Addl türkçesi Addl nedir

Addl ile ilgili cümleler

English: Ali and Mary were paddling a canoe down the river the last time I saw them.
Turkish: Ali ve Mary onları son gördüğümde nehrin aşağısına doğru bir kanoda kürek çekiyorlardı.

English: Ali and Mary paddled their canoe along the shoreline, looking of a place to camp.
Turkish: Ali ve Mary kamp yapacak bir yer arayarak sahil boyunca kanolarını kullandılar.

English: Ali dog paddled toward the shallow end of the pool.
Turkish: Ali havuzun sığ tarafına doğru köpekleme yüzdü.

English: Ali is a saddler.
Turkish: Ali bir saraç.

English: Ali can't remember which ping-pong paddle is his.
Turkish: Ali hangi ping-pong raketinin onunki olduğunu hatırlayamıyor.

Addl ingilizcede ne demek, Addl nerede nasıl kullanılır?

Addle : Çürük. Cılk. Bozulmak (yum.). Kokuşturmak. Şaşırtmak. Çürütmek. Bozmak. Bozulmak. Çürümek. Kafa karıştırmak.

Addle brain : Kuş beyinli. Beyinsiz.

Addle brained : Şaşkın. Sersem. Kafasız.

Addle head : Ahmak. Geç anlayan ya da aptal kişi.

Addle headed : Şaşkın. Sersem. Beyinsiz.

Addles : Kokmak (yum.). Bozulmak (yum.). Cılk. Şaşırtmak. Bozmak. Çürütmek. Kafa karıştırmak. Kokmak. Kokuşturmak. Bozulmak.

Addlement : Karışıklık. Şaşkınlık. Kargaşa. Düzensizlik. Delilik.

 

Addle pate : Kuş beyinli. Beyinsiz.

Addling : Bozulmak. Bozmak. Kokuşturmak. Kokmak (yum.). Bozulmak (yum.). Kokmak. Cılk. Çürümek. Çürük. Kafa karıştırmak.

Addlebrained : Aptal ve şaşkın. Beyinsiz. Ahmak. (kişi) geç anlayan. Mantıksız.

İngilizce Addl Türkçe anlamı, Addl eş anlamlısı

Sözcükler, direkt olarak Addl ile ilgili eş anlamlı kelimeler olmayabilir. Kelime anlamı benzer olan sözcükler olabilirler.

Tinsel : Duvak teli. Simli kumaş. Cicili bicili. Pul. Sim. Allı pullu. İncik boncuk. Gelin teli ile süslemek. Gümüşi şeritler (kısa kesilmiş). Gelin teli.

Mix : Birleşim. Kaynaşmak. Bağdaşmak. Katmak. Uyum sağlamak. Karışmak. Katıştırmak. Zincirlemek. Melezlemek. Karıştırmak.

Paint the lily : Aşırıya kaçmak. Allayıp pullamak.

Additional : Ek. Katma. İlaveten. Yedekli. İlave edilen. İlave. Fazladan. Eklenilen. Biraz daha.

Combine : Karışmak. Kartel. Birleştirmek. Toplanmak. Birleşmek. Kombina. Bilgisayar, iktisat alanlarında kullanılır. Birlik. Kaynaştırmak. Karmak.

String up : İpe çekmek. Sinirlendirmek. Sinir etmek. Asmak.

Inject : Zerketmek. İğne yapmak. Zerk etmek. Enjeksiyon yapmak. Vermek. Enjekte etmek. Sokmak. Katmak. Vurmak. Sokuşturmak.

Lend : Faizle borç vermek. Borç vermek. Katmak. Vermek. Katkıda bulunmak. Ödünç vermek. Faizle borç para verme. Eklemek. İğreti vermek.

Extra : İlave gazete. İlave edilen. Ekstra şey. Munzam. Gazet. Gereğinden fazla. Bir oyunun kalabalık sahnelerini doldurmak için kullanılan, bazen birkaç söz söyleyen, çoğu kez de konuşmayan kişi. İlaveten. Olağanüstü. Haricinde, dışında, fazladan olarak.

Special : Spesiyalite. Özel bir program. Özel indirim. Sıradan olmayan. Özel baskı. Günün yemeği. Özel tren. Özel yayın.

 

Addl synonyms : butylate, qualify, put on, compound, supernumeraries, increase, transfuse, punctuate, supplement, include, adjoin, impart, milk, mark, welt, fortify, gild the lily, work in, string, alter, bestow, modify, stud, mix in, to spare, contribute, bring, instill, add on, enrich, high grade, throw in, factor.

Addl zıt anlamlı kelimeler, Addl kelime anlamı

Take away : Çekmek (desteği). Elinden almak (bir hakkı). Çalmak. Kaldırmak. Ortadan kaldırmak. Uzaklaştırmak. Dışarıya çıkarmak. Paket yaptırıp götürmek. Götürmek. Alıp götürmek.

Decrease : Azalma. Azalmak. Eksilmek. Eksiltme. Azaltmak. Düşüş göstermek. Küçültmek. İnmek. İnişe geçmek. Eksilme.

Impoverish : Zayıflatmak. Verimsizleştirmek. Fakirleştirmek. Yoksullaştırmak. Güçsüzleştirmek. Kuvvetini kesmek.

Addl antonyms : subtract.