Adipose türkçesi Adipose nedir

  • İç yağı.
  • [#yağ Yağlı] (vücut).
  • Etin yağlı tarafı.
  • Adipoz.
  • Yağlı.
  • Yağsı.
  • Adifos.
  • Yağla ilgili.
  • Yağ.
  • Şişman.

Adipose ingilizcede ne demek, Adipose nerede nasıl kullanılır?

Adipose cell : Yağ dokusunda bulunan beyaz yağ dokusundaki gibi büyük bir yağ damlası içeren veya esmer yağ dokusundaki gibi çok sayıda küçük yağ granüllerini içeren hücre, adiposit, liposit. Yağ hücresi. Yağ dokusunda bulunan, ya beyaz yağ dokusundaki gibi büyük bir yağ damlası içeren, ya da esmer yağ dokusundaki gibi çok sayıda küçük yağ granülleri içeren hücre. adiposit, liposit.

Adipose eyelid : Yağımsı göz kapağı. Adipoz göz kapağı. Bazı balıklarda gözlerin ön ve arka bölgelerinde bulunan şeffaf zarımsı yapı, adipöz göz kapağı.

Adipose fin : Bazı balıklarda değişmiş, ışını olmayan sırt, arka yüzgeci. adipoz yüzgeci. Adipoz yüzgeç. Bazı balıklarda son sırt yüzgeciyle kuyruk yüzgeci arasında bulunan ışınsız, yağ dokudan oluşmuş küçük bir yüzgeç, adipöz yüzgeci. Yağ yüzgeci.

Adipose tissue : Yağ dokusu. Adipoz doku. Yağlı doku. Hücrelerinde yağ granülleri bulunan özelleşmiş bir bağ dokusu tipi. esmer yağ dokusu, beyaz yağ dokusu. Yağ doku. Adiposit denilen ve trigliserid depolayan hücrelerden oluşan gevşek bağ dokusu, adipoz doku. Yağdoku.

 

Brown adipose tissue : Esmer yağ dokusu. Kış uykusuna yatan hayvanlarda görülen, insanlarda doğumdan sonra çok sınırlı bazı bölgelerde bulunan, mitokondrilerindeki bol miktardaki sitokromlar sebebiyle renkli, çok sayıda lipit damlası içeren sıkı paketlenmiş hücreleriyle endokrin beze benzeyen doku. kışlama bezi, mültiloküler doku.

Adiposis : (tıp veya medikal terimi) bir dokuda aşırı fazla yağ artışı. Yağ dokusu hücrelerinin dışında kalan diğer hücrelerde, kimyasal olarak lipit olarak adlandırılan saf veya saf olmayan yağların birikmesi, adipozis, steatozis. Adipoz. Yağlanma. Tipik fazla şişmanlık. Lipomatoz.

Multilocular adipose tissue : Esmer yağ dokusu. Kış uykusuna yatan hayvanlarda görülen, insanlarda doğumdan sonra çok sınırlı bazı bölgelerde bulunan, mitokondrilerindeki bol miktardaki sitokromlar sebebiyle renkli, çok sayıda lipit damlası içeren sıkı paketlenmiş hücreleriyle endokrin beze benzeyen doku. kışlama bezi, mültiloküler doku.

White adipose tissue : Hücrelerinin her birinde büyük bir yağ damlacığı bulunan, beyazdan koyu sarıya kadar rengi değişebilen, vücudun esas yağı olan bir yağ dokusu tipi. üniloküler doku, beyaz yağ. Beyaz yağ dokusu.

Adipositis : Adipozit.

Adiposuria : Adipozüri.

İngilizce Adipose Türkçe anlamı, Adipose eş anlamlısı

Sözcükler, direkt olarak Adipose ile ilgili eş anlamlı kelimeler olmayabilir. Kelime anlamı benzer olan sözcükler olabilirler.

Corpulent : Çok şişman. İri. Obez. Şişko. Vücutlu.

Greasier : (birine yapılan) yanlış veya yamuk. Civa gibi. Yıkanmamış. Yağcı. Kaypak. Gresli. Yağlanmış. Yapışkan. Ele avuca sığmaz. Kaygan.

 

Oily : Çok yağlı. Fazlasıyla yapmacık. Yağcı. Yağlanmış. Aşırı yapmacık. Aşırı nazik. Kaygan. Yaltakçı.

Greasiest : Gresli. Yapışkan. (birine yapılan) yanlış veya yamuk. Kaygan. Yağlanmış. Ele avuca sığmaz. Yıkanmamış. Yağcı. Civa gibi.

Suet : İçyağı. İçyağı (sığır veya koyun). Böbrek yağı. Don yağı.

Blarneys : Yaltaklanma. Dil dökme. Yağcılık. Yağ çekmek. Piyaz. Yaltaklanmak. Yağ çekme. Dalkavukluk. Övme.

Flatteries : Yağcılık. Koltuk. Pohpohlama. Tabasbus. Yaltaklanma. Dalkavukluk. Övme. Yaltakçılık. Kompliman.

Grease : Briyantin. Yağ sürmek. (hayvansal) yağ. Gresyağı. Katı yağ. Para yedirmek. Olağan koşullarda katı durumda bulunan yağlama yağı. Yağlamak. Makine yağı.

Blarneying : Yağ çekme. Yağ çekmek. Dalkavukluk. Piyaz. Dil dökme. Övme. Yaltaklanma. Yaltaklanmak. Yağcılık.

Greasy : Civa gibi. Kaypak. Yağcı. Kaygan. Yağlanmış. (birine yapılan) yanlış veya yamuk. Gresli. Ele avuca sığmaz. Yıkanmamış.

Adipose synonyms : fatted, fatty, greased, tallow, blarney, lipoids, flabs, blarneyed, adeps, flab, adiposis, fatties, flattery, tallows, suets, essential oil, attars, abdominous, fating, oiliest, elephantine, attar, lipoid, oleaginous, fatter, fattiest, fattest, fat, fattier, big bellied, lipid, blubbery, dauby.

Adipose zıt anlamlı kelimeler, Adipose kelime anlamı

Nonfat : Yağ içermeyen. Yağsız. Zayıf. Şişman olmayan.

Adipose ingilizce tanımı, definition of Adipose

Adipose kelimesinin İngilizce - İngilizce çevirisi (English to English) : The fat present in the cells of adipose tissue, composed mainly of varying mixtures of tripalmitin, tristearin, and triolein. It solidifies after death. Of or pertaining to animal fat. Fatty.