Alaçık nedir, Alaçık ne demek

  • Üzeri dal ve hasırla örtülmüş kulübe, çardak.
  • Keçeden yapılmış olan çadır

"Alaçık" ile ilgili cümle örnekleri

  • "Pamuk ırgatları alaçıkların önüne oturmuşlar, koza çekiyorlardı." - Y. Kemal

Yerel Türkçe anlamı:

Üzeri dal veya hasırla örtülen çoban evi, tarla, bostan, bağ kulübesi, çardak.

Küçük bağ evi, kulübe (Çayağzı)

[Bakınız: alacık]

Apaçık, açık: Evin üstü alacık kalmış.

Bir çadır türü

Diğer sözlük anlamları:

[Bakınız: alacuk]

Gezilecek görülecek bir yer, şehir olarak tanımı:

Tunceli kenti, Sütlüce bucağına bağlı bir bölge.

Alaçık tanımı, anlamı:

Hasır : Tamamı veya bir bölümü böyle bir örgüden yapılan. Saz, kabuk, yaprak vb. bir bitki maddesiyle örülmüş taban veya tavan örtüsü.

Örtü : Örtmek için kullanılan şey, vualet. Yapılarda çatı, dam.

Kulübe : Alçak gönüllülük göstermek amacıyla "ev" anlamında kullanılan bir söz. Kerpiç, saman veya ağaçtan yapılmış küçük, basit, ilkel ev. Bir yeri beklemekle görevli kimsenin içinde bulunduğu küçük barınak. Hayvanlar için yapılmış barınak.

Çardak : Asma vb. bitkilerin dallarını sardırmak için direklerle yapılmış yer. Kameriye. Denizli iline bağlı ilçelerden biri. Tarla, bahçe vb. yerlerde ağaç dallarından örülmüş barınak.

 

Keçe : Bu kumaştan yapılan. Yapağı veya keçi kılının dokunmadan yalnızca dövülmesiyle elde edilen kaba kumaş. Yere serilen halı, kilim vb. yünlü döşemelik.

Çadır : Keçe, deri, kıl dokuma, sık dokunmuş kalın bez veya plastik maddelerden yapılarak direklerle tutturulan, taşınabilir barınak, çerge, oba, otağ. Gölgelik olarak kullanılan tente veya şemsiye.