Abrasions türkçesi Abrasions nedir

Abrasions ingilizcede ne demek, Abrasions nerede nasıl kullanılır?

Abrasion marks : Aşınma izi. Kazıntı izleri. Sürtünme çizikleri.

Abrasion of coin : Tedavüldeki madeni paranın aşınarak kıymetinden kaybetmesi. Madeni paranın aşınması. Madeni para aşınması.

Abrasion platform : Dalga aşındırma düzlüğü. Aşınan ve karaya doğru gerileyen bir yalı yarın yerinde oluşan, denize doğru azıcık eğimli yerey. Dalga aşındırması düzlüğü.

Abrasion proof : Aşınmaya dayanıklı.

Abrasion resistance : Çizinme direnci. Aşınma dayanımı. Aşınmaya karşı direnç. Aşınma dayanıklılığı. Aşınma direnci. Aşınmaya dayanıklılık. Aşınmaya karşı dayanıklılık.

Abrasive cloth : Aşındırıcı kumaş. Bez zımpara. Zımpara bezi.

Abrasive : Sinirlendirici. Aşındırıcı. Aşındırıcı madde. Rahatsız edici. Törpüleyici. Kimya, madencilik alanlarında kullanılır. Taşlama malzemesi. Abrasif. Yıpratıcı. Zımpara, elmas tozu gibi, sürtünme yoluyla öğüten, bileyen, temizleyen ya da parlatan özdek.

Marine abrasion : Deniz aşındırması. Dışgüçlerden biri olarak dalgaların, özellikle yüksek kıyılarda, taşıdıkları irili ufaklı katı özdeklerin de yardımıyla yaptıkları işlev. Dalga aşındırması.

 

Abrasive blast cleaning : Aşındırıcı püskürtümlü temizleme.

Abrasion test : Bir malzemenin aşındırıcılara karşı direncinin derecesinin değerlendirildiği labaratuvarda yapılan test. Aşındırma deneyi. Aşınma testi. Abrasyon testi. Aşınma deneyi. Aşınmalara karşı direnç derecesinin değerlendirildiği test.

İngilizce Abrasions Türkçe anlamı, Abrasions eş anlamlısı

Sözcükler, direkt olarak Abrasions ile ilgili eş anlamlı kelimeler olmayabilir. Kelime anlamı benzer olan sözcükler olabilirler.

Lesion : Lezyon oluşturmak. Gabin. Bere. Doku bozulması. Alınan malla ödenen karşılık arasında bir yana aşırı yarar sağlayacak büyük fark. Hastalık veya zedelenme nedeniyle patolojik değişim gösteren doku bölgesi, herhangi bir deri hastalığında görülen sınırlı oluşumlardan her biri. Lezyon. Zarar. Aşırı yarar. Ekonomi, veterinerlik alanlarında kullanılır.

Defeating : Boşa çıkarmak. Yenmek. İptal ettirmek. Devirmek. Engellemek. Aşmak.

Abrading : Erezyon. Aşındıran. Kazınarak koparılmış.

Scrape : Gıcırtı. Sinema, televizyon alanlarında kullanılır. Çizik. Sürtme. Sürtünmek. Temizlemek. Çıkmaz. Kazıma sesi. Zar zor başarmak. Raspalamak.

 

Lick : Dayak atmak. Alev gibi yalayıp geçmek. Halletmek. Yalamak. Üstesinden gelmek. Dövmek. Hız. Yenmek.

Lickings : Mariz. Dayak. Missouri eyaletinde şehir. Yenilgi. Yalayış.

Flesh wound : Bere. Hafif yara.

Grinding : Ezme. Kimya, madencilik, veterinerlik alanlarında kullanılır. Rodaj. Sürtme. Yemlerin çarpma, kırpma, kesme veya sürtünme yoluyla boyutlarını küçültmesi, un durumuna getirilmesi işlemi. Eyelemek. Öğütme. Gıcırdama. Taşlama.

Attrition : Sürtünme. Sürtünme aşınması. Suç işlenmesi sonrası ceza alma korkusuyla duyulan pişmanlık. Sürtüşme. Sürtünerek yıpranma.

Skimming : Yüzeysel tarama - okuma. Köpük. Kef. Cüruf. Yüzeyden sıyırma. Halmoz alma. Özarama. Kaymak. Kaymağını alma.

Abrasions synonyms : rope burn, smosh, excoriation, agings, rawest, abrade, peeled, wear, raw, worn, aging, fraying, abrasiveness, abrades, rawer, fretting, amortization, profligation, scraping, depreciation, stripping, rawness, contusions, detrition, licks, friction, disengagement, ablation, graze, scratch, denudation, abraded, film wear.