Alada nedir, Alada ne demek
Yerel Türkçe'deki anlamı:
Güllerin en bol açtığı zaman: Bu gün güllerin aladası.
Acele, ivedi, çabuk.
Alada anlamı, kısaca tanımı
Alad : Acele, ivedi, çabuk. Ahlat, yaban armudu
Alada etmek : Acele etmek.
Alada gelmek : Aceleye gelmek: O iş çok alada geldi.
Aladana : Peynir, soğan ve yufka ekmekle yapılan bir çeşit yiyecek. Yoğurtlu pekmez: Pekmezi getirin de aladana yapalım. Bir çeşit fasulye. Yaz aylarında avlanan, sırtı renkli ve kılçıklı bir çeşit balık. Sebzeleri kökünden yiyen bir çeşit kurt. Tanelerinin bir kısmı siyah olan mısır koçanı. Bitlis ili, Hizan ilçesinde, merkez nahiyesine bağlı bir yerleşim bölgesi.
Aladarbız : Yarı-ıslak, yarı kuru, az tavlı toprak: Bizim tarla daha aladarbız. Tava gelmemiş, kuru toprak.
Aladağ : Adana iline bağlı ilçelerden biri.
Güller : Bursa şehri, Mustafakemalpaşa ilçesi, merkez bucağına bağlı bir yer.
İvedi : Acele. Acele olarak. Acil.
Zaman : Bir işin, bir oluşun içinde geçtiği, geçeceği veya geçmekte olduğu süre, vakit. Bir işe ayrılmış veya bir iş için alışılmış saatler, vakit. Çağ, mevsim. Dönem, devir. Bu sürenin belirli bir parçası, vakit. Yer kabuğunun geçirdiği gelişimde belirlenen ve fosillere göre dörde ayrılan geniş evrelerden her biri. Olayların oluş ve akış sırasını belirleyen, düzenli ve dönemli gök olaylarını birim olarak kullanan sanal bir kavram. Belirlenmiş olan an. Fiillerin belirttikleri geçmiş zaman, şimdiki zaman, gelecek zaman, geniş zaman kavramı.
Acele : Hızlı yapılan, çabuk, tez, ivedi. Tez davranma gerekliliği. Vakit geçirmeden, tez olarak.
Gülle : Eskiden som taş veya demirden, yuvarlak bir biçimde yapılırken, günümüzde çelikten silindir biçiminde, bir ucu sivri olarak yapılmış olan top mermisi. Atletizm yarışmalarında atılan, pirinç veya pirinçten daha sert bir maddeden yapılan, erkekler için 7,257, kadınlar için 4 kilogram olan madenî küre.
Çabuk : Hızlı, müstacel, yavaş karşıtı. Alışılandan veya gösterilenden daha kısa bir zamanda, tez, yavaş karşıtı. "Acele et, oyalanma" anlamlarında bir seslenme sözü.
Zama : Üzengi kayışı. Çarkta bükülürken iki kazık arasında birbirine eklenerek katlanan kıl ipi katlarından her birinin boy ölçüsü. Enişte. Güvey.
Bol : İçine girecek şeyin boyutlarından daha büyük veya geniş olan, dar karşıtı. Nicelik bakımından olağandan veya alışılandan çok, kıt karşıtı. Özel bir cam içinde likör, şarap, meyve ve maden suyu karıştırılarak hazırlanan içki.
Gün : Güneş. Güneş ışığı. İçinde bulunulan zaman. Çağ, devir. İyi yaşanmış zaman. Tarih. Zaman, sıra. Yer yuvarlağının kendi ekseni etrafında bir kez dönmesiyle geçen 24 saatlik süre. Belirli günlerde ev hanımlarının konuk ağırlamak için yaptıkları toplantı. Gündüz. Bayram niteliğinde özel gün.
Bu : Yerde, zamanda veya söz zincirinde en yakın olanı gösteren bir söz. En yakında bulunan bir varlığı veya biraz önce anılan bir şeyi işaret yolu ile belirtmek için kullanılan bir söz.
En : Bir yüzeyde boy sayılan iki kenar arasındaki uzaklık, genişlik, boy, uzunluk karşıtı. Hayvanlara veya eşyaya vurulan damga, işaret. Başına geldiği sıfatların üstün derecede olduğunu gösteren kelime.
Diğer dillerde Alacalı kumtaşı anlamı nedir?
İngilizce'de Alacalı kumtaşı ne demek ? : bunter, lower triassic

Bu kısımda Alada nedir? Alada ne demek? gibi ya da benzeri soruları üye olmadan pratik bir biçimde hemen sorabilir, daha sonra kısaca Alada tanımı, açılımı, kelime anlamı hakkında ansiklopedik bilgi verebilir veya dilerseniz Alada hakkında sözler yazılar ile ingilizce veya almanca sözlük anlamı paylaşabilir, diğer web sitelerinden de birçok kaynaklar sunabilirsiniz. Spam veya çok kısa yazılan mesajlar yayınlanmayacaktır.