Accumulators türkçesi Accumulators nedir

Accumulators ingilizcede ne demek, Accumulators nerede nasıl kullanılır?

Accumulator acid : Akümülatör asidi.

Accumulator battery : Akümülatör bataryası.

Accumulator box : Batarya dolabı. Akümülatör kutusu.

Accumulator bus : Akümülatör yolu. Birikeç yolu. Akü yolu. Birikeç veri yolu.

Accumulator case : Akü kabı. Akü kutusu.

Accumulator grid : Akümülatör ızgarası.

Air accumulator : Hava akümülatörü.

Edison accumulator : Edison akümülatörü.

Heat accumulator : Isı toplacı. Isı biriktiricisi. Isı akümülatörü.

Accumulator register : Akü yazmacı. Birikeç yazmacı. Birikeç. Biriktirici yazmaç.

İngilizce Accumulators Türkçe anlamı, Accumulators eş anlamlısı

Sözcükler, direkt olarak Accumulators ile ilgili eş anlamlı kelimeler olmayabilir. Kelime anlamı benzer olan sözcükler olabilirler.

Voltaic battery : Elektrik pili. Galvanik pil. Volta pili.

Secondary cell : İkincil hücre. İkincil pil. İkincil göze.

Accumulator register : Biriktirici yazmaç. Birikeç. Birikeç yazmacı. Akü yazmacı.

Anode : Artı uç +. Anot. Elektrikle ayrışım olayında ve pillerde, yükseltgenme tepkimesinin oluştuğu elektrot. (elektrikle ayrışımda anotun imi artı, katotun imi eksidir; bu nedenle yalnızca elektrikle ayrışım olayında artıuç da denebilir.). Bir üşerçözüşüm gözesinin, bir boşalım borusunun ya da bir eksicik ışınları borusunun, üretecin yüksek gerilimli ucuna bağlı üşeği. Artıuç. Bir elektrik devresinde negatif yükleri çeken pozitif elektrot röntgen tüpü içindeki (+) kutup. Fizik, kimya, veterinerlik alanlarında kullanılır. Anod. Artı uç. Pozitif kutup.

 

Amassers : Toplayıcı. İstifçi. Biriktirici.

Grid : Örgü. Haritayı karelere bölme sistemi. Sahnenin mazgala benzeyen, makaralar için düşünülmüş, birbirlerini 90 derecelik açılarla kaleden demir çubuklu tavanı. sahne ızgarası. Sistem. Bir x ışını tüpünde, anotla katot arasına yerleştirilen ve elektron akısını yönlendiren elektrot. Izgara (elektrik). Elektron mikroskobunda incelenmek üzere ültramikrotomda alınan ince kesitlerin (200-1000 angstrom) üzerine konduğu bakır, alüminyum, nikel vb. gibi maddelerden yapılmış ızgara. grit. Kafes. Parmaklık. Tel kalbur.

Cathode : Kıvılkesimde, sıvıya batırılıp kıvıl akım geçmesini sağlayan metal uçlardan eksi yüklü olanı. Eksiuç. Röntgen tüpü içindeki negatif kutup. Elektrikle ayrışım olayında ve pillerde indirgenme tepkimesinin olduğu elektrot. (elektrikle ayrışımda katodun imi eksi, anodun imi artıdır; bu nedenle yalnızca elektrikle ayrışım olayında "eksiuç"da denebilir.). Fizik, kimya, sinema, televizyon, veterinerlik alanlarında kullanılır. Negatif elektrikucu. (özellikle radyo ışıtaçlarında negatif yüklü olan ve elektron üreten elektrikucu). Alt-üşek. Katot. Eksi kutup. Bir üşerçözükte artı üşerleri çeken, aksileri iten, elektriksel erkili düşük olan üşek.

 

Accumulator : Biriktirmeç. Aritmetiksel ya da mantıksal bir işlemin sonucunun saklandığı herhangi bir yazmaç. Toplayıcı. Akımsaklar. Birikeç. Elektrik akımı verilerek doldurulan, istenildiğinde ters yönde akım vererek, kimyasal erke biçiminde saklı bu erkeyi sınırlı bir süre için geri veren aygıt. Elektrik erkesi biriktiren, iki metal üşek ile üşersel bir çözeltiden oluşan ve boşalınca yeniden doldurulabilen aygıt. Akümülatör bloğu. Hafıza.

Amasser : İstifçi. Toplayıcı. Biriktirici.

Galvanic battery : Galvanik pil. Galvanik batarya. Volta pili.

Accumulators synonyms : lead acid accumulator, nickel iron battery, nickel cadmium accumulator, storage battery grid, nickel iron accumulator, nicad, storage cell, battery, lead acid battery, storage battery, batteries, register.

Accumulators zıt anlamlı kelimeler, Accumulators kelime anlamı

Anode : Üst-üşek. Anod. Bir elektrik devresinde negatif yükleri çeken pozitif elektrot röntgen tüpü içindeki (+) kutup. Elektrikle ayrışım olayında ve pillerde, yükseltgenme tepkimesinin oluştuğu elektrot. (elektrikle ayrışımda anotun imi artı, katotun imi eksidir; bu nedenle yalnızca elektrikle ayrışım olayında artıuç da denebilir.). Artıuç. Bir üşerçözüşüm gözesinin, bir boşalım borusunun ya da bir eksicik ışınları borusunun, üretecin yüksek gerilimli ucuna bağlı üşeği. Artı uç. Artı uç +. Anot. Pozitif kutup.

Cathode : Eksi kutup. Fizik, kimya, sinema, televizyon, veterinerlik alanlarında kullanılır. Kotot. Katot. Bir üşerçözükte artı üşerleri çeken, aksileri iten, elektriksel erkili düşük olan üşek. Negatif elektrikucu. (özellikle radyo ışıtaçlarında negatif yüklü olan ve elektron üreten elektrikucu). Katod. Negatif kutup. Eksi uç. Eksiuç.

Nonworker : Çalışmayan. İşsiz güçsüz. Çalışmayan kimse. İşsiz olan kimse.