Agate türkçesi Agate nedir

Agate ingilizcede ne demek, Agate nerede nasıl kullanılır?

Agate line : Bilye yolu.

Agate mortar : Akik havan. Agat havan.

Moss agate : Yosun renkli akik.

Agates : Akik taşı. Bilye. Kantaşı. Agat. Akik renginde. Akik. Misket.

Agateware : Renkli emay.

Extravagate : Başıboş dolaşmak. İleri gitmek. Haddini aşmak. Haddi aşmak. Müsrif olmak.

Divagate : Konu dışına çıkmak. Dolaşmak. Konudan sapmak. Sapmak. Başıboş dolaşmak.

Propagated : Çoğaltmak. Üretmek. Propaganda yapmak. Üremek. Yayılmış. Yavrulamak. Yaymak. Bulaştırmak.

Propagated error : Yayılmalı hata. Yayıl malı hata.

Propagates : Yavrulamak. Dağıtmak. Nakletmek. Çoğalmak. Bulaştırmak. Çiftleştirmek. Üremek. Propaganda yapmak. Çoğaltmak. Yaymak.

İngilizce Agate Türkçe anlamı, Agate eş anlamlısı

Sözcükler, direkt olarak Agate ile ilgili eş anlamlı kelimeler olmayabilir. Kelime anlamı benzer olan sözcükler olabilirler.

Taws : Bilye oyunu. Tuz ve şap ile işlemek (post). Kırbaç. Postu işleyip kösele yapmak. Misket oyunu.

Ball : Balo yapmak. Yuvar. Masatopuna özgü, sellüloitten yapılmış, donuk ak renkte, çevresi 11,43 -12,06 cm. arasında, ağırlığı 2,40-2,53 gr. arasında olan yuvarlak. Top mermisi. İlaç (at). Devinimli iki yüzey arasındaki sürtünmeyi azaltmak için kullanılan küçük top. Yumak yapmak. Top.

 

Bloodstones : Parlatma tozu. Kan taşı. Jasp. Günebakan. Kediotu. Güneş çiçeği.

Pellet : Dikme tablet. Madencilik, veterinerlik alanlarında kullanılır. Küçük topak. Top. Topakla vurmak. Ufak kurşun. Topak. Pelet. Yassı paket.

Heliotrope : Açık mor. Pırıldak. Papatyagiller (compositae) familyasından, sarı çiçekli, aken tipi meyveli, meyveleri kuruyemiş olarak yenen ya da yağ eldesinde kullanılan, bir yıllık otsu bir bitki türü. çekirdek, gündoğdu, günaşık. Ayçiçeği. Günebakan. Bambulotu. Güneş çiçeği. Hodangiller (boraginaceae) familyasına ait heliotropium türlerine verilen ad. taze yaprakları ezilerek siğil üzerine sürülen, bazı türleri ateş düşürücü, safra söktürücü ve yara kurutucu olarak kullanılan, tek veya çok yıllık otsu, tüylü beyaz veya sarımtırak çiçekli bitkiler.

Carnelians : Kızıl renkli değerli taş. Bakırımsı kızıl renk. Kızıl kahverengi renk.

Hematite : Madencilik, jeoloji alanlarında kullanılır. Hematit. Mineral. (fe2o3; metalimsi parıltı, koyu gri, kara; çizgi kırmızı; sertlik 5-6.5 özgül ağırlık 5.2-5.3; hekzagonal.). Olijist. Kan taşı.

Migs : Mig. Bazı sovyet yapımı savaş uçaklarından biri (ismini tasarımcılarından alan, mikoyan ve gurevich). Zıpzıp.

Grape : Atın diz içindeki yara. Asmagiller (vitaceae) familyasından, yaprakları elsi, bakka tipi meyveleri olan ve meyveleri için kültürü yapılan, ülkemizde 3 tür ve pek çok kültür çeşidi ile temsil edilen, tırmanıcı gövdeli, çalı formundaki bitkiler. Sığır veremi. Asma. Üzüm. Üzüm tanesi. Salkım. Peşrev.

 

Agate synonyms : calcedony, sweet smelling, marble, ball bearings, grapeshot, haematite, chalcedony, muscadine, heliotropes, agates, moss agate, specular iron, muscatels, ball bearing, muscatel, hematites, marbles, mig, ballbearings, carnelian, onyxes, taw, alley, ballbearing, bloodstone, tawed, cornelian, styptic pencil, onyx.

Agate ingilizce tanımı, definition of Agate

Agate kelimesinin İngilizce - İngilizce çevirisi (English to English) : Agoing. To set the bells agate. A semipellucid, uncrystallized variety of quartz, presenting various tints in the same specimen. Its colors are delicately arranged in stripes or bands, or blended in clouds. On the way. As, to be agate.