Acupoint türkçesi Acupoint nedir

  • Bir iç organa karşılık gelen vücuttaki birkaç noktadan herhangi biri ( çin tedavi yöntemleri olan akupunktur ve akupresör tarafından kullanılan).
  • Akupunktur noktası.

Acupoint ingilizcede ne demek, Acupoint nerede nasıl kullanılır?

Acupressure : Aküpresür. Akubası. Akupresör. Hatalığın vücudun belirli noktalarına elle uygulanan basınç sonucu iyileştirildiği geleneksel çin yöntemi. Parmakla akupunktur.

Acupuncture : Akupunktur tedavisi. Akupunktur yapmak. Akupunktur. Akapunktur.

Acupuncture needle : Akupunktur iğnesi.

Acupuncture point : Akapunktur noktası. Akupunktur noktası.

Acupuncture therapy : Akupunktur tedavisi.

Teacupfuls : Çay fincanı dolusu.

Teacups : Çay fincanı.

Teacupful : Çay fincanı dolusu.

Teacup : Çay fincanı.

Acupuncturists : Akupunkturcu.

İngilizce Acupoint Türkçe anlamı, Acupoint eş anlamlısı

Sözcükler, direkt olarak Acupoint ile ilgili eş anlamlı kelimeler olmayabilir. Kelime anlamı benzer olan sözcükler olabilirler.

Pack : Bohça. Paketlemek. Ambalaj. Valiz toplamak. Sırt çantası. Sürü. Sıkıştırmak. Ambalajlamak. Koruyucu bir madde ile doldurmak. Bavuluna koymak.

Authorise : Salahiyet vermek. Yetkilendirmek. Ruhsat vermek. Onaylamak. Yetki vermek. İzin vermek. Memur etmek. Yetkili kılmak.

Make : Yapı. Marka. Yapılış şekli. Zorlamak. Olmak. Çeşit. Kapatmak (devreyi). Düzeltmek. Eylemek. -e neden olmak.

 

Acupuncture point : Akapunktur noktası.

Authorize : Yetkilendirmek. İzin vermek. Salahiyet vermek. Yetkileme, bir işin yapımına izin verme. Onaylamak. Memur etmek. Ruhsat vermek. Yetki vermek. Yetki verme. Yetkili kılmak.

Nominate : Aday olarak göstermek. Adaylığını önermek. Resmen kararlaştırmak. Görevlendirmek. Adaylığını koymak. Aday göstermek. Atamak. Tayin etmek. Adaylığa seçmek. Aday belirlemek.

Constitute : Atamak. Teşkil etmek. Oluşturmak. Yürürlüğe koymak. Tayin etmek. Seçmek. Tevkil etmek. Kurmak.

Deputize : Vekil tayin etmek. Birine vekalet etmek. Tayin etmek. Atamak. Vekalet etmek. Vekil olarak atamak. Göreve vekalet etmek.

Institute : Enstitü. Tayin etmek. Bilimsel kurum. Okul. Kurmak. Kuruluş. Tesis etmek. Kurum. Açmak. Atamak.

Delegate : Yetki aktarmak. Havale etmek. İhale etmek. Delege etmek. Temsilci olarak görevlendirmek. Görev devretmek. Delege olarak yetkilendirmek. Yetki vermek. Devretmek.

Acupoint synonyms : empower, plant, establish, assign, name, designate, depute, accredit, charge, found, co opt, create, deputise.