Ahiler nedir, Ahiler ne demek

Ahiler; Yerleşim Merkezi olarak kullanılan bir kelimedir.

Gezilecek Görülecek bir yer olarak anlamı:

Çanakkale şehrinde, Hamdibey nahiyesine bağlı bir bölge.

Eskişehir şehri, Sivrihisar ilçesi, merkez bucağına bağlı bir bölge.

Kütahya kenti, merkez ilçesi, merkez bucağına bağlı bir yerleşim bölgesi.

Sakarya ilinde, Pamukova ilçesi, merkez bucağına bağlı bir yerleşim yeri.

Zonguldak şehri, Alaplı ilçesi, merkez nahiyesine bağlı bir yerleşim yeri.

Ahiler hakkında bilgiler

Ahiler 1290 yılında Ankara'da kurulan bir Anadolu beyliğidir. 1354 yılında Osmanlı egemenliğine giren Ahiler, varlıklarını Osmanlı Devleti içerisinde sürdürmüşlerdir. Ahi Evran tarafından kurulmuştur. Ahiler gerek Anadolu Selçuklular'ında gerekse Osmanlılar'da önemli ekonomik etkinliklere sahiptiler. Prof. Dr. Köprülü'ye göre Ahi birliklerinin ideolojik yapısını oluşturan öğelerden birisi Batıniliktir ve Ahilik teşkilatı Bektaşi İslam bir yapı barındırmaktadır. Ayrıca seyyah İbn-i Batuta'nın ifadesine göre Ahi zaviyeleri Bektaşi dergahına mensuptur. Hacı Bektaş Veli Hazretleriyle Ahi Evran'ın Kırşehir'de sık sık bir araya gelip sohbet ettikleri yazılır. Fütüvvetnâmelere göre, Ahiliğin anenevi menşei Ali'ye dayanmaktadır. Muhammed, Ali'ye "Sen benim yoldaşımsın, ben Cebrail'in yoldaşıyım, Cebrail de Allah'ın yoldaşıdır" diyor. Sonra Selman-ı Farisi'ye Ali'ye yoldaş olmasını söylüyor. Selman-ı Farisi'de Ali'nin elinden tuzlu su içerek ona yoldaş oluyor. Bundan sonra Peygamber, Ali'ye: "Ya Ali ben seni tamamlıyorum ve olgunlaştırıyorum" diyerek şalvarını giydiriyor ve beline bağlıyor. Fütüvvetnamelere göre; fütüvvetin temeli budur ve fütüvvet ehli arasında kadeh sunmak, şalvar giydirmek ve bel bağlamak, yani yoldaşlık ve kardeşlik kuralları buradan gelmektedir.

 

Ahiler tanımı, anlamı

Ahil : Görmüş geçirmiş, yaşlı kimse

Yerleşim yeri : Bir toplumsal kümenin ya da daha kalabalık bir nüfus topluluğunun, yaşamak ve ekonomik etkinliklerini sürdürebilmek amacıyla seçip yerleştikleri kent, kasaba, köy ya da daha küçük bir yer.

Barındırmak : Barınmasını sağlamak.

Barındırma : Barındırmak işi.

Sivrihisar : Eskişehir iline bağlı ilçelerden biri.

Kardeşlik : Kardeş olma durumu, karındaşlık, uhuvvet. Adı bilinmeyen kimselere söylenen bir seslenme sözü. Kardeş kadar yakın sayılan kimse, yakın dost. Birlik, beraberlik.

İdeolojik : İdeoloji ile ilgili.

Giydirmek : Giyme işini yaptırmak. Ağır sözler söylemek, hakaret etmek.

Eskişehir : Türkiye'nin İç Anadolu Bölgesi'nde yer alan illerinden biri.

Yoldaşlık : Yoldaş olma durumu.

Peygamber : İnsanlara Tanrı'nın buyruklarını bildiren, onları Tanrı yoluna, dine çağıran kimse, yalvaç, yalavaç, elçi.

Zonguldak : Türkiye'nin Karadeniz Bölgesi'nde yer alan illerinden biri.

Varlıklar : Bir tecimenin ya da ortaklığın para ile değerlendirilebilen malları ve haklarının toplamı. Bir tecimen ya da ortaklığın toplanabilecek alacaklarını da kapsamak üzere belirli bir süredeki taşınır ve durağan mallarının tümünün para olarak karşılanabilen değeri.

 

Çanakkale : Türkiye'nin Marmara Bölgesi'nde yer alan illerinden biri.

Kardeşli : Kardeşi olan.

Muhammed : [Bakınız: Muhammet].

Bağlamak : Bir şeyi bir yere veya bir şeye tutturmak. Birinde bir şeye karşı ilgi, istek uyandırarak o şeye ilgi, yakınlık duymasını sağlamak. Düğümlemek. Uyulması zorunlu olmak. Eklemek, bir araya getirmek, birleştirmek. Başka bir işle uğraşamaz durumda olmak. Anlaşma yapmak. Sona erdirmek, bitirmek, tamamlamak. Gönlünü kazanmak. Geçişi engellemek. Büyü, muska vb.nin aracılığıyla birinin birtakım isteklerini veya yetkinliğini engellemek, yok etmek. Birini söz veya yazı ile bağlamak, taahhüt etmek, angaje etmek. Yaraya ilaç koyup bezle sarmak. Bütün ilgisini bir yerde yoğunlaştırmak. Denk yapmak, paket yapmak.

Dayanmak : Bir yere yaslanmak, kendini dayamak. Varmak, ulaşmak. Tutunmak, karşı durmak, karşı koymak, mukavemet etmek. Uzun süre kullanılmaya uygun olmak. Güç bir duruma katlanmak, çekmek, sabretmek, tahammül etmek. Birinden, bir şeyden güç almak, güvenmek, istinat etmek. Yetişmek, yeter olmak. Bir şeyin üzerinde kurulmuş olmak. Zarar görmemek, varlığını korumak, hasar görmemek. Bir iş sonunda birinin veya bir şeyin üzerinde kalmak. Bütün gücünü kullanarak bir işi yapmak.

İdeoloji : Siyasal veya toplumsal bir öğreti oluşturan, bir hükûmetin, bir partinin, bir grubun davranışlarına yön veren politik, hukuki, bilimsel, felsefi, dinî, moral, estetik düşünceler bütünü.

Teşkilat : Örgüt.

Diğer dillerde Ahırcıbaşı anlamı nedir?

İngilizce'de Ahırcıbaşı ne demek ? : riding master