Keçe nedir, Keçe ne demek

"Keçe" ile ilgili cümle

  • "Belki on aile keçelerden, kilimlerden çergelerini meyve ağaçlarının altlarına kurdular." - Ö. Seyfettin
  • "Yaz geldi, keçeleri kaldırmalı."
  • "Keçe çadırların içi biraz ısınsın diye yerlere, kilimlerin üstüne ayı postları serilmişti." - N. Araz

Zanaat Ticaret alanındaki sözlük anlamı:

Kepenek. (Beyağıl *Ulukışla, Gücünkaya *Aksaray -Niğde)

Keçe hakkında bilgiler

Keçe, koyun, tavşan, deve, lama gibi memeli hayvanların yünleri ile tiftik keçisinin kıllarının su, sabun ve ısı yardımıyla oluşturulan alkali bir ortamda liflerinin birbiri arasına girmesi ile elde edilen atgısız-çözgüsüz sıkıştırılmış tekstil örneğidir.

NOT : On yıldır keçe denilince akla yün keçe haricinde polyester keçelerde gelmektedir... bayanlar bu keçeleri hobi amaçlı kullanmaktadırlar... bunun yanında arma olarak nakışcılar işlemektedir bu ürünler %100 polyesterdir.... Ayrıca keçe sanatıyla uğraşan insan sayısı da oldukça azdır.

Keçe anlamı, kısaca tanımı:

Keçi : Geviş getirenlerden, eti, sütü, derisi ve kılı için yetiştirilen, memeli dişi hayvan (Capra hircus). İnatçı.

 

Keçe külah olmak : Ordudan veya resmî görevden çıkarılmak.

Keçe külah etmek : Aldatmak, kandırmak.

Keçesini sudan çıkarmak : Güç olan bir işi, durumu yoluna koyarak rahatlamak.

Keçeyi suya atmak : Ar ve namusu hiçe saymak.

Keçeci : Keçe yapan veya satan kimse.

Keçecilik : Keçecinin yaptığı iş.

Keçeleme : Keçelemek işi.

Keçelemek : Bir nesneye keçe geçirmek. Metal bir yüzeyi keçeyle parlatmak.

Keçelenme : Keçelenmek işi.

Keçeleşme : Keçeleşmek işi.

Keçeleşmek : Telleri birbirinin içine girip karışarak ayrılmaz olmak. Vücudun bir yeri uyuşup duyarlığı azalmak. Deri pürüzlü duruma gelmek, keçe gibi olmak.

Keçeleştirme : Keçeleştirmek işi.

Keçeli : Keçesi olan.

Teptim keçe oldu sivrilttim külah oldu : Bir şeyi işine geldiği gibi gösterenler veya yorumlayanlar için söylenen bir söz.

Yapağı : İlkbaharda kırkılan koyun tüyü, yapak.

Dokunma : Dokunmak (II) işi. Dokunmak (I) işi, temas.

Dövülme : Dövülmek işi.

Kumaş : Varlığı ve kişiliği oluşturan nitelik veya malzeme. Pamuk, yün, ipek vb.nden makinede dokunmuş her türlü dokuma.

Kilim : Döşeme, divan gibi yerlere serilen, genellikle desenli, havsız, kalın, kıl veya yün dokuma.

Yünlü : Yün kumaştan yapılmış. Yünden yapılmış. Yünü olan. Yün kumaş.

Döşemelik : Kanepe, koltuk vb.nin kaplanmasına elverişli (kumaş). Yapılarda tabana döşemek için kullanılan (gereç).

Koyun : Kollar arası, kucak. Göğüsle giysi arası. Geviş getirenlerden, eti, sütü, yapağısı ve derisi için yetiştirilen evcil hayvan (Ovis aries). Verilen buyruklara uyan, kendi kişiliğini gösteremeyen kimse. Koruyucu, şefkatli çevre.

 

Bu : En yakında bulunan bir varlığı veya biraz önce anılan bir şeyi işaret yolu ile belirtmek için kullanılan bir söz. Yerde, zamanda veya söz zincirinde en yakın olanı gösteren bir söz.

Keçebalak : Yosun.

Keçebalığı : Semere konan keçe parçaları. (*Senirkent -Isparta)

Keçebaş : Davarlarda olan akciğer hastalığı, verem. Keçilerde akciğer hastalığı.

Keçeç : Kepek : Ne keçeçli başın var.

Keçeçekmek : Semere keçe dikmek. (*Senirkent -Isparta)

Keçeçilıh : Keçecilik

Keçeçürüten : İnce ve sürekli yağan yağmur

Keçedelen : İnce ve sürekli yağan yağmur.

Keçeden ayak : Ses çıkarmadan yürüyen.

Keçegeçiren : İnce ve sürekli yağan yağmur

Diğer dillerde Keçe anlamı nedir?

İngilizce'de Keçe ne demek? : adj. felt

n. felt, felting, mat, pad, haircloth

Fransızca'da Keçe : feutre [le]

Almanca'da Keçe : n. Filz

Rusça'da Keçe : n. войлок (M), фетр (M), кошма (F)

adj. войлочный