Abrogations türkçesi Abrogations nedir

Abrogations ingilizcede ne demek, Abrogations nerede nasıl kullanılır?

Abrogation : İlga etme. Lağıv. Yürürlükten kaldırma. Yürürlükten kaldırmak. Kaldırma. Fesih. İlga. Feshetme. İptal.

Abrogating : Yürürlükten kaldırma. Feshetmek. İptal etmek. Yürürlükten kaldırmak.

Abrogative : Fesih. İptal.

Abrogate : İlga etmek. Kaldırmak. İptal etmek. Yürürlükten kaldırmak. Feshetmek. Lağvetmek. Son vermek.

Abrogated : Yürürlükten kaldırmak. Mülga. İptal etmek. Yürürlükten kaldırılmış. Feshetmek. Feshedilmiş.

Abrogates : İlga etmek. Feshetmek. Yürürlükten kaldırmak. Lağvetmek. Kaldırmak. İptal etmek.

Abrogator : Yürürlükten kaldıran veya fesheden kimse. Yürürlükten kaldıran. Yok eden kimse.

Abrogators : Yürürlükten kaldıran. Yok eden kimse. Yürürlükten kaldıran veya fesheden kimse.

İngilizce Abrogations Türkçe anlamı, Abrogations eş anlamlısı

Sözcükler, direkt olarak Abrogations ile ilgili eş anlamlı kelimeler olmayabilir. Kelime anlamı benzer olan sözcükler olabilirler.

Abolishes : İptal etmek. Bozmak. Hükümsüz kılmak. Ortadan kaldırmak. İlga etmek. Durdurmak. Kaldırmak. Feshetmek. Lağvetmek.

Cassation : Davayı nakız. Vergi yönünden bildirilen yargıya yükümlünün ileri sürebileceği yasal nedenlerle karşıt çıkarak sonuçlarda düzeltilme yapılması istemi. Temyiz. Kararı bozma.

 

Denouncement : Sona erme. İptal duyurusu. Kınama. İhbar. Suçlama. Eleştiri. Kehanet. İfşa.

Extinctions : Soy tükenmesi. Yeryüzünden silinme. Sönme. Nesli tükenme. Lağvetme. Tükenme. İmha. Söndürme. İtfa.

Elevating : Yükseğe kaldırılmış. Yüceltme. Yükseltme. Övülmüş. İhya edilmiş. Yükseğe çıkarılmış. Yükseltilmiş. Terfi ettirme. Yüceltilmiş.

Abatement : Zayiat. Azalış. Azaltılma. İndirim. Fütur. Azaltma. İndirme. İndirilme. Azalma.

Avoidance : Kaçınma. Birey ve toplulukların, dinsel, büyüsel ya da geleneksel nedenlerle, kimi nesne, olay ve besin ürünleriyle ilişkilerini, tümüyle ya da büyük bir ölçüde kısıtlamaları, bk. din, büyü, addan sakınma, dayısal sakınma, sililiksizlik. İmtina. Uzak durma. Kurtulma. Sakınma. Kendisine soru yöneltilen kişinin kuşku, kaygı duyduğu ya da çekinip sakındığı için soruyu yanıtlamaktan kaçma durumu.

Expropriation : Tasarruf hakkından mahrum etme. Tasarruf hakkından yoksun etme. Kamulaştırma. Bir taşınmazın, kamu yararına bir etkinlikte bulunmak amacıyla, bireylerden, kamu tüzel kişiliklerince, belli bir adaletli ölçüte göre karşılığı ödenerek alınıp kamu iyeliğine geçirilmesi. Kamu yararına yapılacak bir iş karşılığı olmak üzere kişiye ilişkin durağan bir malın parası ödenerek devletçe satın alınması. Yasalarda belirtilen koşullarla bir yapıtı kamu tarafından kullanılabilecek duruma getirme. El koyma. İstimlak. Kamuya maletme. Kamu yararının gerektirdiği durumlarda gerçek veya tüzel kişilerin mülkiyetindeki her türlü varlığın piyasa değeri ödenerek kamu mülkiyetine geçirilmesi. krş. özelleştirme, millileştirme.

 

Annihilation : Ölümlülük. İmha etme. Yok etme. İmha. Yokoluş. Yok oluş. Ortadan kaldırma. Yok edim.

Seizure : Ani hastalık nöbeti. Ele geçirme. Borcunu ödemekten kaçınan ya da ödeyemeyen kişiye ilişkin mallara alacaklının isteği üzerine yönetim ve yasal yürütme kurumlarınca el konulması. Haciz. Elkoyma. Müsadere. Tutarık. İnme. Kriz. Mülkiyet konusu olan bir mal ya da hakkın devlet tarafından zorla alınması.

Abrogations synonyms : derogation, dissolutions, reversal, lifting, rescission, abrogates, quashing, confiscation, annuls, cancelling, avoidances, abrogation, abrogative, heavings, abates, endurance, cancellation, annuller, desuetudes, dismantled, extinction, deletion, annul, vacation, dismantle, elevation, ademption, annulments, desuetude, dissolution, heaving, abrogating, abolishing.