Additional property tax türkçesi Additional property tax nedir

  • 5 nisan kararları çerçevesinde emlak vergisi kanununda belirtilen bina ve arsaların emlak vergisi matrahları üzerinden alınan bir tür servet vergisi.
  • Ek gayrimenkul vergisi.
  • İktisat alanında kullanılır.

Additional property tax ingilizcede ne demek, Additional property tax nerede nasıl kullanılır?

Additional : İlave edilen. Ek. İlave. Eklenilen. Ekstra. Katma. İlaveten. Biraz daha. Fazladan. Yedekli.

Property : Bina, ev, toprak parçası, yer gibi taşınmaz mallar. iyelik konusuna girebilen gerçek eşya ile hakların tümü. Bilgisayar, fizik, kimya, ekonomi, tiyatro, sosyoloji alanlarında kullanılır. Özellik. Oyuncunun, dekor gereğiyle kullandığı eşyalar; dekora yardımcı olacak küçük parça eşyalar, sahne takımları, (bk. donatım). Varlık. Sahne elbiseleri. Aksesuar. Bir nesne ya da birimi ötekilerden ayıran türsel ya da yapısal özelliklerden her biri. Bir şeyi başka şeylerden ayrımlı ya da onlara benzer kılan ve onlarla ilişkilerinde ortaya çıkan yanlarının her biri. Bir özdeği belirleyen nitelik ve nicelikler.

Tax : Devlete ilişkin genel giderleri karşılama amacı ile yükümlülerinden çeşitli adlarla alınan para. -e vergi koymak. İş görme vergisi. Yük olmak. Külfet. Kesenek, ücret, ödül, bahşiş ve benzerleri gibi belirli bir işgörümü karşılığı ilgiliye ve alacaklısına yapılan ödeme. hükümetçe görülen kişi işleri için devlet veznesine ödenen para. (tapu harcı, mahkeme harcı gibi.). Mahkeme masrafını belirlemek. Vergilemek. Yüklemek. Vergilendirmek.

 

Property tax : Arazi vergisi. Servet vergisi. Emlak vergisi. Varlık vergisi. Servet sahibinden ya da servete konu olan emlak, arazi, veraset ve intikal kapsamındaki taşınır ve taşınmazlardan alınan vergi. Mülkiyet vergisi.

Real property tax : Taşınmazların değerleri üzerinden yıllık olarak alınan bir servet vergisi türü. Gayrimenkul vergisi. Emlak vergisi.

İngilizce Additional property tax Türkçe anlamı, Additional property tax eş anlamlısı

Sözcükler, direkt olarak Additional property tax ile ilgili eş anlamlı kelimeler olmayabilir. Kelime anlamı benzer olan sözcükler olabilirler.

A pass through certificate : Taşınmaz rehniyle sağlanmış bir kişisel alacak karşılığında alacak sahibi finansal kurum tarafından çıkarılan değerli kağıt. Tutsat senedi.

Abnormal budget expenditures : Olağanüstü bütçe gideri. Olağanüstü bütçenin giderleri.

A change in demand : İstem kayması. Tüketicilerin bir mala olan istemini etkileyen fiyat dışındaki diğer değişkenlerde ortaya çıkan bir değişme sonucu istemin artması veya azalması diğer bir deyişle istem eğrisinin sağa (yukarıya, kuzeydoğuya) veya sola (aşağıya, güneybatıya) kayması.

A group shares : Şirkete sonradan ortak olanlardan farklı olarak, şirketin ilk kurucularına genellikle kara iştirak ve oy kullanmayla ilgili haklar veren ayrıcalıklı hisse senedi türü. A grubu hisse senedi.

A shift in individual demand : Bireysel istem kayması. Bir tüketicinin bir mala olan istemini etkileyen fiyat dışındaki diğer değişkenlerde ortaya çıkan bir değişme sonucu bireysel istemin artması veya azalması, diğer bir deyişle bireysel istem eğrisinin sağa (yukarıya, kuzeydoğuya) veya sola (aşağıya, güneybatıya) kayması.

 

A shift in supply : Sunum kayması. Üreticilerin mal sunumunu etkileyen fiyat dışındaki değişkenlerde ortaya çıkan değişme sonucu sunumun artması veya azalması diğer bir deyişle sunum eğrisinin sağa (aşağıya, güneydoğuya) veya sola (yukarıya, kuzeybatıya) kayması. krş. sunumun sağa kayması, sunumun sola kayması.

A change in supply : Üreticilerin mal sunumunu etkileyen fiyat dışındaki değişkenlerde ortaya çıkan değişme sonucu sunumun artması veya azalması diğer bir deyişle sunum eğrisinin sağa (aşağıya, güneydoğuya) veya sola (yukarıya, kuzeybatıya) kayması. krş. sunumun sağa kayması, sunumun sola kayması. Sunum kayması.

Abolition of forced labour convention : Zorla çalıştırmanın yasaklanması sözleşmesi. Zorla ya da zorunlu çalıştırmanın herhangi bir biçiminin siyasal zorlama ve eğitme, siyasal ya da ideolojik görüşlerin açıklanması nedeniyle cezalandırma, işgücünü harekete geçirme, çalışma disiplinini sağlama, ayrımcılık ve işbırakımını, katılanları cezalandırma aracı olarak kullanılmasını yasaklayan, 1957 yılında kabul edilen temel uluslararası çalışma sözleşmelerinden birisi.

A shift in demand : Tüketicilerin bir mala olan istemini etkileyen fiyat dışındaki diğer değişkenlerde ortaya çıkan bir değişme sonucu istemin artması veya azalması diğer bir deyişle istem eğrisinin sağa (yukarıya, kuzeydoğuya) veya sola (aşağıya, güneybatıya) kayması. İstem kayması.

Ability rent : Yetenek rantı. Özel yeteneklere sahip olan kişilerin üretime katkılarının üstünde elde ettikleri kazanç fazlası. krş. kıtlık rantı.

Additional property tax synonyms : a change in individual demand, abnormal budget receipts, abnormal budget, a type mutual funds, ability to pay principle, ability to pay approach.