Adlib türkçesi Adlib nedir

Adlib ingilizcede ne demek, Adlib nerede nasıl kullanılır?

Adlibitum : İstenildiği gibi. İstenildiği kadar.

Adlibs : Doğaçlama. Doğaçlama yapmak. Hazırlıksız yapmak.

Banner headline : Baş sayfadaki en büyük manşet. Büyük puntolu baş sayfa manşeti. Büyük puntolu manşet.

Bid deadline : Teklif verme son günü. Son teklif verme günü.

Breadline : Bedava yemek için bekleyen insanların oluşturduğu kuyruk (özellikle de öğle yemeği almaya yetecek parası olmayan insanlar). Bedava yemek kuyruğu.

Deadlight : Lomboz. Lomboz kapağı. Lumbuz kapağı. Güvertede veya gemi gövdesinde kalın pencere. Lomboz üzerindeki ağır kapak. Lumbuz. Sabit cam.

Capture the headlines : Manşetlerden inmemek. Manşetlerden düşmemek.

Deadline pressure : Zaman sınırı baskısı.

Deadlift : Dik durduğu süre boyunca haltercinin zeminden maksimum halter kaldırdığı üç ağırlık kaldırma durumundan biri. Yerde duran ağırlık takılmış halteri eğilip tutup mümkün olduğunca bacak kaslarını açarak kaldırma çalışması.

Deadlines : Zaman sınırı. Son teslim tarihi. Sınır.

İngilizce Adlib Türkçe anlamı, Adlib eş anlamlısı

Sözcükler, direkt olarak Adlib ile ilgili eş anlamlı kelimeler olmayabilir. Kelime anlamı benzer olan sözcükler olabilirler.

 

Impromptu : İrtical. İrticalen yapılan. Hazırlıksız yapılmış şey. O anda yapılan (hazırlık yapılmadan). Hazırlıksız. Doğaçtan. Önceden tasarlanmadan. Hemen o anda yapılıveren. Emproptü.

Extemporizes : İrticalen söylemek. Doğaçlama çalmak. Doğaçtan söylemek. Uyduruvermek. Doğaçlama konuşmak. Hazırlıksız söz söylemek.

Extemporal : Hazırlıksız yapılan. O anda uydurulmuş. Spontan.

Ad lib : Hazırlıksız. Hazırlıksız yapılan. Kafadan uyduruvermek. Doğaçlamak. Doğaçtan. İrticalen. Kafadan. İrticalen söyleme.

Extemporisation : O anda uydurma. Ani olarak tertipleme. İrticalen söylenmiş şiir veya çalınan müzik parçası. İrticalen şiir söyleme veya çalma.

Ad libitum : Serbest yemleme. Serbest besleme. Arzu edildiği zaman. Sınırsız besleme. İstenildiği gibi. İstenildiği kadar. Doğaçlamak.

Happening : Olmak. Arız. Olay. Vaki. Vuku. Olma. Hadise. Vaka.

Extemporization : Planlama veya hazırlık yapılmaksızın icra edilen gösteri. İrticalen şiir söyleme veya çalma. O anda uydurma. Ani olarak tertipleme. İrticalen söylenmiş şiir veya çalınan müzik parçası.

Extemporized : Uyduruvermek. Doğaçlama yapılmış. İrticalen söylenmiş. Doğaçtan söylemek. Hazırlıksız söylenmiş.

Improvisational : Hazırlıksız. Uydurma. Provasız. Daha önceden hazırlık yapmadan.

Adlib synonyms : improvisations, improvisate, happenings, spontaneously, improvises, wing it, improvisation, adlibs, extemporize, ad hoc, extemporizing, extemporaneousness, imprompt, improvise, extemporaneously, improvising, extemporise.