Alavere nedir, Alavere ne demek

  • Bir şeyin elden ele geçmesi.
  • Vapurlarda bu biçimde taşıma işi için bordalarda kurulan basamaklı iskele.
  • Kargaşalık.
  • Bir şeyi elden ele vererek aktarma

"Alavere" ile ilgili cümle

  • "Karpuzları alavere ile mavnadan sergiye taşıdılar."

Yerel Türkçe anlamı:

Emme basma tulumba.

Yüzük oyununda, yüzüğü ilk bulacak tarafı seçmek için oyundan önce yapılmış olan başlangıç.

Alışveriş, ticaret

Alışveriş, alım satım, ticaret, ilgi: Bundan sonra sizinle alavere yok.

Karışıklık, kargaşalık.

Hukuki terim anlamı:

1) ahz ü i'tâ. 2) muâmelât.

Alavere tanımı, anlamı:

Alavere dalavere : Hile.

Alavere tulumbası : Emme basma tulumba.

Alavere dalavere yapmak : Hileli, düzenli bir iş yapmak, yalanla dolanla iş görmek.

Alavereci : Vurguncu.

Geçme : Birbirinin içine geçirilerek tutturulan iki şeyden birinde bulunan çıkıntılı parça. Çakılmış, yapıştırılmış veya lehimlenmiş olmayıp gereğinde sökülebilecek biçimde parçaları birbirine takılıp kenetlenmiş olan. Geçmek işi, mürur.

Aktarma : Alıntı. Para aktarımı. Arıları bir kovandan ötekine geçirme. Bir oyuncunun topu kendi takımından bir başka oyuncuya göndermesi. Sürülmemiş tarlayı ilk veya ikinci kez sürme. Bir kimsenin herhangi bir hakkını bir başkasına geçirmesini sağlayan iş, transfer. Bir taşıttan başka bir taşıta geçme. Aktarmak işi. Bir yolcunun gideceği yere birkaç araç değiştirerek ulaşması.

 

Kargaşalık : Kargaşa durumu, alavere.

Vapur : Su buharı gücüyle çalışan gemi.

Biçim : Sanat ve edebiyat eserlerinde dış görünüş, form. Yakışık alan şekil, uygun şekil. Disket vb.nin bilgisayarda kullanılabilir durumu. Şiirlerin kuruluş ve uyak düzenlerine göre olan dış görünüşü, şekil. Tarz. Yazı ve simgelerin bilgisayarda kullanılmaya elverişli çerçevesi, düzeni, format. Biçme işi. Bir nesnenin dış çizgileri bakımından niteliği, dıştan görünüşü, şekil, eşkâl. Herhangi bir şeyin benzeri.

Taşıma : Taşımak işi.

Borda : Geminin veya kayığın yanı, alabanda karşıtı.

Bir : Eş, aynı, bir boyda. Sadece. Herhangi bir varlığı belirsiz olarak gösteren (sayı). Ortaklaşa olan, birleşik, müşterek. Ancak, yalnız. Değer, önem bakımlarından birbirinden farksız, birbirine eşit, birbirine benzer. Bir kez. Tek. Sayıların ilki. Aynı, benzer. Bu sayı kadar olan. Beraber. Bu sayıyı gösteren 1 ve I rakamlarının adı.

Elden : Başkasıyla. Doğrudan.

Alavere dalavere yapmak : hileli, düzenli bir iş yapmak, yalanla dolanla iş görmek.

Alavere : Emme basma tulumba.

Alavere yapmak : Ticaret yapmak.

Alaverecilik : Vurgunculuk.

Diğer dillerde Alavere anlamı nedir?

Fransızca'da Alavere : trouble [le], confusion [la]

Almanca'da Alavere : das Durcheinander, das Weiterreichen, die Ladetreppe