Accu türkçesi Accu nedir

  • Association of c and c++ users (c ve c++ kullanıcıları derneği).
  • C programa diliyle ilgilenen kimselerin dünya çapındaki kuruluşu (bilgisayar).

Accu ile ilgili cümleler

English: A man was accused of killing his wife.
Turkish: Bir adam karısını öldürmekle suçlandı.

English: Ali accused John of falsifying the results.
Turkish: Ali John'u sonuçları tahrif etmekle suçlandı.

English: "The accused" is a legal term.
Turkish: "Sanık" hukuki bir terimdir.

English: Ali accumulated a large fortune.
Turkish: Ali büyük bir servet biriktirdi.

English: Ali accused Mary of being a liar.
Turkish: Ali Mary'yi bir yalancı olmakla suçladı.

Accu ingilizcede ne demek, Accu nerede nasıl kullanılır?

Acculturate : Kültürel anlamda asimile etmek. Kültürel bakış açısından asimile etmek. Yabancı ya da farklı kültür benimsemek.

Acculturation : Bir kültürün başka bir kültürden aldığı tesir. Kültürlenme ya da kültürel etkileşim. Ekinsel yozlaşma. Bir toplumun ekinine, başka (özellikle daha gelişkin) toplum ya da toplumların ekininden kimi özdeksel ve tinsel öğelerin geçmesi ve o ekinin göreli bütünlüğünün bozularak tutarsızlaşması olayı ya da süreci. Kültürlenme. Kültür etkileşimleri. Kültürleşme. Bir kültürün ya da bir kültür öğesinin başka bir kültüre girmesi sonucu her ikisinin de değişmeye uğraması süreci. Kültürel etkileşim.

 

Acculturational : Kültürleşme ile sonuçlanan. Kültürel etkileşimin veya bir kültürün başka bir kültürden aldığı tesirlerin sonucu olan. Kültürel anlamda etkilenen. Kültür etkilenmesi ile ilgili. Kültürel etkileşim ile ilgili. Yabancı kültürün benimsenmesiyle ilgili. Kültürel etkileşim ile veya bir kültürün başka bir kültürden aldığı tesirler ile ilgili.

Acculturative : Kültürel anlamda etkilenen. Kültürleşme ile sonuçlanan. Kültürel etkileşimin veya bir kültürün başka bir kültürden aldığı tesirlerin sonucu olan. Yabancı kültürün benimsenmesine neden olan. Kültürel etkileşim ile veya bir kültürün başka bir kültürden aldığı tesirler ile ilgili.

Acculturise : Başka ülkenin kültürünü almak. Farklı kültür kabul etmek (ayrıca acculturize). Başka ulusun kültürünü benimsemek veya benimsenmesine neden olmak.

Accumbent : Uzanan. Arkaya doğru yatan. Yaslanan.

Accumulated degree days : Bir süre boyunca birikmiş olan toz. Günlerce birikmiş tabaka.

Accumulated depreciation : Birikmiş amortismanlar. Birikmiş amortisman.

Acculturized : Farklı kültürü özümsemiş. Başka ülkelerin kültürünü benimsemiş. Başka kültürlerin veya halkların kültürünü benimsemiş.

Accumulate : Toplamak. Çoğalmak. Biriktirmek. Toplanmak. Yığılmak. Yığmak. Birikmek.

İngilizce Accu Türkçe anlamı, Accu eş anlamlısı

Sözcükler, direkt olarak Accu ile ilgili eş anlamlı kelimeler olmayabilir. Kelime anlamı benzer olan sözcükler olabilirler.

Usaf : Amerikan ordusunun havacılıkla ilgili bölümü. Birleşik devletler hava kuvvetleri.

 

Command : Kumanda etmek. Emir vermek. Layık olmak. Hüküm sürmek. Hükmetmek. Kontrol. Cimnastikte, alıştırmaları yaptırmak için verilen kısa emirler. Emir. Yönetmek. Komut.

Air force : Hava kuvvetleri. Tenek kuvveti. Bir ülkenin silahlı kuvvetlerinin havacılık dalı.

Accu synonyms : united states air force, us air force, air combat command, u. s. air force.