Aesthetics türkçesi Aesthetics nedir
- Güzellik ilmi.
- Estetik.
- Sanattaki güzel ve güzelliğin niteliğini, insan düşüncesinde ve duygularında yaptığı etkileri birtakım ilkelere ve yöntemlere göre inceleyip değerlendiren bilgi dalı. güzel ve güzellikle ilgili sorunları konu olarak ele alan, öğrencilerde güzelliğe değgin görüş ve duyguların gelişmesini sağlamak amacıyla kimi okullarda okutulan ders.
- Güzelduyu.
- Eğitim alanında kullanılır.
Aesthetics ingilizcede ne demek, Aesthetics nerede nasıl kullanılır?
Anaesthetics : Anestetikler.
Aesthetic control : Güzelduyusal denetim. Kentlerin düzentasarlarını uygulayan yetkili kişi ve kuruluşların, kentlerde ve kasabalarda göze hoş gelmeyen, çirkin ve yapıdüzen kurallarına aykırı gelişmeleri ve yapı yapmayı önlemeleri amacıyla kendilerine tanınmış bulunan tüzel yetkiler.
Aesthetic gymnastics : Atletlerin aynı zamanda görsel olarak güzel performans yaratmaları gerektiği jimnastik türü (dans, aksesuarlar, vs. kullanarak). Estetik jimnastik.
Aesthetic sense : Güzeli algılama. Güzelliğin ne olduğunu anlama. Estetik duyu.
Aesthetic value : Göz zevkine hitap eden doğal güzelliğini esas alan değer veya erdem. Estetik değer.
Aestheticize : Sanatsal bir şekilde tanımlamak (ayrıca aestheticise). Estetik yapmak. Estetikleştirmek. Bir şeyi memnuniyet verici yapmak.
Aesthetically : Estetiğe ilişkin olarak. Güzelliğin algılanması ve takdir edilmesiyle ilgili. Estetik bir biçimde. Estetik bir şekilde. Estetik olarak. İnce tat duyusu ile.
Aesthetic : Estetik. Güzelduyu. Bedii. Nesnel toplumsal ilişkilerin bireyin uyumlu gelişimine, soyluyu ve alpı özgürce geliştirmesine, çirkin ve aşağılıkla savaşmasına... yardımcı olan ya da olmayan yanlarının duyusal belirişi.
Aesthetic zoning : Taşınmazların kullanılması üzerine, güzellik sağlamak amacıyla, kent içinde bölgelere göre sınırlamalar konması. Estetik bölgeleme. Güzelduyusal bölgeleme.
Aestheticism : Estetizm. Estetikçilik.
İngilizce Aesthetics Türkçe anlamı, Aesthetics eş anlamlısı
Sözcükler, direkt olarak Aesthetics ile ilgili eş anlamlı kelimeler olmayabilir. Kelime anlamı benzer olan sözcükler olabilirler.
A priori knowledge : Önsel bilgi. Gözlem ve deney dışında anlıksal çıkarsama yolu ile edinilen bilgi. doğuştan var olan bilgi. deney öncesi bilgi. A priyori bilgi.
Abstract reasoning : Somut veriler yerine, simge ya da genellemelerden yararlanarak sonuçlara varma işlemi. Soyut usavurma. Soyut akıl yürütme.
Esthetics : Estetik ilmi.
Academic year : Eğitim öğretim yılı. Öğretim yılı. Akademik yıl. İlk, orta ve yüksek okullar ile üniversitelerde öğretimin başladığı ve sona erdiği gün arasında geçen süre. Ders yılı.
Active school : Etkin okul. Eğitim ve öğretim etkinliklerinin planlanması, uygulanması ve değerlendirilmesi konularında öğrencilere geniş çapta katılma olanağı sağlayan okul. program, yöntem ve insan ilişkileri bakımından işe ve etkinliğe önem veren okul.
Philosophy : Yaşam felsefesi. İlm-i hikmet. Gerçeğin (realitenin) tümünü, özdek ve yaşam ile ilgili türlü belirtileri neden, ilke ve erekler bakımından inceleme amacı taşıyan düşünce etkinliği. bilgi, kavram, inanç ve kuramların çözümlenmesi ve eleştirilmesinde açıklık arayan düşünme yöntemi. bir kimsenin kişisel davranış ve düşüncelerine kılavuzluk yapmaya yarayan toplu ve tutarlı görüş. genel olarak mantık, ahlak, estetik, fizikötesi ve bilgi kuramı gibi dallardan oluşan geniş bilim alanı. 5- liselerimizde okutulan ve felsefe düşünüşünün niteliği, felsefe sorunları, bilginin gelişmesi, ahlak sorunları, sanat ile felsefe arasındaki ilişkiler gibi konuları kapsayan ders. Eğitim, sosyoloji alanlarında kullanılır. Düşünbilim. Soyut düşünüş. Kalenderlik. Filozofi. Doğanın ve toplumun varoluşunun, insanın düşünme ve bilme sürecinin yasalarını, başta aktöre, sanat, siyasa olmak üzere kılgılı etkinliklerin oluşumlarını araştıran bilim. Felsefe.
Accustoming : Ünsiyet. Bir hayvana şu ya da bu amaçla birtakım alışkanlıklar ve beceriler kazandırma işi. Yetiştirim. Ülfet. Alıştırmak.
Abnormal child : Bedensel, zihinsel ya da toplumsal özellikler bakımından olağandışı ayrılıklar gösteren çocuk. Olağandışı çocuk.
Cosmetic : Makyaj malzemesi. Kozmetik. Güzellikle ilgili. Bakım ürünü. Plastik. Yüzeysel. Güzellik.
Aesthetics synonyms : esthetic, ability group, abulia, academy of economic and commercial sciences, aesthetic, achievement tests, academic intelligence, academy, esthetical, plastic, abstract intelligence, aesthetical, achromatopsia, achievement age, academic preparation.

Bu kısımda Aesthetics kelimesinin türkçesi nedir? ingilizcede Aesthetics ne demek? gibi ya da benzeri soruları üye olmadan pratik olarak hemen sorabilir, daha sonra kısaca ingilizce Aesthetics anlamı, açılımı ya da türkçe kelime anlamı hakkında bilgiler verebilir veya dilerseniz Aesthetics ile ilgili cümleler sözler yazılar ile ingilizce türkçe çeviri sözlük anlamları paylaşabilir, diğer web sitelerinden de birçok kaynaklar sunabilirsiniz. Spam veya çok kısa yazılan mesajlar yayınlanmayacaktır.