinden ötekine dönüştürüldüğünde, değeri hıza bağlı olarak değişmeyen (nicelik), örneğin iş, erke. Sabit. Değişmez. Değişmez değer. Sabit nicelik. Değişmeyen. Değişimsiz. Düzgen.

Abature synonyms : attracter, sexual characteristic, sex characteristic, safety feature, sex character, distinguishing characteristic, attractive feature, peculiarity, contour, excellence, excellency, quality, centrepiece, attribute, facet, external, characteristic.

Abature zıt anlamlı kelimeler, Abature kelime anlamı

Lack : -e sahip olmamak. -sizlik çekmek. Yoksun olmak. İhtiyacı olmak. Eksiklik. -sizlik. Yoksun kalmak. Eksik olmak. Olmamak. Yokluk.

Disesteem : Hor görmek. İtibarsızlık. İtibar etmemek. Saymamak. Saygısızlık etmek.

Abature ingilizce tanımı, definition of Abature

Abature kelimesinin İngilizce - İngilizce çevirisi (English to English) : Grass and sprigs beaten or trampled down by a stag passing through them.